Uygundan kastım askeri harcamalar seviyesinde, sağlık harcamaları seviyesinde değil.Cheap meaning sort of the cost of the military, not the cost of medical care.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.All we lack is the action to actually spend the money to put those into place.
Ama çarpmadan önce sadeleştirdiğimiz zaman, neredeyse hiç vakit harcamamış olduk. .But this way when you divide it ahead of time it simplified things a good bit.
Sonsuz biraz abartı ama, harcamak isrediğimden daha fazla zamanımı alır.Not forever, but just more time than I want to spend.
Bütçenin dengelenmesindeki en büyük engellerden biri, harcamaların kilitlenmiş olduğu programlar.The biggest obstacles to balancing the budget are programs where spending is already locked in.
Fakat hemen hemen bütün paramı sınır görevlilerine rüşvet vererek harcamak zorunda kalmıştım.But I had to spend almost all my money to bribe the border guards in Laos.
Lütfen beni boşa harcamayın.Please don't waste me.
Kamu hizmetleri hala müşterileri enerjiyi boşa harcamadığında ödüllendiriliyor.Utilities are still rewarded when their customers waste energy.
Bu kişiler günde 40 doların üzerinde harcama yapıyorlar.And they consume more than $40 per day.
Böylece toplam enerji harcaması 22 üniteye çıkacak.But the total energy consumption will increase to 22 units.
Peki bunun için ne kadar enerji harcamam gerekir?So how much work do we have to apply?
Peki aynı işi yapmak için birim yük başına ne kadar enerji harcamak gerekir?But how much work did it take to move it from there to there per charge?
Size kendi başınıza zaman harcamanız için meydan okuyorum.You invested so much time on them. You don't know who you are!
Size kendinizi tanımak için bir saat harcamanız için meydan okuyorum!I dare you spent hours to getting know yourself!
Askeri harcamalar oyunda kullanılan markalar idi ve ABD'nin sahip olduğu markaların sınırı yoktu.Military expenditures were the chips and the U.S. had an endless supply of chips.
Şu anda her yıl 750 milyon ile 800 milyon dolar arasında harcama yapıyoruz.We spend right now about 750 million to 800 million dollars a year.
Parayı harcamak kazanmaktan zordur.Indeed spending the money is a lot harder than earning it.
Hayır, böyle boşa zaman harcamamalıyım.No, I shouldn't just idle around like this.
Tamam, bu makaleyi yazarken üzerine zaman harcamadınız da, değil.Now it's not as though you haven't spent any time doing it.
Nefesini harcama! yakalayın! Oha...be çüş!Cut the bullshit! go ahead! oh...shit! wow! big bum.
Ve içeride 100 metrekarelik vakit harcamak için bir alan var.And there is about 1,000 square feet of hanging-out space inside.
Çok iş çıkacak ve çok para harcamamız gerekecek.There will be a lot of work and money we will need to spend on projects.
Gereksiz harcama olduğunu da hiç sanmıyorum.I don't think this is a waste of money at all.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.I hate waste, especially walls.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Anyway, I don't want to focus too much on that.
Ama tüm anarşistlerin yaptığı emek harcamaktır.But all anarchists DO is put in work
Sanırım hepimiz kredi kartı kullanımını biliyoruz, harcama yapıyoruz ve bir bakiyemiz oluşuyor.I think we all have a general sense, I could use it and then I'll build a balance.
Bu zamanı ritim gitarınız üzerinde harcamanızı tavsiye ederim.I would recommend spending it working on your rhythm guitar.
Sürecin nasıl işlediğine dair konuşmak için çok zaman harcamadık.And we haven't spent a lot of time talking about what that process is like.
Zamanýný boţa harcama.I'll remind you What I told you
Zamanýný boţa harcama. Sana hatýrlatýrým ne söylediđimi.I'm not gonna waste your time
Saçma şeylerle zamanını harcama git kazanç getirecek bir şeyler bul.Don't waste your time on such unnecessary things and go do something productive.
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.And one of the first victims of difficult economic times,
Bilimsel harcamaların ne kadar yer tuttuğunu gösteren güzel bir şekil.And it's actually a beautiful demonstration of how much science costs.
Turuncu dilim "ihtiyari harcamalar" kısmı.The orange slice is what's discretionary.
Diğer zorunlu harcamaların hepsine limit koymalıyız.We've got to limit other mandatory spending.
Yüksek kapasiteli taşımacılık çok çok para harcamak demektir.High-capacity transportation means spending lots and lots of money.
Para harcamak çok kolaydır.It's very easy to spend money.
Ve bu Tüketim + Yatırım + Devlet Harcaması + Net İhracat'a eşitIt's equal to ...
Vergi kesintiniz var fakat bunu karşılayan devlet harcamaları kesintisi yok,So maybe you have a ... something like a tax cut.
Eğer devlet harcamaları artarsa, bu da talep eğrisinin sağa kaymasına sebep olur."We're going to incur even more ... even more "debt to ... to spend more money."
Diğer her şey eşitken, eğer devlet harcamaları azalırsa,So if government spending were to go up,
Yoksulluğun ikinci sebebi, harcamayla alakalı.The second reason is it has to do with spending.
Ya vardır, ya da tüm onu almaya çalışırken zaman harcamak.You either have it or you spend all of your time trying to get it.
Bu yüzden enerjimizi harcamayalım, ha?So, let's not drain our energy, huh?
"Kaçınız harcama raporlarınıza eklememeniz gereken şeyler ekliyorsunuz?"I asked them, "How many of you now add not-so-kosher things to your expense reports?"
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Spare me your notable remarks.
Müşteri olma savaşı, Amerika hanelerine birçok bilgi göndermek için milyarlarca dolar harcama hakkı.Narrator:
Burada, benzer harcamaları olan iki ülkenin farklı sonuçlara ulaştığını görüyorsunuz.What you see is that two countries with similar spending achieve very different results.
Kırmızı nokta, bize bir ülkenin zenginliğine oranla öğrenci başında düşen harcamayı gösteriyor.The red dot shows you spending per student relative to a country's wealth.
Bu harcamaların azaldığı mavi sütun.This is the blue bar which is driving costs down.
Bunlardan sonra geriye kalan her şey, harcamalar.And whatever else is left over, so this is expenses.
Ve eğer bu geliri göz önünde bulundurursak, harcamalara ve kazanca dönüştüğünü görürüz.So if we take this revenue, what it turns into is expenses and profit.
Harcamalardan geriye kalan kısmın hepsi kazanç.Whatever's leftover after expenses is profit.
Şirketlerde her bir departmanın ne kadar harcama yapabileceğini biliyor musunuz?In companies do you know how much each individual department can sign off for?
Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın.You know, you probably wouldn't need to buy so much ammo if you hadn't spent it all shooting at me.
Ben bunu, ülkenin tarihindeki en büyük tekil harcama olarak tanımladım.We can't forget it. I have defined this as the single largest expenditure in the country's history.
Uganda'nın cari harcamaları-- cari harcamalarla neyi kastediyorum?Uganda's recurrent expenditure -- by recurrent what do I mean?
Ve bir kere elinizde çok çok fazla bütçe varsa, harcamak için pahalı şeyler ararsınız.And once you have a very, very large budget, you actually look for expensive things to spend it on.
Sadece bu harcamalara bakın.Just look at this spending.