Ana içeriğe geç
Sözlük

harcama ile cümle

harcama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.2008年現在、軍事費はGDPの2.5%を占めている。
Ülkenin 2011 yılındaki askeri harcamaları $4,46 milyardır.2011年の軍事支出も467億ドルと低めに抑えられている。
Capone, harcamalarını arttırdı.アダムズは残りの金を散財してしまった。
En büyük ortak harcama ögesi bütçenin %45'lik bölümünün ayrılmış olduğu Ortak Tarım Politikası'dır.歳出の中で最も大きな割合を占めているのが共通農業政策関連の支出であり、予算全体の45%に達している。
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.経費をのぞいた収益は全額寄付される。
Düğün için yaptıkları harcamalar makuldu.彼らの結婚費用は相当なものだった。
Sağlık harcamaları ve yardımlarını azaltma planı konusunda belirleyici bir karar yok denebilir.医療費・年金給付の抑制策の決め手はないといえよう。
Amcam para harcamada cömerttir.おじは気前よく金を出す。
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.它們在教育上的開支也同樣有所差異。
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.很快出现了物价飞涨的现象,政府支出锐减而税收沉重。
Çok harcama yapılan bir yapımdı ve ticari olarak başarısız oldu.这是一部豪华的制作,但遭遇了商业上的失败。
Para harcamaktan hoşlanır.主喜歡花錢。
Şaklabanlara harcama.不用套语烂调。
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.建设所用资金全部来自联邦预算。
(Muhammed Bâkî-billâh) Tasavvuf, vakti, en değerli olan şeye harcamaktır.方當追蹝上古,準的來今,享萬鍾之殊榮,盡色養之深願。
Capone, harcamalarını arttırdı.Borland失去更多利润。
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.일본에서는 도로에 쓰이는 지출이 증가되어 왔다.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.하일은 정부의 비용을 삭감하는 일을 하였다.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.유럽에서 만성 폐쇄성 폐질환은 의료관련 지출의 3%를 차지한다.
West, albüm kayıtları için plak şirketi Def Jam'in kasasından 3 milyon doların üstünde harcama yaptı.웨스트는 데프 잼 레이블 하에 나온 이 음반 녹음 비용으로 300만 달러 이상의 비용을 썼다고 알려졌다.
İnsanların içine girerek veya musallat olarak tüm servetini harcamasına neden olurlar.해상운송인이 선박의 전부 또는 일부를 운송에 제공하여 물건을 운송하는 형태를 용선계약이라 한다.
Satanizm nankör insanlar için vakit harcamaktansa hak edenlere incelik göstermeyi emreder.뭉케는 훌라구에게 항복하여 순종하는 자들에게는 친절과 호의로 대하나 복종하지 않는자들에게는 절멸 시킬 것을 명령했다.
Bu veriler mahalli para askeri harcamalarını hesaplamak için genel olarak derlenmiştir.이 때문에 번의 군용 자금을 일반 재정에 유용하게 되었다.
Bu kararla hükûmet kalkınma programları harcamalarına 10 milyar dolar fazladan para harcamıştı.이 새로운 법률은 주에서 수자원 공급과 휴양 프로젝트들을 위한 6억 천만 달러 이상을 부여하였다.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.그러나 교육 기득권층의 반발이 나타났다.
Harcamaların gelirden fazla olması borçlanma gibi kötü bir sonucu ortaya çıkararır.예산안은 수입과 지출, 수입보다 지출이 많을 경우 부채를 포함한다.
Harcama bir kaynağın belirli bir amaç için kullanılmasıdır.특정한 목적을 맞게 물을 생산하는 것이 목적이다.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.תפקידם היחיד היה לנהל את הוצאת הכספים על תצוגות המשחקים או על העבודות הציבוריות.
West, albüm kayıtları için plak şirketi Def Jam'in kasasından 3 milyon doların üstünde harcama yaptı.הוצאותיו של וסט על האלבום היו כ-3 מיליון דולרים בהקלטות בחברת ההקלטות Def Jam.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.ההוצאה של אוסף קשתות היא סכום ההוצאות של כל הקשתות באוסף.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.הורדת המיסים הבלתי פוסקת מרוששת את תקציב המדינה.
Her fiyat seviyesinde yapılması planlanan harcamaların toplamından oluşmaktadır.עבור כל סעיף ייקבע מראש הסכום המוקצה לפעילות המתוכננת.
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın.אני לא מפחד להיות שמרן עם כספי המיסים שלכם.
Herakleitos'un sözlerini anlamak için çaba harcamak gerekir.מבחר מאמרות מיצירותיו של הוראטיוס.
Rant, emek harcamadan elde edilen kazanım.רמב"ם, הלכות נזקי ממון.
Şehri 2011'de ziyaret eden 1,8 milyon turist 1,3 milyar dolardan fazla harcama yapmıştır.בשנת 2007 ביקרו במקום 11 מיליון תיירים, שהוציאו בו 1.8 מיליארד דולר.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.הרצון היה להוריד מיסים והוצאות.
Somaliland hükümeti bütçesinin %30'luk kısmını orduya harcamaktadır.Военните разходи достигат 30% от държавния бюджет.
Kazandığı az miktarda parayı da barlarda arkadaşlarıyla içerek harcamaktadır.Спечелените пари изпива с приятели.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.В случая думата „инвестиция“ се отнася за закупуването на нефинансови продукти.
Kullanılmayan parçalar gereksiz yere yaratılarak kaynak harcamaz.Невзривените боеприпаси правят огромни части от обработваемите земи неизползваеми.
HAARP'ın 2008 yılı itibarıyla vergi ile finanse edilmiş 250 milyon $ harcaması gerçekleşmiştir.Стойността на ХААРП към 2008 г. е $250 милиона за конструирането на съоръжението и оперативните разходи.
Elektrifikasyonun pek çok avantajı vardır, ancak ciddi yatırım harcaması gerektirir.Elektrifikacija željeznice ima puno prednosti, ali zahtjeva velika ulaganja u instalaciju.
Projenin bitişine kadar toplam yapılan harcama 280 milyon $'dır.Istaknuto da se u projekte u Hrvatskoj uložilo 280 milijuna dolara.
Standart bir otomobil 100 km'de 6 litre benzin harcamaktadır.Potrošnja vozila iznosi 16 litara na 100 km.
Zaman harcamayacağım.Neću gubiti vrijeme.
Zaman harcamayacağım.Neću tratiti vrijeme.
Ancak, oyun için veya oyun içi yapılan harcamaların, kişiyi diğer oyunculardan daha iyi yapmaması gerekir.Inak povedané, zisk jedného hráča nemusí pre iného hráča nutne znamenať stratu.
Harun Reşid, Mekke için büyük harcamalar yapmıştı.A. Hlinka poskytol nemalé finančné prostriedky na stavbu.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.Cestovný ruch vytvára približne 300 000 000€ ročne na Biskajskej HDP.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır."Následne je vypočítaná tak, že sa odčíta celkový príjem od minimálnych nákladov na život.
Somaliland hükümeti bütçesinin %30'luk kısmını orduya harcamaktadır.Vláda Čiernej Hory ponúka 30 % akcií.
Ancak dört ay geçtiğinde, Aristagoras'ın harcamalarıyla da eldeki para ve erzak tükenmişti.Po štyroch mesiacoch boja minuli Peržania a Aristagoras všetko zlato, ktoré si so sebou priviezli.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Na vojsko se je začelo gledati kot na nepotreben strošek in politično grožnjo.
Devam eden Girit Savaşı için büyük harcamaları karşılaması gerekmekte idi.Nujno je namreč potreboval denar za načrtovan pobeg.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Vespazijan je Rim osvobodil finančnih bremen, ki so bila posledica Neronovih ekscesov in državljanskih vojn.
Müttefikler, büyük miktarda cephane harcamakla bu ateşlere karşılık verdiler.To nenatančnost so skušali nadomestiti z velikim številom strelcev.
Yoksa bu kadar parayı harcamamamız gerekir, çünkü ben uzayla ilgilenmiyorum.Nesmemo preveč časa porabiti, da skrbimo za stvari, saj potem ni dovolj časa, da bi skrbeli za dušo.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Į armiją buvo žiūrima kaip į nereikalingas išlaidas ir politinę grėsmę.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Kubos Vyriausybė karinėms išlaidoms išleidžia ~1,8 % BVP.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod