Ana içeriğe geç
Sözlük

hara ile cümle

hara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü içteki serbest haraketlilik özelliğinin küre ile bağlantısı vardır.同じ点を保つことができます そしてこの物体の第二段階として、
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Bo chciałem zobaczyć ruiny Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Jag ville se Xerxes ruiner.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Jeg ville se Xerxes ruiner.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Koska halusin nähdä Xerxesin rauniot.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Perché volevo vedere le rovine di Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Porque queria ver as ruínas de Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Porque quería ver las ruinas de Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Γιατί ήθελα να δω τα ερείπια του Ξέρξις.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Потому что я хотел увидеть развалины Ксерксеса.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Adică doamne-ferește să se distreze cineva când învață științe.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Asi Boh zakázal zábavu pri výuke vedy.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Bo pewnie Bóg zakazał komuś łączenia nauki i zabawy.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Cioè, non sia mai che qualcuno si diverta a imparare scienze.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Denn Gott bewahre, jemand könnte ja Spaß haben, wenn sie Naturwissenschaften lernen.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Eller hur? För gud förbjude att någon skulle ha roligt samtidigt som de lär sig naturvetenskap.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Es decir, porque Dios prohíbe divertirse cuando se aprende ciencia.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Je veux dire, parce que Dieu interdit à quelqu'un de s'amuser quand on étudie les sciences.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.맞아요? 그러니까, 하느님이 우리가 재미있어하는 것을 금지했기 때문이라는겁니다. 우리가 과학을 배울 때 말이죠.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Maksud saya, karena Allah melarang seseorang bersenang-senang ketika mereka sedang belajar ilmu sains (IPA).
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Mert Isten ments, hogy netán valaki jól érezze magát, miközben a tudományról tanul.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Protože Bůh zřejmě zakázal, aby se kdokoliv při studování vědy bavil.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Quer dizer, porque Deus me livre de alguém se divertir quando está a aprender ciência.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Σωστά; Θέλω να πω, επειδή Θεός φυλάξοι κάποιος μπορεί να διασκεδάσει μαθαίνοντας την επιστήμη.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Верно? Ведь Бог запретил веселиться, когда занимаешься наукой.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Виглядає ніби Бог заборонив комусь отримувати задоволення, коли вони займаються наукою.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.Някак защото Господ не дава да се забавляваме, докато учим природни науки.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.נכון? כי חס וחלילה שמישהו ייהנה מלימוד מדע.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.صحيح؟ أقصد ، لأن الله حرّم المتعة عند تعلم العلوم.
Demek istediğim birilerinin bilim öğrenirken eğlenmesi haramdır.決められているかのようです 科学の分野では、スライムや
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeyde플룻과 골프 카트의 경우에서와 격렬한 논쟁의 대상이 되고 있는 동성 결혼과 같은 문제에서 조차
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeTakže ať už se jedná o flétny, golfové vozíky nebo dokonce vytrvale probírané téma stejnopohlavních svazků,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeVậy thì với sáo, với xe golf, và thậm chí với một vấn đề được bàn cãi nảy lửa như hôn nhân đồng giới,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeW przypadku fletów, wózków golfowych, i nawet tak zaciekłych sporów jak w przypadku małżeństw homoseksulanych
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeЗначи, и при флейтите, и при количките за голф, дори и при яростно оспорван въпрос като еднополов брак,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeכך שעם חלילים, עם עגלות גולף, ואפילו עם שאלות חריפות הנמצאות במחלוקת כיום כמו נישואים חד-מיניים,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeإذاً مع المزامير، مع عربات الغولف، وحتى مع مسألة حامية الوطيس مثل زواج المثليين،
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeそして 同性婚のような 非常に難しい問題についても アリストテレスは指摘している
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.A jsa v boji, horlivěji se modlil. I učiněn jest pot jeho jako krůpě krve tekoucí na zemi.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Ale będąc w boju, gorliwiej się modlił, a był pot jego jako krople krwi ściekające na ziemię.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.A súc v smrteľnom zápase ešte napnutejšie sa modlil. A jeho znoj bol ako čo by kvapky krvi, stekajúce na zem.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.예수께서 힘쓰고 애써 더욱 간절히 기도하시니 땀이 땅에 떨어지는 피방울 같이 되더라
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Og da han var i Dødsangst, bad han heftigere; men hans Sved blev som Blodsdråber, der faldt ned på Jorden.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Og han kom i dødsangst og bad enda heftigere, og hans sved blev som blodsdråper, som falt ned på jorden.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Trong cơn rất đau thương, Ngài cầu nguyện càng thiết, mồ hôi trở nên như giọt máu lớn rơi xuống đất.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Trong cơn rất đau_thương , Ngài cầu_nguyện càng thiết , mồ_hôi trở_nên như giọt máu lớn rơi xuống đất .
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.И като беше на мъка, молеше се по-усърдно; и потта Му стана като големи капки кръв, които капеха на земята.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.И, находясь в борении, прилежнее молился, и был пот Его, как капли крови, падающие на землю.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.І, бувши в смертній боротьбі, ще пильнїще молив ся; був же піт Його як каплї крови, каплючі на землю.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.ויבאו עליו חבלי מות ויוסף להתפלל בחזקה ותהי זעתו כנטפי דם ירדים לארץ׃
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.واذ كان في جهاد كان يصلّي باشد لجاجة وصار عرقه كقطرات دم نازلة على الارض.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.耶 穌 極 其 傷 痛 、 禱 告 更 加 懇 切 . 汗 珠 如 大 血 點 、 滴 在 地 上
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.耶穌極 其 傷痛 、 禱告 更加 懇切 . 汗珠 如 大 血點 、 滴 在 地上
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Aber Hagel wird sein den Wald hinab, und die Stadt danieden wird niedrig sein.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Ale prv bude padať ľadovec, až i sostúpi les, a do nízkosti bude snížené mesto.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,anche se la selva cadrà e la città sarà sprofondata
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Aunque el bosque caiga por completo, y la ciudad sea totalmente abatida
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Byť pak i krupobití spadlo na les, a velmi sníženo bylo město.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Choćby i grad spadł na las, a miasto bardzo poniżone było.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Dar pădurea va fi prăbuşită supt grindină şi cetatea plecată adînc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod