Ana içeriğe geç
Sözlük

harç ile cümle

harç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later.
Bütün akşamı onlarla konuşarak harcadık.We spent the whole evening talking to them.
Boşa zaman harcamayı durdurmalısın.You need to stop wasting time.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Tom çoğu günleri turistik yerlerin önünde para istemek için harcadı.Tom spent most days begging for money in front of tourist attractions.
Tom Fransız kornosunu çalmayı öğrenmeyi denemek için çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time trying to learn how to play the French horn.
Tom parasının çoğunu yiyeceğe harcıyor.Tom spends most of his money on food.
Tom, öğle yemeğine sadece üç dolar harcadı.Tom only spent three dollars for his lunch.
Tom öğle yemeği için sadece üç dolar harcadı.Tom only spent three dollars for his lunch.
Tom'un boşa harcayacak zamanı yoktu.Tom had no time to waste.
Tom eskisi kadar çok para harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend as much money as he did.
Tom ne kadar para harcadığını söylemedi.Tom didn't say how much money he had spent.
Tom ne kadar harcadığını bilmiyordu.Tom didn't know how much he had spent.
Tom çiti boyamak için çok fazla zaman harcamak niyetinde değildi.Tom didn't intend to spend so much time painting the fence.
Tom'un her hafta bu kadar çok para harcaması şaşırtıcı.It's amazing how much money Tom spends every week.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Geriye dönüp bakıldığında, Keşke Tom çalışarak daha fazla zaman harcasaydı.In retrospect, Tom wishes he had spent more time studying.
Tom'un o proje üzerinde çok fazla zaman harcamayı planladığından şüpheliyim.I doubt that Tom planned to spend so much time on that project.
Tom'un neredeyse bütün özgür zamanı bir golf kursunda harcanıyor.Almost all of Tom's free time is spent on a golf course.
Tom Mary'ye parasını böyle bir şeye harcamamasını söyledi.Tom told Mary not to waste her money on such a thing.
Tom Mary'ye bir Noel hediyesi almak zorunda olduğu tüm parayı harcadı.Tom spent all the money he had to buy Mary a Christmas present.
Tom elindeki tüm parayı Meryem'e bir Noel hediyesi almak için harcadı.Tom spent all the money he had to buy Mary a Christmas present.
Tom zamanının çoğunluğunu Mary'ye yardım ederek harcar.Tom spends a majority of his time helping Mary.
Tom Mary ile çok fazla zaman harcar.Tom spends a lot of time with Mary.
Tom Mary'ye ödevini yapmasına yardım etmek için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary do her homework.
Tom her zaman Mary'nin ne kadar harcadığı hakkında şikayet ediyor.Tom is always complaining about how much Mary spends.
Mary Tom'un parasını biraz özgürce harcadığını söylüyor.Mary says that Tom spends his money a little too freely.
Onun için 10 dolar harcadım.I spent 10 dollars on it.
Ben o sorun ile ilgili daha fazla zaman harcamak istemediğimi fark ettim.I realized that I didn't want to spend any more time dealing with that problem.
Evi temizlerken gereğinden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.I don't want to spend any more time than necessary cleaning the house.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Ben bu proje üzerinde çalışarak daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time working on that project.
Tom'u Fransızca çalışmaya ikna etmeye çalışmak için daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time trying to convince Tom to study French.
Tom'la tartışarak daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time arguing with Tom.
Tom ile daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time with Tom.
Anahtarlarımı aramaya daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time looking for my keys.
Hapishanede daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time in jail.
Mutfak zeminini temizlemek için daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time cleaning the kitchen floor.
Müzik dinlemeye çok zaman harcadım.I spent a lot of time listening to music.
Tom o kadar çok para harcamamış olmayı diledi.Tom wished he hadn't spent so much money.
Tom Mary'ye zamanını boşa harcadığını söyledi.Tom told Mary that she was wasting her time.
Tom evine oldukça çok para harcadı.Tom spent quite a lot of money for his house.
Tom kaç para harcamak zorunda olduğumuzu tam olarak bilmeli.Tom should know exactly how much money we have to spend.
Tom bir işi iyi yapmak için gereken süreyi harcama konusunda isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to spend the time it takes to do a job well.
Tom bir servet harcamış olmalı.Tom must have spent a fortune.
Tom yeni evine bir servet harcamış olmalı.Tom must have spent a fortune on his new house.
Tom'un harcayabileceğinden daha çok parası var.Tom has more money than he can spend.
Tom kullanılmış bir motorsiklet için 300 dolardan daha fazla harcamak istemiyor.Tom doesn't want to spend more than $300 for a used motorcycle.
Tom para hakkında düşünerek çok zaman harcamaz.Tom doesn't spend much time thinking about money.
Tom eğitim için fazla zaman harcamaz.Tom doesn't spend much time studying.
Tom Boston'da fazla zaman harcamaz.Tom doesn't spend much time in Boston.
Tom onu tartışarak çok fazla zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend too much time discussing that.
Tom ne kadar para harcadığını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary how much money he'd spent.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.Tom certainly spends too much money buying things he never uses.
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.Tom certainly spends a lot of time indoors.
Tom kesinlikle mücevherata çok para harcıyor.Tom certainly spends a lot of money on jewelry.
Zamanını harcayacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do with your time?
Çok para harcıyor.He spends too much money.
Çok zaman harcadık.We wasted a lot of time.
O, gezmeye çok para harcar.He spends a lot of money travelling.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod