Ana içeriğe geç
Sözlük

hara ile cümle

hara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Nagyon jelentős károkat okozhat az olajszennyezés.
Şehrin tam ortasında eski bir harabe hisarı bulunmaktadır.Főterén áll egy régi szégyenoszlop.
Günümüzde bir harabe şeklindedir.Jobb ma egy szarka.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Rázkódtak a hegyek, a folyók és a tengerek elhagyták medrüket.
Harambe, 27 Mayıs 1999 tarihinde Brownsville, Teksas'taki Gladys Porter Hayvanat Bahçesi'nde doğdu.1971-ben sikeresen szaporították a texasi Brownsville Gladys Porter Állatkertben.
1047 yılında Magnus ölünce Harald Norveç krallığını, Svend ise Danimarka krallığını alır.Jó Magnus meghalt ugyan 1047-ben, ám Harald, akárcsak Dánia esetében, Angliára is fenntartotta igényét.
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.Hosszú ideig történő használata nem ajánlott.
Günümüze harap bir durumda gelebilmiştir.Ma eléggé rossz állapotban van.
Rütbesi V. Harald tarafından onaylanmıştır.Ezeket V. Henrik engedélyével megtarthatta.
Harabeler Colón ili sahillerinde yer almaktadır.Egy szép napon Arlenát holtan találják a tengerparton.
Bu dönemde Osmanlılarda arazi biri "Öşriyye" diğeri de "Haraciyye" olmak üzere ikiye ayrılıyordu.Az egyik dalnál a zenekart kellett "felhozni", a másiknál a vokált.
Etiyopya'nın Harar vilayetinin Ejersa Goro köyünde 23 Temmuz 1892 tarihinde doğmuştur.1892. július 23-án született Ejersa Goro faluban, Etiópia Harar tartományában.
Etraf yangın harabeleri halindeydi.A sortűz áldozataira emlékeztünk.
Evcil atlar haralarda yetiştirilir.Lakosai jó lovakat nevelnek.
Bu gün bakımsız ve harap durumdadır.Jelenleg lakatlan, elhanyagolt állapotban áll.
İlk plağını 1969'da çıkardı ( Asrı gurbet harab etmiş köyümü ).Első cikkét a nagyváradi Fáklya közölte (1969).
(1719-20)'de çıkan bir yangın bu caminin harap olmasına neden olmuştur.1020) úgy tűnik, tűz martaléka lett.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Kiábrándultan, de valahol mégsem reménytelenül.
Haram, din kurallarına aykırı olan eylemleri tanımlayan bir İslam terimidir.Észak-Korea ateista állam, ahol tiltják a vallásokat.
MÖ 100 yılı civarında tahrip edilen Timna şehrinin harabeleri günümüze kadar ulaşabilmiştir.A legalább 100 éve keletkezett plakát napjainkig kísér minket.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Vuoret ja joet vaihtoivat paikkaa ja teitä tuhoutui.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Hän rakennutti kanavia ja kunnosti sotien tuhoamia maatiloja.
Boko Haram, 2011 yılında Nijerya'da, 450'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.Vuonna 2011 Boko Haram surmasi ainakin 450 ihmistä.
(Harambee) yazmaktadır.Kuka kukin on (Aikalaiskirja).
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 – Mafiapomo John Gotti tuomittiin New Yorkissa murhasta ja rahankiristyksestä.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Che antautui haavoituttuaan jalkoihin ja luodin rikottua hänen aseensa.
İslam'da faiz yasaklanmıştı, haramdı.Miksi korko on kielletty islamissa?
The Karate Kid, Harald Zwart'ın yönettiği 2010 yapımı ABD filmi.The Karate Kid on vuonna 2010 valmistunut kung fu -elokuva, jonka on ohjannut Harald Zwart.
Yarışmanın sunuculuğunu Lydia Cappolicchio ve Harald Treutiger yapmıştır.Kilpailun juonsivat Harald Treutiger ja Lydia Cappolicchio.
17 Şubat, 1979, Harare) profesyonel Zimbabve'li tenis oyuncusu.17. helmikuuta 1979 Harare, Zimbabwe) on zimbabwelainen tennispelaaja.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.Lissabonista noin 85 % tuhoutui.
Birçok Haradrim, Gondor'daki savaşta Sauron'un tarafındaydı.Moni Haradin sotilas taisteli Sauronin puolella Gondoria vastaan tuossa sodassa.
1904 - Toronto'nun büyük bir kısmı, çıkan yangında harabeye döndü.1904 – Suuri osa Torontoa tuhoutui tulipalossa Kanadassa.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Öljyhuipun seuraukset voivat olla merkittävät.
Olaf, Harald Hardrada ve Tora Torbergsdatter'ın oğluydu.Hän oli Harald Ankaran ja Tora Torbergsdotterin poika.
1376'da, ortak orduları Volga Bulgaristan'ı harap etti.Vuonna 1376 he liittoutuivat ja ryöstivät Volgan Bulgarian.
Gri kürklü Harald (II. Harald) (935-970): Norveç Kralı (961-970).Harald Graafeld, 935–970) oli Norjan kuningas vuosina 961–970.
Yaraş ve Haramikışla köyünün çıkışları Derekışla'ya çıkmaktadır.Pohatu ja Onua kuitenkin vahingossa saavat kylän romahtamaan.
AMBER ikinci takımı, Letonya kökenlerine bir haraç olarak 2018'de piyasaya sürülecek.Hänen toinen EP-levynsä Amber julkaistaan vuonna 2018 kunnianosoituksena hänen latvialaisille juurilleen.
Reykjavík'de Klemens Hannigan, Matthias Haraldsson ve Einar Stefánsson tarafından kurulmuştur.Sen muodostavat Klemens Hannigan, Matthias Haraldsson ja Einar Stefánsson.
Yapılması helalden çok, harama yakındır.Melko lähellä sitä on Kõpun majakkaa.
Pencereleri harap olmuştur.Kaikki ikkunat rikkoutuivat.
2011 yılı itibarıyla stadyum harabe haldedir.Veikkausliiga-kausi 2011 oli sen sijaan pettymys.
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.Rakennus oli siitä lähtien pitkään käyttämättömänä.
Dokularda harabiyet ve sinirlerde felç yapar.Sitä ohjaavat hormonit ja hermosto yhteistyössä.
Sultan bu problemi Mekkede olan (Mescidi Haram) camiye yedinci minareyi yaptırarak çözer.Pöyhkeydestä moitittu sulttaani Ahmed rakennutti siksi Kaabaan seitsemännen.
Burada hala eski bina hara belerine rastlanmaktadır.Sitä saattaa vielä nähdä vanhoissa kiinteistöissä.
Ülkenin başkenti Harare'dir.Maan pääkaupunki oli Harper.
İki medreseden de geriye kalan tek harap olmamış yapı çeşmeleridir.Se on toinen kahdesta yhä vahingoittumattomana säilyneestä rakennuksesta.
Dış kent kapıları bulundukları dış kent surlarıyla birlikte günümüzde harap durumdadır.Nykyisin ollaan kiinnostuttu maailmanlaajuisesti yhä enemmän pääkaupunkien ulkopuolisistakin sijainneista.
İslamiyet ve Yahudilik'te domuz eti yemek haramdır.Sianlihan nauttiminen on kiellettyä muun muassa islamissa ja juutalaisuudessa.
Bir kısmının harabeleri hala mevcuttur.Huhut jatko-osasta elävät yhä.
İkinci harami de başarısızlığından ötürü öldürülür.Myös toinen surmayritys epäonnistuu.
Ancak bazı Haradrimler isyan ettiği için küçük çapta savaşlara gidildi.Tulokset olivat kuitenkin vähäiset, koska sotilaat kapinoivat sotaväsymyksensä takia.
Borjomi-Haragauli Ulusal Parkı’nın doğu ucunda, Borcomi vadisinde yer alır.Kaupunki sijaitsee Bordžomin rotkon luoteisosassa Bordžomi-Kharagaulin kansallispuiston itäreunalla.
Alexandre doğduğu sıralarda babası iyice harap olmuştu.Μέχρι τη γέννηση του Αλέξανδρου ο πατέρας του είχε φτωχύνει.
AMBER ikinci takımı, Letonya kökenlerine bir haraç olarak 2018'de piyasaya sürülecek.Το δεύτερο εκτεταμένο σίνγκλ AMBER θα κυκλοφορήσει το 2018 ως φόρο τιμής στις λεττονικές της ρίζες.
1906 - Vezüv Yanardağı, lav püskürttü ve Napoli şehri harabeye döndü.1906 - Εκρήγνυται ο Βεζούβιος και καταστρέφει τη Νάπολη.
Brady Haran, Nottingham Üniversitesi.Brady Haran για το Πανεπιστήμιο του Νότιγχαμ.
Harald'ın birçok farklı eşinden olmuş, çok sayıda çocuğu vardı.Με τη σύζυγό του, όποια κι αν ήταν, έκαναν αρκετά παιδιά.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod