Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamalar ile cümle

harcamalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Biz harcamaları kesme hakkında tüm olası yollarını araştırdık.We explored all possible ways of cutting expenditures.
Avustralya'dayken tüm harcamalarımızı takip ettik.We kept track of all our expenses while we were in Australia.
Emlakçı, Ginza'daki harcamalarında savurgandı.The real estate broker was lavish in his spending in Ginza.
Emekli maaşı geçim harcamaları için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Erkek kardeşim geçim harcamaları için hâlâ ebeveynlerimize bağlıdır.My brother still depends on our parents for his living expenses.
Harcamalarımızı kısmalıyız.We must cut down our expenses.
Bu ay harcamalarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı kısmam gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı düşürmem gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Vergi mükellefleri savurgan hükümet harcamaları hakkında öfkeli.Taxpayers are angry about wasteful government spending.
Başkan hükümet harcamalarını kısmak için söz verdi.The president promised to ax government spending.
Bu makale hem askeri harcamaları azaltmanın sakıncalarını hem de faydalarını analiz eder.This article analyzes both the benefits and the drawbacks of reducing military spending.
Klava harcamalarını kesiyor.Klava cuts her expenditures.
Harcamaları paylaşalım.Let's share the expenses.
Onları boşa harcamalarına izin vermeyin..Don't let them go to waste.
Hükümetin harcamaları biraz fazladır.The government's expenditures are a bit excessive.
Harcamaları kısmaya çalışıyoruz.We're trying to cut down expenses.
Yeni bir daireyi döşemek büyük harcamalar gerektirir.Furnishing a new apartment requires large expenses.
Bütçe bu harcamalar için izin vermez.The budget does not allow for this expenditure.
Yasal harcamalar, aşağı yukarı, ona 9.000 sterline mal oldu.The legal costs set him back something in the order of £9,000.
Harcamaları kısmamız gerekiyor.We need to cut spending.
Harcamalar düşürülmelidir.Expenditures must be reduced.
Onların harcamalarını azaltmaları gerekecek.They will need to reduce their expenditures.
Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.The President needs to sign a law regulating public spending.
Tom harcamaları hesapladı.Tom calculated the expenses.
Harcamaları düşük tutacağım.I'll keep expenses low.
Sağlık ya da eğitim gibi sosyal harcamalar OECD ortalamasındadır.Social spending such as health or education is around OECD median.
Modern aviyonik askerî uçak harcamalarının önemli bir kısmıdır.Modern avionics is a substantial portion of military aircraft spending.
Yerel yönetimlerin harcamaları Çin'in mali sisteminde kritik bir rol oynamaktadır.Local government's spending plays a critical role in China's fiscal system.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.In Europe, COPD represents 3% of healthcare spending.
Dönemin harcamaları büyüktü, ancak Hazine tarafından yönetilebiliyordu.The expenditures of the period were large, but manageable by the treasury.
Savunma harcamalarının 2022 yılına kadar 620 milyar dolara çıkması bekleniyor.Defence spending is expected to rise to US$62 billion by 2022.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.However, there remains an inequality in education spending.
Hanehalkı harcamaları prim payı %1.39 yükselmiştir.The share of premiums in household spending increased to 1.39%.
Dönemin harcamaları, yıllık cirolara kıyasla oldukça büyüktü.The expenditures of the period were quite large when compared to the annual revenues.
Birlerşik devletlerde, sağlık harcamaları iflas nedenlerinin başında gelmektedir.In the United States, community health is rooted within primary healthcare achievements.
Károlyi büyük tasarruf paketleriyle devlet harcamalarını azalttı.Károlyi reduced state expenses with large-scale economies.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Japan's road spending has been extensive.
Bu hesaplarda kayıp ücretler, verimlilik ve diğer harcamalar dikkate alınmamıştır.None of these figures take into account lost wages and productivity or other costs.
Yapılan harcamalar bakımından da Avrupa üçüncüsü."Uyuşturucudan kurtulup Avrupa üçüncüsü oldular".
Bu uygulamalar, askeri harcamaların terk edilmesine ek olarak olağanüstü bir şekilde çalıştı.These policies, in addition to an abandonment of military spending, worked phenomenally well.
Askeri harcamalarda yapılacak kısıtlamayla sağlanacak kaynaklar sivil ekonomiye aktarılabilincekti.He said money saved on education spending could instead be spent on the people's economy.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Since then government expenditures has shown an increasing trend.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.The cost constraint refers to the budgeted amount available for the project.
Piyasayı canlandırmak için vergileri düşürmeyi ya da kamu harcamalarını artırmayı reddetti.However, he refused to raise income tax or to cut defense spending.
Kasım 2008’den beri banka borcu harcamaları devlet tarafından garanti altına alınmaktadır.Since January 2008, the political parties have been directly funded by the state.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Israel devoted 17.1% of its GDP to military expenditure in 1988.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.It has the right to receive federal budget funds.
Capone, harcamalarını arttırdı.Perón expanded government spending.
Kamunun en çok yaptığı harcamalar Türkiye’de personel harcamalarıdır.The organisation's biggest expense is paying staff.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.This transaction made him many enemies.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.His expenses, however, went at damage of the public treasure.
Yani değer odaklı harcamaların, kapitalizmi gelişmeye zorlayacağına inanıyoruz.So, we believe that values-driven spending will force capitalism to be better.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.But, you will have to pay for travel costs, accomodation, and food expenses.
Aynı zamanda, etkinlik sonrası temizlik harcamalarını mı düşünüyorsunuz?Also, think of cleaning costs after the event.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.People are hungry. These people are living lavishly.
Bu, yerel düzeyde kamu hizmetlerini satın almak için piyasalardaki kamu harcamaları ile ilgili.It's about public spending going through these markets to buy public services at the local level.
Onları çok zaman harcamaları için istihdam etmelisiniz.You have to hire them to spend a lot of time.
Küresel sağlık harcamalarının %12'si şeker hastalığına gitmektedir.Diabetes represents 12 percent of the budget, of the global cost of health.
Başkanın harcamaları,And I will not, under any circumstances increase taxes on the middle-class.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod