haram ile cümle

haram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Aslını inkâr eden haramzadedir!由不信故於實德能不忍樂欲。
Bu, ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir."但他們與古代的御家人有一定關係,與部族隼人沒有關係。
Haram hükmüne varmada kullanılan dini kaynaklar nelerdir?依於法不依人者,法謂經教也。
Bunlardan dördü haram aylardır.嘉慶四年一甲一名進士,授修撰。
Ali Baba uyuduğunda haramiler onu öldürecektir.许真人告诉他,如果他去睡觉,会被杀死的。
Boko Haram, 2011 yılında Nijerya'da, 450'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.2011年它已经宣称对尼日利亚超过450人死亡负责。
Haramikışla büyük göçler vermiştir.太祖归咎於陶谦,故伐之。
Eğer bunu senin gibi bir kahbenin kardeşi yaparsa, ona arpa ekmeği bile haramdır," buyurdu...如果要離開的話,可將鄭國的圍獵場所當做你們是你們秦國的一樣,儘管去獵取麋鹿如何?”。
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.高傲专横、违背誓言和怠慢客人也要遭到惩罚。
(Nur Suresi: Ayet 30) ''Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.''婢後往壽家,具說女意,并言其女光麗艷逸,端美絕倫。
Kırk haraminin hazinelerini sakladığı mağaranın kapısını açmaya yaramaktadır.这句咒语可以打开四十大盗的藏宝山洞。
İslamda da bu anlayış korunmuş ve hac haram aylardan olan Zilhicce ayında yapılmıştır.賽米(セミ,Semi) 身材高大的月人,王子的手下,個性憨厚老實。
“Helâl belli, haram da bellidir.비득(非得)은 불획(不獲)과 불성취(不成就)로 정의된다.
Bunlardan dördü haram aylardır.서원(書員) 4인 - 중인들로, 사무기록을 담당한 서기들이다.
Bu, ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir."그들 자신이 귀족이 아닌 귀족의 가족(왕족을 포함하여)은 또한 평민이다.
Ayrıca Hristiyanlık dinine göre Eski Ahit'te domuz eti yemek haramdır.또한 기독교 종교 내에서도 구약성서에서 돼지고기 섭취가 금지되어 있다고 한다.
''De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziynetleri ve tertemiz rızıkları kim haram kılmış?"하나님의 우편에 앉아 계시며 영원히 썩지 않으실 주님께서 동물들의 먹이가 되도록 자신을 내주셨다는 건가?
O araziye girenin bir süre sonra haram sahasına düşmesi kuvvetle muhtemeldir.권력을 장악한 범수는 응(應) 땅의 후작으로 봉해져서 응후(應侯)로 불리게 되었다.
Bilene babası kanı helâldir, bilmeyene anası sütü harâmdır.할아버지는 증 호조참판 광유(光裕)이고, 아버지는 증 우찬성 화(和)이다.
Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır.언의(言議)는 말의 다른 말이며, 일반 사전적인 뜻은 '사람들 사이에서 전(傳)하여 들리는 말'이다.
Borcunu ödeyene kadar bu "haram işte" çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur.하지만 강박장애는 보상이 굳이 주어지지 않아도 그 행동을 하려는 충동을 받는다.
Öteki haram içkiler ve uyuşturucular, çok daha zararlıdır.지나친 음주나, 마약 같은 것들과는 정말 거리가 멀다.
Sonra ibâdet, helâl ve haram bilgileri anlatılır.이것은 그의 천문이나 역(曆)의 지식의 결과라 하겠다.
1960'lı yıllarda Haramiler grubunda bateristlik yaptı.1960년에 하즈 정에 묘역을 완공함.
Sözcük karşılığı, haram olan, yasaklanan anlamındadır.징벌(懲罰)은 규칙에 반하는 행위를 한 것에 대해 처벌을 주고 응징하는 것을 말한다.
Bununla birlikte bunu haram görmem" sözünü aktarır ve kendisi de bu görüşte olduğunu ekler.더욱이 그는 "화가란 무정부주의자와 같아 직업이 아니다"라고 하였으며, 또 "나는 어린이의 눈으로 사물을 본다"라고도 하였다.
Takvada ilk akla gelen, haramları terktir.ערכי מדרש חלק ראשון, תנאים.
Boko Haram Ayaklanması, 2009 yılından beri Boko Haram ile Nijerya Ordusu arasındaki savaştır.ההתקוממות של בוקו חראם היא התקוממות מזוינת של ארגון בוקו חראם נגד ממשלת ניגריה, שהחלה בשנת 2009.
Boko Haram, 2011 yılında Nijerya'da, 450'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.בשנת 2011 גרם הארגון למותם של 495 בני אדם.
Maria Montez ve Jon Hall 1944 yapımı Ali Baba ve Kırk Haramiler 'de de rol almışlardır.מריה מונטז וג'ון הול שיחקו גם בסרט משנת 1944 "עלי באבא וארבעים השודדים" המבוסס על אחד הסיפורים.
Bu düşünce yüzünden geceleri uykunun bize haram olduğu Allah’ın mâlûmudur.Но откъде да знаеш ти какво е Нощта на могъществото?
(Nur Suresi: Ayet 26) " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.Кажи на вярващите мъже да свеждат погледите си и да пазят целомъдрието си!
Şüphe yok ki Allah, kıya­mete kadar bunu muhakkak haram kıldı.За да ги накаже, Аллах им изпратил суша.
Yazısında: "Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir." diyordu.На нея има надпис: "Съ Нами Богъ!".
(Harambee) yazmaktadır.Шах-наме (Книга за царете I).
Aslını inkar eden haramzadedir".Nevjernici (engl.
Helâl ve harama dikkat edilmez.Prázdnota a úpadok sa nedali prehliadnuť.
O yüzden haramlara besmele çekilmez.Nie je vôbec potreba posielať prostriedky burze.
Şüpheli, haramın en yakın komşusudur.Prleško narečje je najbližji sorodnik prekmurščine.
İslamiyet ve Yahudilik'te domuz eti yemek haramdır.Islamo ir judaizmo religijos kiaulieną valgyti draudžia.
Takvada ilk akla gelen, haramları terktir.Pirmiau esantys priebalsiai pateikti abecėline tvarka.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Rabelemist, närveerimist ja sõnelemist ta ei sallinud.
2003 sonrasında örgütün birçok militanı Boko Haram’a geri dönmüştür.Seoses sealse kodusõjaga 1996 pöördusid paljud neist Rwandasse tagasi.
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak için미군이 나이지리아로 진격해서 보코 하람을
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak içinהצבא האמריקאי לא יצעד בסך לתוך ניגריה
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak içinالجيش الأمريكي لن يسير إلى نيجيريا
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak içinボコ・ハラムを倒すために アメリカ軍はナイジェリアに介入はしません
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da ÖldürdüBoko Haram a tué au moins 81 civils à Fotokol, dans le nord du Cameroun
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da ÖldürdüBoko Haram mata al menos 81 civiles en Fotokol, en el norte de Camerún
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da ÖldürdüSkupina Boko Haram zabila alespoň 81 lidí ve městě Fotokol v severním Kamerunu
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da Öldürdüبوكو حرام تقتل 81 مدنيًا شمال الكاميرون
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.Frontera norte de Camerún, donde opera Boko Haram
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.Hranice na severu Kamerunu, u které operuje skupina Boko Haram
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.La frontière nord du Cameroun, où opère Boko Haram
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.شمال الكاميرون، المنظقة التي تنشط فيها حركة بوكو حرام
Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır.Es una pena que sólo fue su muerte la que motivó esta marcha.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Avant c'était haram, c'est-à-dire interdit, par le Grand Mufti précédent.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Azelőtt haram, tiltott volt, az előző nagy mufti idején.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Bo było "haram", czyli zabronione przez poprzedniego Wielkiego Muftiego.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Býval to strašné, zakázané predchádzajúcim Veľkým Muftim.

İlgili Sayfalar