Sami parasını atlara harcamak istemedi.Sami didn't want to spend his money on horses.
Tom anne ve babasından aldığı harçlıkla yaşıyor.Tom is living on an allowance from his parents.
Tom onu yapmak için çok zaman harcamamayı tercih edeceğini söyledi.Tom said he'd rather not spend so much time doing that.
Tom onu yaparak çok zaman harcamamayı tercih ettiğini söyledi.Tom said he'd rather not spend much time doing that.
Hayali gitar becerilerini mükemmelleştirmek için saatler harcadı.He spent hours perfecting his air guitar skills.
Şirket reklam üzerine çok para harcadı.The company has spent a lot of money on advertising.
Zaman, bir insanın harcayabileceği en değerli şeydir.Time is the most valuable thing a man can spend.
Kız kardeşim onun küçük hissesine çok zaman harcıyor.My sister spends a lot of time on her little allotment.
Ben senin harcadığının üç katı kadar çok para harcadım.I spent three times as much money as you spent.
Keşke Tom'a aldığım hediye için daha çok para harcamış olsaydım.I wish I'd spent more money on the present I bought for Tom.
Tom'un bunun için 3,000 dolar üzerinde harcadığını biliyor muydun?Did you know Tom spent over $3,000 on that?
Tom dün bunu yapmak için çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time doing that yesterday.
Tom'un ne kadar para harcadığını bilmiyorum.I don't know how much money Tom has spent.
Tom bunu yaparken ne kadar zaman harcadı?How long has Tom already spent doing that?
Tom'un ne kadar harcadığını bilmiyorum.I don't know how much Tom spent.
Tom televizyon izleyerek çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time watching TV.
Tom ayakkabılara çok para harcıyor.Tom spends a lot of money on shoes.
Tom Mary'ye yardım etmek için çok zaman harcadı.Tom has spent a lot of time helping Mary.
Fransızca çalışarak sadece üç saat harcadım.I've just spent three hours studying French.
Bu kadar çok harcamamalıyım.I shouldn't spend so much.
Tom Mary'ye yardım ederek çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary.
Fransızca öğrenmeye çok zaman harcadım.I spent a lot of time studying French.
Tom, Fransızca çalışırken Mary'den daha az zaman harcıyor.Tom spends less time studying French than Mary does.
Tom bilgisayarın önünde çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time in front of a computer.
Her gün otobüste ne kadar zaman harcıyorsunuz?How much time do you spend on the bus every day?
Her ay yiyeceğe ne kadar para harcıyorsunuz?How much money do you spend on food every month?
Tom şimdiye kadar sana yardım ederek kaç saat harcadı?How many hours has Tom spent helping you so far?
Tom'un bir ayda ne kadar para harcadığını düşünüyorsunuz?How much money do you think Tom spends a month?
Dışarıda yemek yediğinizde genellikle ne kadar para harcarsınız?How much do you usually spend when you eat out?
Tom için işleri yaparak çok zaman harcıyorum.I spend a lot of time doing things for Tom.
Tom çoğu zamanını kitap okumak için harcıyor.Tom spends most of his time reading books.
Tom bu kıyafet için 300 dolardan fazla harcadı.Tom spent more than $300 on that suit.
Tom hapiste zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend time in jail.
Tom bir ayda ne kadar para harcar?How much money does Tom spend a month?
Ne kadar para harcamayı planlıyorsunuz?How much money do you plan to spend?
Plajda ne kadar zaman harcadın?How long did you spend at the beach?
Buna ne kadar para harcadınız?How much money did you spend on it?
Boston'da ne kadar zaman harcadınız?How long did you spend in Boston?
Ders çalışarak çok zaman harcıyorum.I spend a lot of time studying.
Ne kadar para harcadın?How much money did you spend?
Tom ne kadar para harcadı?How much money did Tom spend?
Tom'un bir harçlığı var.Tom has an allowance.
Neden vaktimizi bununla boşa harcıyoruz?Why are we wasting our time with this?
Tom'u ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcıyorsun.You're wasting your time trying to convince Tom.
Tom ve Mary'ye zamanlarını boşa harcadıklarını düşündüğümü söyledim.I told Tom and Mary I thought they were wasting their time.
Tom'un kazandığı kadar çok para harcamasına gerek yoktu.Tom didn't need to spend as much money as he did.
Tom kazandığı kadar çok para harcamak zorunda değildi.Tom didn't have to spend as much money as he did.
Sanırım oyunlar oynayarak çok fazla zaman harcıyorsun.I think you waste too much time playing games.
Bana verdiğin bütün parayı zaten harcadım.I've already spent all the money you gave me.
O kadar çok para harcamak istemiyordum.I wasn't willing to spend that much money.
Bana verdiğin tüm parayı harcadım.I've spent all the money you gave me.
Bunu yaparken biraz vakit harcamalıyım.I need to spend some time doing that.
Tom bir sürü zamanı boşa harcıyor.Tom has been wasting a lot of time.
Tom burada zamanını boşa harcıyor.Tom is wasting his time here.
Tom zamanını boşa harcıyordu.Tom has been wasting time.
Tom futbol oynamaya çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time playing football.
Tom video oyunları oynamaya çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time playing video games.
Tom'a Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcamamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to waste his time trying to convince Mary to do that.
Tom bilgisayarında çok fazla zaman harcıyor.Tom spends too much time on his computer.
Tom'a zamanını onu yapmaya çalışarak harcamamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to waste his time trying to do that.