hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Burada hapishane görevimi aldım.Εδώ πήρα μια μετάθεση στη φυλακή.
Burada hapishane görevimi aldım.Вот как я получила эту должность.
Burada hapishane görevimi aldım.Така получих назначение в затвор.
Burada hapishane görevimi aldım.Так я і отримала призначення у в'язницю.
Burada hapishane görevimi aldım.הוצבתי בכלא הזה.
Burada hapishane görevimi aldım.هنا تم تعييني في السجن.
Burada hapishane görevimi aldım.大勢の犯罪者たち相手の任務に就きました
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Aceasta este femeia care a oprit Experimentul Închisorii de la Stanford.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Das hier ist die Frau, die das Stanford- Gefängnis-Experiment gestoppt hat.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Dette er kvinden, der stoppede Stanford Fængselsstudiet.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Dit is de vrouw die de Stanford Gevangenisstudie stopte.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Esta é a mulher que pôs termo ao Estudo da Prisão de Stanford.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Esta es la mujer que puso fin al Estudio de la Prisión de Stanford.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Ez a nő állította le a Stanfordi börtönkísérletet.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.이 여성이 바로 스탠포드 감옥실험을 중지시킨 사람입니다.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Questa è la donna che ha fermato lo Stanford Prison Study.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Tahle žena zastavila standfordský vězeňský experiment.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Ta kobieta zatrzymała eksperyment stanfordzki.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Tämä on se nainen, joka lopetti Standordin vankilakokeen.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Toto je žena, ktorá zastavila experiment v Stanfordskom väzení.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Voici la femme qui a stoppé l'étude sur la prison de Stanford.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Αυτή είναι η γυναίκα που σταμάτησε το Πείραμα της Φυλακής στο Στάνφορντ.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Това е жената, която е спряла Проучването на станфордския затвор.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Це жінка, яка зупинила Стенфордський тюремний експеримент.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.Это женщина, остановившая тюремный эксперимент.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.זו האישה שעצרה את מחקר כלא סטנפורד.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.هذه هي المرأة التي أوقفت دراسة سجن ستانفورد.
Buradaki Stanford Hapishane Çalışmasını durduran kadın.実験が制御できなくなったと言いましたが 私は実験の最高責任者でした
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.당시 저는 경찰로서 교도관 임무를 맡았습니다.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Saya dikirimkan ke penjara sebagai polisi.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Sono andata in prigione come ufficiale di polizia.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Tôi nhận lệnh đi đến một nhà tù với vai trò là viên cảnh sát.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Vállaltam a kinevezést a börtönbe, rendőrtisztként.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Acum am fost însărcinată ca ofiţer de poliţie într-o închisoare.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Bola som pridelená do väzenia ako policajný dôstojník.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Byla jsem přidělena do vězení jako policejní důstojník.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Então fui para uma prisão como agente da polícia.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Hice trabajo penitenciario como oficial de policía.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Ich ging dann als Polizist zu einem Gefängniseinsatz.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Ik kreeg een gevangenisopdracht, als politieofficier.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.J'ai été affectée à un poste de policier de prison.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Jako policjantka miałam zadanie w więzieniu.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Πήγα σε μία μετάθεση στην φυλακή σαν αστυνόμος.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Така отидох да работя в затвор като полицейски служител.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Я поїхала на призначення у в'язницю, як полісмен.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.Я получила направление на работу в тюрьме.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.הוצבתי בכלא כשוטרת.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.ذهبت إلى السجن كضابطة شرطة.
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.皆、看守の仕事は嫌がります
Bu tür bir işin sizi neye çevirebileceğinden hapishane deneyinde bahsettik. 4.Das Stanford Prison Experiment zeigt welche psychologischen Auswirkungen dieser Beruf hat.
Bu tür bir işin sizi neye çevirebileceğinden hapishane deneyinde bahsettik. 4.Показахме ви в затворническия експеримент какво може да ви накара да правите такава професия.
Bu tür bir işin sizi neye çevirebileceğinden hapishane deneyinde bahsettik.Abbiamo mostrato nell esperimento della prigione cosa un lavoro del genere può farti fare.
Bu tür bir işin sizi neye çevirebileceğinden hapishane deneyinde bahsettik.Am aratat in experimentul cu inchisoarea ce te poate face acest job.
Bu tür bir işin sizi neye çevirebileceğinden hapishane deneyinde bahsettik.Kami telah menunjukkan di percobaan penjara apa pekerjaan tersebut bisa membuat Anda lakukan.
Bu tür bir işin sizi neye çevirebileceğinden hapishane deneyinde bahsettik.Te hemos mostrado en el experimento de la prisión que este tipo de trabajo te puede hacer serlo.
Bu varlıkların biri bizim hapishanemizdir.A jednou z týchto entít sú naše väznice.
Bu varlıkların biri bizim hapishanemizdir.Dan salah satu benda itu adalah penjara kita.
Bu varlıkların biri bizim hapishanemizdir.Ein Gebilde dieser Art sind unsere Gefängnisse.
Bu varlıkların biri bizim hapishanemizdir.En een van die dingen zijn onze gevangenissen.
Bu varlıkların biri bizim hapishanemizdir.És az egyik ilyen entitás a börtöneink.

İlgili Sayfalar