Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olaydan sonra, borsa 20.000 dolarını, galeriyi kurşun geçirmeyen camla kaplamaya harcadı.After that incident, the stock exchange spent $20,000 to enclose the gallery with bulletproof glass.
Bu hesaplarda kayıp ücretler, verimlilik ve diğer harcamalar dikkate alınmamıştır.None of these figures take into account lost wages and productivity or other costs.
Yapılan harcamalar bakımından da Avrupa üçüncüsü."Uyuşturucudan kurtulup Avrupa üçüncüsü oldular".
Adada toplanan verginin ada için harcanması kararlaştırıldı.Permission is required to land on the island .
Bunun %46 seviyesindeki 712 milyar doları ABD tarafından yapılan harcamadır.46.5% of this total, roughly $712 billion U.S. dollars, was spent by the United States.
En sonunda devlet, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yarısından fazlasını harcadı.Eventually government spent over half of the country's gross domestic product.
Gün geçtikçe daha fazla para harcamaya başladı.During this time he began spending money excessively.
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın.None have succeeded in finding the treasure.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.He devoted all his income to the poor.
Kanada gayri safi yurt içi hasılasının (GDP) %5.3'ünü eğitime harcar.Canada spends about 5.3% of its GDP on education.
Tek başına yaşadı ve ot ve meşe palamudu yiyerek bütün vakti ibadet için harcadı.He lived alone, ate grass and acorns, all the time spent in prayer.
Bu uygulamalar, askeri harcamaların terk edilmesine ek olarak olağanüstü bir şekilde çalıştı.These policies, in addition to an abandonment of military spending, worked phenomenally well.
Askeri harcamalarda yapılacak kısıtlamayla sağlanacak kaynaklar sivil ekonomiye aktarılabilincekti.He said money saved on education spending could instead be spent on the people's economy.
Böylece gereksiz zaman harcanmamış olur.It is useless to waste our time.
Yani hayatımı oraya harcadım.I've devoted my life to it.
Bütçenin büyük kısmı teknik işlere harcandı.Much of their budget is spent on engineering staff.
Yaklaşık 1 milyar dolar bu görev için harcandı.More than US$1 million was raised for these operations.
Yiyecekler hesaplı ve kanılı harcanırdı.Wind had to be estimated and calculated by hand.
Yani aynı enerji için daha çok su harcanır.This results in spending a greater amount of energy as well.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.Syrians collectively spend about $600 million per year on tobacco consumption.
Ancak daha güçlü binalar daha çok enerji harcarlar.More powerful units take more time to construct.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Since then government expenditures has shown an increasing trend.
HAARP'ın 2008 yılı itibarıyla vergi ile finanse edilmiş 250 milyon $ harcaması gerçekleşmiştir.As of 2008, HAARP had incurred around $250 million in tax-funded construction and operating costs.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.The cost constraint refers to the budgeted amount available for the project.
Muamele vergisi, gelirin harcanması sırasında alınan vergidir.For example, the obligation to pay a tax on income takes place when income is earned.
Yosun maceralarını çoğunu Flapjack'le Şeker Adası'nı bulmaya çalışarak harcamıştır.K'nuckles spends most of the adventures with Flapjack trying to find Candied Island.
Hem Falcon 9 v1.0 hem deFalcon 9 v1.1 harcanabilir fırlatma araçlarıdır (ELV).Both Falcon 9 v1.0 and Falcon 9 v1.1 were expendable launch vehicles (ELVs).
Piyasayı canlandırmak için vergileri düşürmeyi ya da kamu harcamalarını artırmayı reddetti.However, he refused to raise income tax or to cut defense spending.
Soruşturmada bulunan harcama miktarı tartışmalıdır.What is the amount of the claim in dispute.
Kasım 2008’den beri banka borcu harcamaları devlet tarafından garanti altına alınmaktadır.Since January 2008, the political parties have been directly funded by the state.
Harcanabilir fırlatma araçları (İng:Expendable launch vehicle) tek-kullanımlık tasarlanmışlardır.Expendable launch vehicles are designed for one-time use.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.However, this article focuses specifically on investment in financial assets.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Israel devoted 17.1% of its GDP to military expenditure in 1988.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.I've spent all my spare time this past week learning your language.
Kadınların yaşam koşullarını düzeltmek için çaba harcadı.He highlighted efforts to improve living conditions for Afghan women.
Yakıt kaynağı (örn;su) harcanmamış olur."油公"浦鐵엔 안진다"" (in Korean).
Yani, Aktif cihazın dışarıya harcadığı güç en düşük seviyede olur, ve verimlilik artar.By this means, power dissipation in the active device is minimised, and efficiency increased.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.They are highly vigilant and not easy to observe.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.It has the right to receive federal budget funds.
Para harcamaktan hoşlanır.He only cares about money.
Pistin inşası 8 milyon dolar harcanarak, sadece 8 aya sonuclanmıştır.On Leyte alone, damage was estimated at $8 million.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Otherwise, it rarely kills animals.
Buna aşağı yukarı 5.000 dolar harcandı.Roughly $5,000 was spent on it.
Harcama bir kaynağın belirli bir amaç için kullanılmasıdır.Money held for specific purpose.
Bu binanın arkasında bulunan bahçe ise 600 altın harcanarak spor sahasına dönüştürülmüştür.The yard behind this building was turned into a sports pitch.
Yiyecek aramaya ayrılan zamanın yaklaşık yarısı dalış için harcanır.Otherwise, they dedicate a considerable amount of time to looking for their foods.
Capone, harcamalarını arttırdı.Perón expanded government spending.
"Artan eğitim harcamasının çocuklar için daha iyi sonuçlar üretir" iddiasını düşün."Funding to improve outcomes for disadvantaged children".
Geliştirme programı için yaklaşık 3 milyar Dolar harcanmıştır.This was an approximately $3 billion program designed to improve public education.
Toplum içi eşitsizliği en asgari seviyeye indirmek için gayret harcadı.They postulated that people make decisions so as to minimize inequity in outcomes.
Bu hamle ile halterde kulüpleşmeye gidilerek yaygınlaştırılması için çabalar harcandı.They are believed to drift into the aforementioned estuaries to breed.
Böylece harcanan her bir doların iki kap yemek bağışı sağlayacağı sözünü vermiştir.For every $10 spent, a meal is donated to a person in need.
Hep birlikte, milletimiz ve vatanımız uğrunda enerjimizi harcamalıyız.We will do everything to defend our land and our people.
Ancak genel kural olarak koalalar enerji harcayan saldırgan davranışlarda bulunmaktan kaçınırlar.In general, however, koalas tend to avoid energy-wasting aggressive behaviour.
Albüm için 500.000 Euro harcadıkları söyleniyor.There are about €150,000 available for each show.
Kaynaklar Çeşitli geliştirmeler için harcanabilecek toplam 3 farklı kaynak oyunda yer almaktadır.There are three kinds of resources which can be spent on a variety of upgrades.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Their sole duty was to manage the spending of money on the exhibition of games or on public works.
Kamunun en çok yaptığı harcamalar Türkiye’de personel harcamalarıdır.The organisation's biggest expense is paying staff.
Kilise kariyerinin çok büyük kısmını Alçak Ülkeler'de harcamıştır.He spent the vast majority of his career in the lower leagues.
"Piyeselere gidip çok zaman harcadım."I gave it the best I could and I spent a lot of time away.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod