Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dışarıda ek işlerde çalışıp harçlık kazanabilir ve dilediği gibi harcayabilirler.Ve le consegnerò: usatene e fatene quel che vi pare...
Devletin gelirleri onların hazinelerinde toplanıyor ve harcamaları öngördükleri şekilde yapıyorlardı.I governatori, d'accordo con i Pubblicani, gonfiavano i tributi da riscuotere e se ne intascavano i profitti.
Kaçakçılar ile uğraşmak için ülke ekonomisi para ve emek harcar.Soldi che vanno in tasca a passeurs e militari.
Kolay kazanan ve pervasız harcayan bir zümrenin türemesi; her türlü malın sürülmesi fırsatını doğurur.Questo perché riesce ad associare l'abbaiare alla ricompensa (il cibo) che riceve a ogni fine pista.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Lo sviluppo delle autostrade giapponesi è stato portato avanti con elevati indebitamenti.
Geliştirme programı için yaklaşık 3 milyar Dolar harcanmıştır.Tra l'altro per lo sviluppo di Vista sono stati spesi 6 miliardi di dollari.
O bütün enerjisini harcadı.Он израсходовал свою энергию.
Oğlumun eğitimi için çok para harcadım.Я потратил уйму денег на образование своего сына.
O, ayakkabılara çok para harcar.Она тратит много денег на туфли.
O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.Она тратит большую часть времени, приглядывая за своими детьми.
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.Она тратит довольно большой отрезок времени, просто сидя там и смотря в окно.
En fazla 100 dolar harcayabilirsiniz.Вы можете потратить не более ста долларов.
Tom zamanının çoğunluğunu Mary'ye yardım ederek harcar.Фома проводит большую часть своего времени, помогая Маше.
Kıyafete kız kardeşimden daha az para harcarım.Я трачу меньше денег на одежду, чем моя сестра.
Boş zamanımı çocuklarımla harcarım.Я провожу моё свободное время с моими детьми.
Birlikte çok zaman harcarlar.Они проводят много времени вместе.
İstediğin kadar harca.Трать сколько хочешь.
“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu!Кто же не найдет, то — пост двух месяцев последовательных как покаяние пред Аллахом.
Bazı sanatçılar yıllarını harcarlar.Некоторым артистам нужны годы.
Ertesi iki yılını hazırlıklara harcayıp, 14 Nisan 1202 tarihinde sonunda yola çıktı.Он провел следующие два года в подготовке похода и 14 апреля 1202 года отправился в путь.
Toplum içi eşitsizliği en asgari seviyeye indirmek için gayret harcadı.Социальная политика направлена на максимальное смягчение неравенства среди слоев населения.
Tüm NATO üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır.Военные расходы всех членов НАТО в совокупности составляют более 70 процентов от общемирового объёма.
Ancak eğitim harcamaları konusunda yine eşitsizlikler mevcuttur.На сегодняшний момент в получении образования существует половое неравенство.
Bose kendi deneysel teçhizatını yaparken kendi parasını harcamıştır.Бос тратил свои с трудом заработанные деньги на покупку оборудования для проведения своих экспериментов.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Веспасиан освободил Рим от финансового бремени, возникшего со времен Нерона и гражданских войн.
Şaklabanlara harcama.Джуманьязов Уразбай.
Tek sorun Jerry' nin işine aşırı zaman harcamasıdır.Единственной вредной привычкой Джерри остается лишь курение сигарет.
Ancak film için hali hazırda çokça para harcanmış olduğu için sadece filmin bütçesinin yarısını kullanabildi.Но и эта картина с трудом смогла отбить лишь половину своего бюджета.
Kuruluşundan beri İsrail GSYİH'nin önemli miktarını savunmaya harcadı.С момента провозглашения независимости Израиль тратит значительную часть ВВП на оборону.
Tek başına yaşadı ve ot ve meşe palamudu yiyerek bütün vakti ibadet için harcadı.Жил уединённо, питался травами и дубовыми желудями, всё время проводил в молитвах.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.За первый год проживания в стране выучил испанский.
Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı.Чем более он раздавал деньги, тем более ему жертвовали.
Savaş sonrası dönemin ilk yıllarını kaybolan sanayi kapasitesini yeniden yaratmak için harcadı.Одновременно восстанавливал утраченные за годы войны творческие навыки.
Hertz aylarını bu araştırmaya harcadı ve gözlemlediği sonuçları raporladı.«Икинс пришел сегодня и оценил мою работу.
Saniyede 2,7 ton yakıt harcar.Две с половиной тонны топлива в секунду.
HAARP'ın 2008 yılı itibarıyla vergi ile finanse edilmiş 250 milyon $ harcaması gerçekleşmiştir.По состоянию на 2008 г. HAARP понес около 250 млн долл. строительных, эксплуатационных и налоговых затрат.
Böylece gereksiz zaman harcanmamış olur.И он не терял времени зря.
Yazar bu eserde ailesinin parasını zevk ve eğlencesine harcayanları eleştirdi.Презирает тех мужчин, которым нужны женщины только для удовольствия и домашней работы.
Cezaevi için toplam 100 milyon Türk lirası harcanmıştır.Кроме того, на город был наложен огромный штраф в 100 тыс. турских ливров.
Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık.Полученные деньги он потратил на базилику.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Разница в стоимости позволяла покрывать дефицит бюджета.
Para harcamaktan hoşlanır.Обожают деньги.
Kampanyası için haftada 2 milyon dolar harcayacağını açıkladı.Благодаря выступлениям в спектакле он зарабатывал 200 долларов в неделю.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.Деньги будут выделены из федерального бюджета.
MPC elde edilen her yeni gelirin yüzde kaçının tüketim harcamaları için değerlendirildiğini gösterir.Величина MPC показывает, какая часть прироста доходов направляется на потребление.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.В неволе эти животные практически никогда не размножаются.
O denge sonucu, kişi ne iş yaparsa yapsın, onu daha iyi yapar ve daha çaba harcar.Человек трудолюбивый, то, что делает, стремится доводить до совершенства.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.Зима — Цезарь пытается усмирить мятежи.
İnsanların içine girerek veya musallat olarak tüm servetini harcamasına neden olurlar.При этом похищались люди, за которых требовали выкуп или превращали их в рабов.
Bir gülüş uğruna harcanmış hayatların muhasebesini tutmaya mecalim kalmadı artık.Уверяю вас, вы теряете со мной время, которое могли бы провести, наслаждаясь её улыбками.
Adada toplanan verginin ada için harcanması kararlaştırıldı.Обширные доходы, поступавшие на остров тратились разумно.
Buna aşağı yukarı 5.000 dolar harcandı.За это ей предлагают $5000.
Muamele vergisi, gelirin harcanması sırasında alınan vergidir.Оплата за проезд производится при входе.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Теперь он должен удалиться или платить арендную плату.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Первые же спектакли поразили публику яркой зрелищностью и исполнительским мастерством.
Yani hayatımı oraya harcadım.Мне пришлось разделить с ним эту жизнь.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Твоя добрая слава привлекла нас пред лице твоё.
Klip için yaklaşık olarak 2.200.000 $'lık bir para harcanmıştır.Всего на постройку было израсходовано около 200 тысяч рублей.
Harun Reşid, Mekke için büyük harcamalar yapmıştı.Харун ар-Рашид регулярно одаривал его большими суммами денег.
Yatırım harcamasının sonucunda ortaya çıkan yatırım, orta ve uzun dönemde getiri sağlamaya devam eder.Этот уровень должен быть относительно низким для способствования средне- и долгосрочному инвестированию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod