"Ama yasal sistemi düzeltmek adına milyon dolarlar harcandı."Але ж десятки мільйонів доларів недавно виділили для вдосконалення правової системи тут.
"Ama yasal sistemi düzeltmek adına milyon dolarlar harcandı."Но десетки милиони долари наскоро бяха отделени за развитието на правосъдната система тук.
"Ama yasal sistemi düzeltmek adına milyon dolarlar harcandı."Но совсем недавно были выделены десятки миллионов долларов на развитие правовой системы у вас в стране.
"Ama yasal sistemi düzeltmek adına milyon dolarlar harcandı.של דולרים שעברו לאחרונה לפיתוח המערכת המשפטית פה
"Ama yasal sistemi düzeltmek adına milyon dolarlar harcandı.من الدولارات ذهبت مؤخراً لتطوير النظام القانوني هنا.
"Ama yasal sistemi düzeltmek adına milyon dolarlar harcandı.それはどうなっているんですか?」 と訊ねました
Amerika, Irak'ta farklı bir savaşta hemen hemen sekiz yıl harcadı.미국은 거의 8년 동안 이라크에서의 몇몇 전쟁을 수행했습니다.
Amerika, Irak'ta farklı bir savaşta hemen hemen sekiz yıl harcadı.Amerika hat nahe acht Jahre verbracht einen anderen Krieg in Irak zu kämpfen.
Amerika, Irak'ta farklı bir savaşta hemen hemen sekiz yıl harcadı.Amerika strávila takmer osem rokov vedením odlišnej vojny v Iraku.
Amerika, Irak'ta farklı bir savaşta hemen hemen sekiz yıl harcadı.Estados Unidos ha durado casi 8 años peleando otra guerra en Irak.
Amerika, Irak'ta farklı bir savaşta hemen hemen sekiz yıl harcadı.L'Amérique a passé presque huit ans à combattre une autre guerre en Irak.
Amerika, Irak'ta farklı bir savaşta hemen hemen sekiz yıl harcadı.また、アルカイダの過激主義者に同調するタリバンの構成員が苛烈な反乱を起こしました。
Amerikalı bir vergi ödeyeninin NASA'nın insanlı uzay araçlarına harcadığının yarısı kadar olacak.미국의 납세자가 나사의 유인 우주선 작업을 위해 사용하는 돈의 약 절반 정도 될 것입니다.
Amerikalı bir vergi ödeyeninin NASA'nın insanlı uzay araçlarına harcadığının yarısı kadar olacak.יהיה בסביבות חצי ממה שמשלם המיסים האמריקאי מוציא על הטיסות המאויישות של נאס"א.
Amerikalı bir vergi ödeyeninin NASA'nın insanlı uzay araçlarına harcadığının yarısı kadar olacak.سيصبح قرابة نصف ما يؤديه دافع الضرائب الأمريكي ينفق على أعمال رحلات الفضاء المأهولة لوكالة الفضاء ناسا.
Amerikalı bir vergi ödeyeninin NASA'nın insanlı uzay araçlarına harcadığının yarısı kadar olacak.半分で済むと予想しています さらに、投資されたお金はNASAで使われるより
Amerikan güvenlik bütçesi sınırları güvenli yapmaya harcanmalıdır.전반적으로 말해서 그들은 미국의 보안 예산이
Amerikan güvenlik bütçesi sınırları güvenli yapmaya harcanmalıdır.שצריכים להקדיש תקציב כדי לאבטח את הגבולות.
Amerikan güvenlik bütçesi sınırları güvenli yapmaya harcanmalıdır.أن أموال الأمن الأمريكية ينبغي أن توجّه لتأمين الحدود.
Amerikan güvenlik bütçesi sınırları güvenli yapmaya harcanmalıdır.私は「テロ(恐怖状況)」はある出来事に対しての
Amerikan ordusu 1940'li yılların parasıyla Norden vizörüne 1.5 milyar dolar harcar.Americká armáda investovala 1.5 miliard dolarů -- tehdejších dolarů -- do vývoje zaměřovače Norden.
Amerikan ordusu 1940'li yılların parasıyla Norden vizörüne 1.5 milyar dolar harcar.Armia USA wydaje 1,5 mld dolarów, ówczesnych dolarów, w 1940 roku, na rozwój celownika Nordena.
Amerikan ordusu 1940'li yılların parasıyla Norden vizörüne 1.5 milyar dolar harcar.Тому Міноборони США потратило 1,5 мільярди доларів - у доларах 1940 року - на розробку прицілу Нордена.
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.Daarbij zijn Chinese uitgaven in Europa en elders niet inbegrepen.
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.미국을 넘어설 것입니다 이는 중국인들이 유럽이나 다른 국가들에서 소비하는 것을 제외한 것입니다
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.luksusmerkkien ykkösmarkkina-alueena, eikä siihen kuulu kiinalaisten rahankäyttö Euroopassa ja muualla.
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.- це не враховуючи китайських витрат в Європі та інших країнах.
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.למותגי יוקרה - זה לא כולל את ההוצאות הסיניות באירופה ומקומות אחרים.
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.للماركات الفاخرة -- ولا يتضمن هذا النفقات الصينية في أوروبا وأماكن أخرى.
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.中国はすぐに米国を追い抜き 世界一になるでしょう ですがこれらの消費者の半数は
Amerika'yı geçecek ve bu Çin'in Avrupa veya başka yerlerdeki harcamalarını kapsamıyor.奢侈消費品市場。 黎果唔包括中國人 喺歐洲或其他地方消費。
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,Amerikanen geven dat bedrag jaarlijks uit aan chips en zoutjes.
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,미국인이 감자칩이나 프레즐을 먹거나
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,lo que los americanos gastan en papitas fritas y rosquillas,
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,Tyle, ile w USA wydaje się na chipsy i precelki, ile Seattle wyda na sieć szybkich tramwajów.
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,Was Amerikaner für Kartoffelchips und Brezeln ausgeben.
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,מה שהאמריקאים מוציאים על צ'יפס ובייגלה,
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,ماينفقه الأمريكيون على رقائق البطاطا والبريتزل،
Amerıkalıların patetes cipsine harcadıkları,シアトルが新型路面電車に投資する金額です
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar. Ama tüm anarşistlerin yaptığı emek harcamaktır.Se spune că anarhismul nu merge dar tot ce fac anarhiștii este pus în practică
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Aber, wie es geklappt hat, sieht er positiv abgeführt. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Ale, ako to fungovalo, on sa pozerá pozitívne rozplynul. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Ale, jak to fungovalo, on se dívá pozitivně rozplynul. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Ale, jak wyszło, wygląda pozytywnie rozproszone. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Ampak, saj je delal ven, je videti pozitivno razpršila. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Dar, aşa cum a lucrat afară, el se uită pozitiv disipat. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "De, ahogy dolgozott ki, úgy néz ki, pozitív eloszlik. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "그러나,이 운동으로, 그는 긍정적으로 소산 보인다. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Maar, zoals dat werkte, hij ziet er positief verdwenen. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Ma, come ha funzionato, guarda positivamente dissipata. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Mais, comme ça a marché, il regarde positivement dissipée. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Men, som det fungerede, ser han positivt forsvundet. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Men som det gick bra, han ser positivt försvunnit. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Mutta kuten kaikki menikin, hän näyttää positiivisesti haihtunut. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Nhưng, như nó đã làm việc, ông có vẻ tích cực tiêu tan. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Tapi, seperti itu berhasil keluar, dia tampak positif hilang. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Αλλά, όπως εξελίχθηκε, κοιτάζει θετικά διαλυθεί. "
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Але, як це вдалося, він дивиться позитивно розсіюється ".
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Но, как это удалось, он смотрит положительно рассеивается ".
Ancak, bunu çalıştı, o olumlu harcanmış görünüyor. "Но, тъй като тя работи, той изглежда положително разсейва. "