hareket ile cümle

hareket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Japonya'ya ne zaman hareket etmeyi planlıyorsunuz?When do you plan to leave for Japan?
Londra'ya ne zaman hareket edeceksiniz?When are you going to leave for London?
Dans etmek söz konusu olduğunda hiç kimse Michael Jackson gibi hareket edemez.When it comes to dancing, nobody can move like Michael Jackson.
Bir İngiliz farklı bir şekilde hareket ederdi.An Englishman would act in a different way.
Bir anlamda, böyle bir siyasi harekete bir devrim denilebilir.In a sense, such a political movement may be called a revolution.
O, benim her hareketimi izliyor.He is watching my every move.
İnsanlar onun yaptığı her hareketi fark ediyorlar.People notice every move he makes.
Dünyanın hareket ettiğini hissettin mi?Did you feel the earth move?
İlkelerine göre hareket etmelisin.You must act according to your principles.
Saat kaçta Londra'ya hareket edeceksin?What time are you going to leave for London?
Arkadaşın ne zaman Amerika'ya hareket etti?When did your friend leave for America?
Arabanızı hareket ettirmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my moving your car?
Benim havaalanı servis otobüsü, saat altıda hareket eder.My airport shuttle bus leaves at six o'clock.
Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.If we are to be there at six, we will have to start now.
Her otuz dakikada hareket eder.It leaves every thirty minutes.
Saat onda Osaka'dan Tokyo'ya hareket edecek.He leaves Osaka for Tokyo at ten.
Aptallar düşünmeden hareket ederler.Fools rush in where angels fear to tread.
Polis onun hareketlerinden şüphelendi.The police were suspicious of his movements.
Polis isyanla başa çıkmak için hemen harekete geçti.The police took immediate action to deal with the riot.
Düşünmeden hareket etme.Don't behave lightly.
Hareketli egzersiz seni terletir.Vigorous exercise makes you sweat.
Akıllı bir adam bu şekilde hareket etmezdi.A wise man would not act in that way.
Harajuku, Tokyo'daki en hareketli yerlerden biridir.Harajuku is one of the hottest places in Tokyo.
Akşam 6.00'da hareket eden ekspres tren için bir rezervasyon yapmak istiyorum.I'd like to make a reservation for the express train that leaves at 6:00 p.m.
Işık sesten çok daha hızlı hareket eder.Light travels much faster than sound.
Işık sesten daha hızlı hareket eder.Light travels faster than sound.
Işık saniyede 186.000 millik bir hızla hareket eder.Light travels at a velocity of 186,000 miles per second.
Konuşma onların sosyal hareketinin lehineydi.The address was in favor of their social movement.
Bu yüzden zorbalıkla hareket ediyorsun.So you are acting high-handedly.
Önümüzdeki cumartesi Şikago'ya hareket ediyorum.I'm leaving for Chicago next Saturday morning.
Bugünkü parti gerçekten hareketliydi, değil mi?Today's party was really lively, wasn't it?
Bu öğleden sonra Karuizawa'ya hareket edeceğiz.We leave for Karuizawa this afternoon.
O, bu öğleden sonra ayağa kalkıp hareket edecek.She'll be up and around this afternoon.
Dün gece hareketli bir partimiz vardı.We had a lively party last night.
Sürücü İlk otobüsün sabah saat 6:00 da hareket ettiğini söyledi.The driver said that the first bus starts at 6:00 a.m.
İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.The first bus will leave 10 minutes behind time.
Onlar tuşları aşağı yukarı hareket ettirdiler.They moved up and down the keys.
Ben sizin için bir kılavuz olarak hareket edeceğim.I'll act as a guide for you.
Senin yerinde olsam, farklı hareket ederim.I would act differently in your place.
İstasyona varır varmaz tren hareket etti.I had no sooner reached the station than the train started.
Ben istasyona varmadan önce tren hareket etti.The train left before I arrived at the station.
Uçağımız tam onikide hareket etti.Our plane took off at exactly twelve o'clock.
Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.We often use gestures to convey simple messages.
Şimdi harekete geçmeliyiz.We have to act now.
Biz hareketi desteklememiz gerektiği sonucuna vardık.We came to the conclusion that we should support the movement.
Biz dünyanın güneşin etrafında hareket ettiğine inanıyorduk.We believed that the earth moves round the sun.
Bu benim korkularımı harekete geçirdi.This aroused my fears.
Oğlum gelecek hafta Fransa'ya hareket edecek.My son is going to leave for France next week.
Uçağım bir saat içinde hareket edecek.My flight will depart in an hour.
Ailem gelecek cumartesi Yeni Zelanda'ya hareket edecek.My parents leave for New Zealand next Saturday.
Otobüs hareket ettikten hemen sonra otobüs durağına vardım.I arrived at the bus stop just after the bus left.
Yarın Paris'e hareket ediyorum.I leave for Paris tomorrow.
Hareketli resimler umurumda değil.I don't care for moving pictures.
Sırtımda hareket eden bir şey hissettim.I felt something moving on my back.
Bu gece Tokyo'dan Osaka'ya hareket edeceğim.I'll leave Tokyo for Osaka tonight.
Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.I hope that Japan will abide by its Constitution.
Onun tavsiyesi üzerine hareket ettim.I acted on his advice.
Onun hareket tarzını sevmiyorum.I don't like her manner.
Yarın Kanada'ya hareket ediyorum.I'm leaving for Canada tomorrow.

İlgili Sayfalar