Onun hakkında hararetli bir tartışma yaptık.We had a heated discussion about it.
Köylülerin çevre üzerine yaptıkları tartışma oldukça hararetliydi.The discussion the villagers had on the environment was quite lively.
Kimin başkan olarak seçilmesi gerektiğine dair hararetli bir tartışma vardı.There was a heated argument as to who should be appointed chairman.
Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı.He tried in vain to put an end to their heated discussion.
Onlar hararetli bir tartışmaya girdi.They entered into a heated discussion.
Onlar hararetli bir tartışma yaptılar.They had a heated discussion.
O, hararetli bir şekilde önerimi reddediyor.He briskly rejects my suggestion.
Tom hararetli ve yorgun görünüyordu.Tom looked hot and tired.
Tom bütün öğleden sonra sıcak güneşte çalıştıktan sonra hararetli ve yorgun görünüyordu.After working in the hot sun all afternoon, Tom looked hot and tired.
Hararetli bir tartışmamız vardı.We had a heated discussion.
Onun dudakları hararetliydi.Her lips were warm.
Tom ve Mary hararetli bir tartışma yaşadı.Tom and Mary had a passionate argument.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.According to Herodotus, the Allies spent the evening heatedly debating their course of action.
Roxie ise Billy ile hararetli bir tartışmaya girerek onu kovar.Roxie has a heated argument with Billy and fires him.
Yüksek hararetli banyolar daha iri gren oluşturur.Lying higher up are great cropfields.
Tantura tartışmaları bundan sonra da hararetli bir şekilde devam etti.Their rehearsals, however, continued to some degree.
Şovun çeşitli bölümleri, hararetli tartışmalara neden olmaktadır.Various episodes of the show have generated controversy.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.But interestingly, this choice was not condemned too vehemently by gamers.
Ancak reformlar yurtta hararetli tartışmalar başlattı.At home, however, they have sparked heated debate.
Öğrenciler klasik metinlerle yakından çalışır ve hararetli tartışmalara ve münazaralara katılırlar.Students work closely with classic texts and engage in heated discussions and debates.
Bazıları hararetli tartışmalara dönüştü, ancak eğilim öldüğünde hiçbir şey olmadı.Some escalated into heated arguments, but nothing happened as the trend died.
Sadece Birleşmiş Milletlerdeki hararetli tartışmalar savaş tehdidini azalttı.[3]Only heated debates in the United Nations lessened the threat of war.[94]
Bu yorum, hararetli bir tartışmayı ateşledi.His words immediately sparked a heated debate.
Kitap coşkun ve hararetli bir stile sahiptir.Das Buch hat einen direkten und lebhaften Stil.
Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.L'adoption des parents gays et lesbiens reste un sujet de polémique aux Etats-Unis.
Bu durum bazen Hooke ve Newton arasında hararetli çatışmalara yol açıyor.Esto creó algo así como una pelea de alto perfil entre Carson y Newton.
Bu öneri de Hitler'le General Guderian arasında hararetli tartışmalara yol açmıştır.Incluso una vez me expresó su descontento secreto con el Ejército Guandong.
Film açık seks sahneleri nedeniyle akademi üyeleri arasında hararetli tartışmalara yol açtı.Le esplicite scene di sesso scatenano accesi dibattiti tra i membri dell'Accademia.
Bu güncel olarak paleoantropolojide hararetli tartışmaların sürmesine neden olan bir konudur.Questa teoria è ancora oggetto di dibattito tra i paleontologi.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.وفقاً لهيرودوت، قضى الحلفاء هذا المساء في جدل مستعر حول كيفية التعامل مع الأمر.
Yüksek hararetli banyolar daha iri gren oluşturur.تحظى ألعاب بلاي ستيشن بشعبية أكبر .
(Bu iddia, aynı zamanda hararetli bir tartışmanın da kaynağıdır.(Vandaar overigens ook die zuivere rede.
Bu öneri de Hitler'le General Guderian arasında hararetli tartışmalara yol açmıştır.Dit leidde tot een hevige discussie tussen generaal Guderian en Adolf Hitler.
Capra "Amerikan Rüyası"'nın hararetli bir temsilcisi olmuştur.Szaleńcza podróż do serca „amerykańskiego snu”.
Bu güncel olarak paleoantropolojide hararetli tartışmaların sürmesine neden olan bir konudur.Detta skapade en omedelbar kontrovers inom paleoantropologin.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.Ifølge Herodot brugde de allierede aftenen på heftigt at debattere, hvad de skulle gøre.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.Theo Herodotus, phe Đồng Minh đã dành cả buổi tối để tranh cái về những hành động kế tiếp của họ.
(Bu iddia, aynı zamanda hararetli bir tartışmanın da kaynağıdır.(此說真實性有待商榷。
Tantura tartışmaları bundan sonra da hararetli bir şekilde devam etti.教會此時也經歷了更近一步的質疑。
Capra "Amerikan Rüyası"'nın hararetli bir temsilcisi olmuştur.Сали става новата водеща на шоуто „Американски мечти“.
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.정보를 전달하고 토론 함으로써 때로는 격렬한 논쟁이 오가도 하지만,
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.כדי לקיים דיון מושכל-- לפעמים מלחמה לחיים ולמוות--
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.لنستطيع عقد نقاشات معززة بالمعرفة -- أحيانا تتحول لمعارك ضخمة --
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.何がこれらの生産物に 重要なインパクトを 与えるのか 世界的指標とは何か
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeyde플룻과 골프 카트의 경우에서와 격렬한 논쟁의 대상이 되고 있는 동성 결혼과 같은 문제에서 조차
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeTakže ať už se jedná o flétny, golfové vozíky nebo dokonce vytrvale probírané téma stejnopohlavních svazků,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeVậy thì với sáo, với xe golf, và thậm chí với một vấn đề được bàn cãi nảy lửa như hôn nhân đồng giới,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeW przypadku fletów, wózków golfowych, i nawet tak zaciekłych sporów jak w przypadku małżeństw homoseksulanych
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeЗначи, и при флейтите, и при количките за голф, дори и при яростно оспорван въпрос като еднополов брак,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeכך שעם חלילים, עם עגלות גולף, ואפילו עם שאלות חריפות הנמצאות במחלוקת כיום כמו נישואים חד-מיניים,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeإذاً مع المزامير، مع عربات الغولف، وحتى مع مسألة حامية الوطيس مثل زواج المثليين،
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeそして 同性婚のような 非常に難しい問題についても アリストテレスは指摘している
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Aber interessanterweise wurde dies nicht zu sehr von den Spielern verurteilt.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Ám érdekes módon, döntésünk ellen nem tiltakoztak túl hevesen a játékosok.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.그런데 흥미롭게도, 게이머들이 너무 격하게 이 결정을 비난하지는 않았습니다.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Mais, étrangement, ce choix n'a pas été condamné violemment par les joueurs.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Ma paradossalmente, questa scelta non è stata criticata con troppa veemenza dai giocatori.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Mas curiosamente, esta escolha não foi condenada muito veementemente pelos jogadores.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Nhưng thú vị là, sự lựa chọn này đã không bị lên án dữ dội bởi các game thủ.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Opvallend is dat deze keuze niet al te fel was afgekeurd door gamers.