Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz onun ne olduğunu öğrenmeden önce Hayatın yarısı harcanmaktadır.Life is half spent before we know what it is.
Hayatımda geriye baktığımda, ben ne kadar çok zamanı boşa harcadığımın farkındayım.When I look back on my life, I realize how much time I wasted.
Hükümet harcaması biraz çığırından çıkıyor.Government spending is getting a little out of hand.
Hükümet harcaması biraz kontrolden çıkıyor.Government spending is getting a little out of hand.
O, bol para harcayarak eğleniyordu.She was kicking up her heels with delight.
Zamanımı sokaklarda dolaşarak harcadım.I spent my time strolling about the streets.
Japonya silahlara çok para harcamamalıdır.Japan should not spend much money on weapons.
Alır almaz parayı harcarım.I spend money as soon as I get it.
Vergi mükellefleri savurgan hükümet harcamaları hakkında öfkeli.Taxpayers are angry about wasteful government spending.
Her zaman yaptığı işte istediği kadar zaman harcar.He always takes his time in everything he does.
O, bu romanı yazarken üç yıl harcadı.He has spent three years writing this novel.
O böyle bir şeye para harcama konusunda isteksiz.He grudged spending money on such a thing.
İstasyona erken varmak için çaba harcadı.He made an effort to get to the station early.
Şirketin harcamasıyla gezi yaptı.He traveled at the expense of the company.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
Ay sonuna kadar bütün parasını harcamış olacak.He will have spent all his money by the end of the month.
O, harcayabileceğinden daha çok para kazanıyor.He earns more money than he can spend.
Harcayabileceğinden daha çok parası var.He has more money than he can spend.
Onun harcanılabilecekten daha fazla parası var.He has more money than can be spent.
O, sınavı geçmek için bir çaba harcadı.He made an effort to pass the examination.
Zamanını boşa harcadığı için pişman.He regrets having wasted his time.
Parasını boşa harcadığına üzülüyor.He regrets his having wasted his money.
Bütün parasını arabaya harcadı.He spent all of his money on a car.
Genç olmasına rağmen vaktini boşa harcamaz.Though he is young, he never wastes time.
O, terfi şansını boşa harcadı.He threw away his chance of promotion.
O hayatının çoğunu düşmanlarıyla savaşarak harcamış cesur bir savaşçıydı.He was a brave warrior who had spent most of his life fighting his enemies.
Kitaplara çok para harcar.He spends a great deal of money on books.
Onların zamanının çoğu kısmi zamanlı işlerde harcanır.A lot of their time is spent on part-time jobs.
Onlar evi yapmak için altı ay harcadılar.They spent six months building the house.
Projeye çok para harcadılar.They spent a good deal of money on the project.
Planlarını tartışarak dört saat harcadılar.They spent four hours discussing their plan.
Oğullarına çok para harcadılar.They spent a lot of money on their son.
O, her zamankinden daha çok para harcadı.She spent more money than usual.
O, kazandığı kadar çok para harcar.She spends as much money as she earns.
Yurt dışına gittiğinde çok para harcar.She spends a lot of money when she goes abroad.
O, tatiline çok para harcadı.She spent a good deal of money on her vacation.
Aylığını alır almaz, onun hepsini harcadı.As soon as she got her salary, she spent it all.
Maaşını aldığı gibi hepsini harcadı.As soon as she got her salary, she spent it all.
O, ayakkabılara çok para harcar.She spends a lot of money on shoes.
Ayakkabıya çok para harcar.She spends a lot of money on shoes.
Bütün parasını elbiselere harcamayacak kadar akıllıdır.She knows better than to spend all her money on clothes.
O, öğle ve akşam yemeği için günde üç dolar harcar.She spends three dollars a day for lunch and dinner.
Mağazalara bakarak bir saat harcadı.She killed an hour looking around the stores.
Gelirinin çoğunu kitaplara harcar.She spends most of her income on books.
O sosyal yaşantısını harcamada testi geçti.She passed the test at the expense of her social life.
Müzeyi inşa etmede ne kadar para harcandı?How much money has been spent on building the museum?
Gerekenden daha fazla para harcamamaya çalışın.Try not to spend more money than is necessary.
Annem giysilere çok para harcar.My mother spends a lot of money on clothes.
Problemi çözmeye iki saat harcadım.I spent two hours solving the problem.
Kitapları okurken saatler harcadım.I spent hours reading books.
Tek yapmanız gereken şey boşa harcadığınız zamanı geri almanızdır.All you need to do is get back the time you have wasted.
Paranı boşa harcama.Don't waste your money.
Nefesinizi boşa harcamayın.Don't waste your breath.
Kitabı almak zorunda olduğum tüm parayı harcadım.I spent all the money I had to buy the book.
Bütün paranı elbiselere harcamayacak kadar akıllı olmalısın.You should know better than to spend all your money on clothes.
Yaşlanan bir nüfus sağlık üzerinde daha fazla harcama gerektirecektir.An aging population will require more spending on health care.
Açık havada daha fazla zaman harcayan çocukların miyop riski daha düşüktür.Children who spend more time outdoors have a lower risk of myopia.
Ona bir kazak örmek için günler harcadı.She spent many days knitting a sweater for him.
Kıyafet için çok para harcar.She spends a lot of money on clothes.
Öğrenciler oyuna çok zaman harcarlar.Students spend a lot of time playing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod