Ana içeriğe geç
Sözlük

harcama ile cümle

harcama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.L'esercito venne visto come una spesa inutile e una minaccia politica.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.In Europa, la BPCO rappresenta il 3% della spesa sanitaria complessiva.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Liberò Roma dai problemi finanziari creati dagli eccessi di Nerone e dalle guerre civili.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Il loro unico compito era gestire la spesa di denaro per l'esposizione di giochi o opere pubbliche.
Para harcamaktan hoşlanır.Ama solo i soldi.
Yoksa bu kadar parayı harcamamamız gerekir, çünkü ben uzayla ilgilenmiyorum.Quindi sono molto contento che non stiamo spendendo soldi come matti.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.L'ammontare complessivo di risparmio sarebbe, inoltre, determinato dal reddito nazionale.
Borç ve kamu para yardımları önemli ölçüde artarken, kalkınma harcamaları keskin bir şekilde azaltıldı.I profitti e le perdite per un centro di profitto sono calcolate separatamente.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Questa sua vena aggressiva le procurò numerosi nemici.
Standart bir otomobil 100 km'de 6 litre benzin harcamaktadır.Il motore inoltre consuma un litro di carburante ogni 6 km.
Devletin gelirleri onların hazinelerinde toplanıyor ve harcamaları öngördükleri şekilde yapıyorlardı.I governatori, d'accordo con i Pubblicani, gonfiavano i tributi da riscuotere e se ne intascavano i profitti.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Lo sviluppo delle autostrade giapponesi è stato portato avanti con elevati indebitamenti.
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.Она тратит довольно большой отрезок времени, просто сидя там и смотря в окно.
Tüm NATO üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır.Военные расходы всех членов НАТО в совокупности составляют более 70 процентов от общемирового объёма.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.На сегодняшний момент в получении образования существует половое неравенство.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Веспасиан освободил Рим от финансового бремени, возникшего со времен Нерона и гражданских войн.
Şaklabanlara harcama.Джуманьязов Уразбай.
Tek sorun Jerry' nin işine aşırı zaman harcamasıdır.Единственной вредной привычкой Джерри остается лишь курение сигарет.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.За первый год проживания в стране выучил испанский.
Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı.Чем более он раздавал деньги, тем более ему жертвовали.
HAARP'ın 2008 yılı itibarıyla vergi ile finanse edilmiş 250 milyon $ harcaması gerçekleşmiştir.По состоянию на 2008 г. HAARP понес около 250 млн долл. строительных, эксплуатационных и налоговых затрат.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Разница в стоимости позволяла покрывать дефицит бюджета.
Para harcamaktan hoşlanır.Обожают деньги.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.Деньги будут выделены из федерального бюджета.
MPC elde edilen her yeni gelirin yüzde kaçının tüketim harcamaları için değerlendirildiğini gösterir.Величина MPC показывает, какая часть прироста доходов направляется на потребление.
İnsanların içine girerek veya musallat olarak tüm servetini harcamasına neden olurlar.При этом похищались люди, за которых требовали выкуп или превращали их в рабов.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Теперь он должен удалиться или платить арендную плату.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Первые же спектакли поразили публику яркой зрелищностью и исполнительским мастерством.
Harun Reşid, Mekke için büyük harcamalar yapmıştı.Харун ар-Рашид регулярно одаривал его большими суммами денег.
Yatırım harcamasının sonucunda ortaya çıkan yatırım, orta ve uzun dönemde getiri sağlamaya devam eder.Этот уровень должен быть относительно низким для способствования средне- и долгосрочному инвестированию.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.ينفق الألبان سنويا أكثر من 300 مليون يورو على منتجات التبغ.
Bu kararla hükûmet kalkınma programları harcamalarına 10 milyar dolar fazladan para harcamıştı.وتسبب هذا في دهشة الكاتب لأن الحكومة استثمرت 3 مليارات دولار في تطوير أجهزة التصويت الفعالة.
Sağlık ya da eğitim gibi sosyal harcamalar OECD ortalamasındadır.كما أن مقر الجامعة الدولية للصحة والرعاية الاجتماعية يقع في أوتاوارا.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.في أوروبا، يمثل مرض الانسداد الرئوي المزمن 3٪ من الإنفاق على الرعاية الصحية.
Bu göç yolları hava termallerinin kullanılmasını mümkün kılarak daha az enerji harcamalarını sağlar.حيث ان مسارات الهجرة تلك تجعلها تستخدم طاقة أقل بسبب وجود التيار الهوائي.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.وتسيطر الدولة على جزء من الاقتصاد، ويد الإنفاق الحكومي كبيراً.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Os gastos do Japão com estradas têm sido grande.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.Na Europa, a DPOC é responsável por 3% das despesas de saúde.
2011 yılında Hint hükümeti, harcamalarının çoğunun hedeflenen alıcılara ulaşamayacağı sonucuna vardı.O atual governo concluiu que a maioria dos seus gastos não consegue chegar a seus destinatários.
Üyelerin savunma harcamalarının GSYİH'lerinin %2'si kadar olması gerekmektedir.Os gastos de defesa dos países membros devem ser superiores a 2% do PIB.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Eles se comprometeram a reduzir os gastos governamentais.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Este seu mau feitio criou-lhe um grande número de inimigos.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.É mantida com recursos financeiros do Governo Federal.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.A única função deles era gerenciar como gastar o dinheiro em jogos ou obras públicas.
Müttefikler, büyük miktarda cephane harcamakla bu ateşlere karşılık verdiler.Os rebeldes responderam com fogo pesado de metralhadoras.
Gün geçtikçe daha fazla para harcamaya başladı.Mas era cada vez mais difícil ganhar dinheiro.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Het leger werd nu als een onnodige onkostenpost en een politieke bedreiging gezien.
Bu da bol para harcamak demektir.Dit bespaart ook veel geld.
Amerikalılar, reçetesiz satın alınabilen (OTC) ilaçlara yılda 2,9 milyar $ harcamaktadır.Amerikanen besteden 2,9 miljard dollar aan vrij verkrijgbare medicijnen.
Huo Guang'ınn naipliği altında Zhao, hükümetin harcamalarını düşürmenin yanı sıra vergileri de düşürdü.Zhaodi verlaagde met de hulp van Huo Guang, de belastingen en ook de overheidsuitgaven.
Ülkenin 2011 yılındaki askeri harcamaları $4,46 milyardır.Het defensiebudget van Azerbeidzjan voor 2011 bedraagt 4,46 miljard USD.
Merkezi ve yerel yönetim harcamaları yaklaşık olarak birbirine eşittir.Agrarisch en alleen woonbestemming is ongeveer gelijk verdeeld.
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın.Er zijn dan ook vrijwel geen mensen op zoek naar een schat.
Standart bir otomobil 100 km'de 6 litre benzin harcamaktadır.Ter vergelijking: een hybride auto verbruikt een kleine 5 liter per 100 km.
Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı.Naarmate het inkomen hoger is, wordt meer belasting betaald.
Kendi servetini kültür yatırımlarına harcamak istiyordu.De winsten investeerden ze in de voedingsindustrie.
Venedik halkına kendini sevdirmek için epeyce harcamalar yapmak zorunda kaldı.De Venlose bevolking was namelijk zeer Geldersgezind.
MÜYAP, müzik endüstrisi adına üyelerinin haklarının korunmasında çaba harcamaktadır...Van oorsprong probeert ze muziekproducenten juridische bescherming te bieden.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.Kindertoeslag ontvingen ouders náást kinderbijslag.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.Bovendien worden bepaalde opleidingskosten terugbetaald.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod