Amerika obeziteyle savaşta yıllık 250.000.000 $ para harcamaktadır.The United States spends over $51 million yearly on the war on drugs.
Kırgız hükümeti oyunlar için 3 milyon dolar harcamıştır.Milch has lost millions of dollars gambling.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.This transaction made him many enemies.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.His expenses, however, went at damage of the public treasure.
Buna rağmen bunun yarın olacağına inanarak burada 60 yıl harcadım.After all, I've been spending 60 years here believing it's going to happen tomorrow.
Zamanlarının yüzde 80-90'ı 5 şeye harcanıyordu.80 to 90 percent of their time was spent on five things.
Bazı kadınlar bu miktarı toplamak için günde 8 saat harcar.And some women spend 8 hours/day collecting it
Ben koyu harcanmış tohumu seviyorum.I like dark spent grain.
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."NASA should not spend any time or effort studying Mars anymore."
20 dolar harcayacağımı zannediyordum.I thought I would spend 20 bucks.
O gün sonunda 60 dolara yakın para harcadım.That day I ended up spending nearly 60.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.It's the finite resource that we're spending while we're on this earth.
Eğer 600 resmi sakladığım dosyayı açacak olursam bir saatimi daha harcayabilirim.Now, if I had ever opened the folder with the 600 pictures in it, I would have spent another hour.
Ve toplam olarak bu süreçte harcadığı zaman ne kadar?And so what was the total amount of time that he traveled?
Bev yürümek için kaç dakika harcadı?How many minutes did Bev walk?
Fakat, hani şu kulelerden birisi için yüz milyon dolar harcamak gerekir.But it's a hundred million dollars to put up one of those towers.
Tabi, buna harcayacak paraları yoktur.They don't have that kind of money.
Bu yeni para banka tarafından oluşturulan yeni harcama gücü--veya para - ekonomi temsil eder.This new bank-created money represents new spending power -- or money - in the economy.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.The £10,000 that Robert spend isn't available to the DlY Store for them to spend just yet.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.In order to do what I do, you have to understand what causes waste in the building industry.
Ama harcamanın il sebebi büyük ihtimalle DNAlarımızda saklı.But the first cause of waste is probably even buried in our DNA.
Yani değer odaklı harcamaların, kapitalizmi gelişmeye zorlayacağına inanıyoruz.So, we believe that values-driven spending will force capitalism to be better.
Harcamak ne bilmiyordum. "I didn't know what to spend it on."
Unutmamalıyız ki, yardımlar için milyar dolarlar harcadık.After all, we have spent billions of dollars on aid.
Dünya bunun için çok fazla para harcadı.And the world has spent a lot of money on it:
Çeşitli girişimlere 100 dolar harcadığınızı düşünün.Suppose you have 100 dollars to spend on various interventions.
Harcayacağınız her 100 dolar ile fazladan 40 sene eğitim almış olacaksınız.So for every hundred dollars you spend doing that, you get 40 extra years of education.
Cumartesi gününüzü boşa harcamayın... ...ve mümkün olduğu kadar çalışın.Don't waste your Saturday... ...and study as much as you can.
Bunların hepsi suni. Ben bu paranın hepsini güvenlik için harcardım.I would spend all that money on safety devices instead of a tailfin
Pahalý ývýr zývýra para harcamasý imkansýzdý.The idea of him spending his money on fancy objects just seemed so implausible.
Milyonlarca dolar harcanmýţtý.[Interviewer]
Ne biz paramızı harcamak, % 57 ücret üzerinde harcanmaktadır.What we spend our money on, 57% is spent on wages.
Daha çok ucuz bizim ofis alanı, biz harcamak ikinci büyük miktarıdır.The second largest amount we spend is on our office space, which again is very cheap.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.But, you will have to pay for travel costs, accomodation, and food expenses.
Aynı zamanda, etkinlik sonrası temizlik harcamalarını mı düşünüyorsunuz?Also, think of cleaning costs after the event.
Erkenden harcama yapmak, yeni girişimlerin katilidir.Premature spending is the killer for startups.
Ondan sonra üzerinde oldukça fazla zaman harcandı.There's a lot of work that went into it after that.
Para avucumuzdaydı ve "siktir et, parayı biraya harcayalım" şeklindeydik.We've got this cash in our hand, we've gone, "Fuck it, let's spend it on piss!"
Ağın parasını harcamada iyisin.Good at spending the network's money.
Zamanını boşa harcama. Sana yardım etmeyeceğimDon't waste your time, I won't help you.
Eğer bir saat harcayacaksanız bunu yapın.Do that only if you're paid by the hour.
Binlerce yapışkan not kağıdı harcadık.We killed thousands of Post-it notes.
Ciddi bir zaman harcadık.We spend a good bit of time.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.So I first noticed this in a place I spend a lot of time -- my Facebook page.
Bu Alara'nın toplam harcadığı para.This is how much Nadia spends.
Petrolümüzün 3/4'ü ulaşımda harcanıyor.Three-fourths of our oil fuel is transportation.
Sıradan bir arabayı hareket ettirmek için harcanan enerjinin 2/3'ü aracın ağırlığından kaynaklanır.Two-thirds of the energy it takes to move a typical car is caused by its weight.
Normal bir kişi bu sürede bitirebilir, ancak askeri tarih sevenler çok daha fazlasını harcayacaktır.A common person may finish by this time, but lovers of military history will spend many more.
- Yani, gerçekte 30 lira değerinde olan bir şey için 93 lira harcadılar.So they got $93 for something that's really worth $30.
Şimdi harcamak çok daha eğlencelidir.It's a lot more fun to spend now.
Ve onlar için milyar dolarlar harcanıyor.And there is billions of dollars being spent on that.
Beni harcadýlar.I used to thought that they planned this whole thing, betrayed me and then forgot all about me
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Women, back in the late 19th century, spent two days a week doing the laundry.
Gerçek bir füzyon enerji santralının yapılması için harcanacak paraya dair tahminler yürütüyoruz.We make estimates of what we think it would cost to actually make a fusion power plant.
Ve şu an elektrik için harcananla aşağı yukarı aynı hesaba geliyor.And we get within about the same price as current electricity.
Ustalaşana kadar vaktinizi harcayın.Do it as long as necessary until you have mastery.
Birinci hikaye hiç paramın olmamasıydı--bu çok harcadığıma bir işarettir.The first story is I didn't have any money -- that's a sign I used a lot.
Orada petrol yayılmaları hakkında yazarak 2 yıl harcadım.I spent two years there writing on oil spills.
Ben onunla vakit harcamak iyidir ise, o daha iyi alırsınız.If it's okay that I spend time with him, he'll get better.
Bu şirkete daha fazla kredi vermek, parayı boşa harcamak olurdu.And to lend this bank or this company any money would just be throwing good money after bad.