Ana içeriğe geç
Sözlük

hana ile cümle

hana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Avdon, Zikri, Hanan,Abdon, Zihri, Hanan,
Avdon, Zikri, Hanan,Abdon, Zikhri, Hanan
Avdon, Zikri, Hanan,Abdon, Zikri, Canàn
Avdon, Zikri, Hanan,Abdon, Zikri, Hanan,
Avdon, Zikri, Hanan,Abdon, Zikri, Hanán,
Avdon, Zikri, Hanan,Áp - đôn , Xiếc-ri , Ha-nan ,
Avdon, Zikri, Hanan,Áp-đôn, Xiếc-ri, Ha-nan,
Avdon, Zikri, Hanan,I Abdon, i Zychry, i Chanan,
Avdon, Zikri, Hanan,압돈과 시그리와 하난과
Avdon, Zikri, Hanan,og Abdon og Sikri og Hanan
Avdon, Zikri, Hanan,και Αβδων και Ζιχρι και Αναν
Avdon, Zikri, Hanan,Авдон, Зехрий, Анан,
Avdon, Zikri, Hanan,Авдон, Зихрий, Ханан,
Avdon, Zikri, Hanan,ועבדון וזכרי וחנן׃
Avdon, Zikri, Hanan,وعبدون وزكري وحانان
Avdon, Zikri, Hanan,亞 伯 頓 、 細 基 利 、 哈 難
Avdon, Zikri, Hanan,亞伯頓 、 細基利 、 哈難
Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adı Paiydi. Karısı, Me-Zahav kızı Matretin kızı Mehetaveldi.바알하난이 죽으매 하닷이 대신하여 왕이 되었으니 그 도성 이름은 바이요 그 아내의 이름은 므헤다벨이라 메사합의 손녀요 마드렛의 딸이었더라
Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adı Paiydi. Karısı, Me-Zahav kızı Matretin kızı Mehetaveldi.וימת בעל חנן וימלך תחתיו הדד ושם עירו פעי ושם אשתו מהיטבאל בת מטרד בת מי זהב׃
Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adı Paiydi. Karısı, Me-Zahav kızı Matretin kızı Mehetaveldi.ومات بعل حانان فملك مكانه هدد واسم مدينته فاعي واسم امرأته مهيطبئيل بنت مطرد بنت ماء الذهب.
Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adı Paiydi. Karısı, Me-Zahav kızı Matretin kızı Mehetaveldi.巴 勒 哈 南 死 了 、 哈 達 接 續 他 作 王 . 他 的 京 城 名 叫 巴 伊 、 他 的 妻 子 名 叫 米 希 他 別 、 是 米 薩 合 的 孫 女 、 瑪 特 列 的 女 兒
Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adı Paiydi. Karısı, Me-Zahav kızı Matretin kızı Mehetaveldi.巴勒哈南 死了 、 哈達 接續 他 作王 . 他 的 京城 名叫 巴伊 、 他 的 妻子 名叫 米希 他 別 、 是 米薩合 的 孫女 、 瑪特列 的 女兒
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.A Annáš nejvyšší kněz, a Kaifáš, a Jan, a Alexander, a kteřížkoli byli z pokolení nejvyššího kněze.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.aj Annáš, najvyšší kňaz, a Kaifáš a Ján a Alexander i všetci, koľko ich bolo z rodu najvyššieho kňaza,
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.cu marele preot Ana, Caiafa, Ioan, Alexandru, şi toţi cei ce se trăgeau din neamul marilor preoţi.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.e Anás, o sumo sacerdote, e Caifás, João, Alexandre, e todos quantos eram da linhagem do sumo sacerdote.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.És Annás, a fõpap, és Kajafás és János és Sándor, és a kik csak fõpapi nemzetségbeliek valának.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.I Annasz, najwyższy kapłan, i Kaifasz, i Jan, i Aleksander, i ile ich było z rodu najwyższych kapłanów;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.il sommo sacerdote Anna, Caifa, Giovanni, Alessandro e quanti appartenevano a famiglie di sommi sacerdoti
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.in Ana, veliki duhovnik, in Kajfa in Janez in Aleksander in kolikor jih je bilo iz višjega duhovskega rodu;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.대제사장 안나스와 가야바와 요한과 알렉산더와 및 대제사장의 문중이 다 참예하여
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.ligeså Ypperstepræsten Annas og Kajfas og Johannes og Alexander og alle, som vare af ypperstepræstelig Slægt.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.y estaban el sumo sacerdote Anás, Caifás, Juan, Alejandro y todos los del linaje del sumo sacerdote
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.και Αννας ο αρχιερευς και Καιαφας και Ιωαννης και Αλεξανδρος και οσοι ησαν εκ γενους αρχιερατικου.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.и Анна первосвященник, и Каиафа, и Иоанн, и Александр,и прочие из рода первосвященнического;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.И като поставиха Петра и Йоана насред, питаха ги: С каква сила, или в кое име, извършихте това?
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.та Анна архиєрей, та Каяфа, та Йоан, та Александр і скільки було з родини архиєрейської,
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.וחנן הכהן הגדול וקיפא ויוחנן ואלכסנדרוס וכל אשר ממשפחת הכהן הגדול׃
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.مع حنان رئيس الكهنة وقيافا ويوحنا والاسكندر وجميع الذين كانوا من عشيرة رؤساء الكهنة‎.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.又 有 大 祭 司 亞 那 、 和 該 亞 法 、 約 翰 、 亞 力 山 大 、 並 大 祭 司 的 親 族 都 在 那 裡
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.又 有 大 祭司 亞 那 、 和 該亞法 、 約翰 、 亞力山大 、 並大 祭司 的 親族 都 在 那裡
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ale najvyšší kňaz Ananiáš rozkázal tým, ktorí stali pri ňom, aby ho bili po ústach.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ananiás fõpap pedig megparancsolá azoknak, kik õ mellette állanak vala, hogy üssék õt szájon.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Då befallde översteprästen Ananias dem som stodo bredvid honom, att de skulle slå honom på munnen.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Der Hohepriester aber, Ananias, befahl denen, die um ihn standen, daß sie ihm aufs Maul schlügen.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.대제사장 아나니아가 바울 곁에 섰는 사람들에게 그 입을 치라 명하니
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Le souverain sacrificateur Ananias ordonna à ceux qui étaient près de lui de le frapper sur la bouche.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ma il sommo sacerdote Anania ordinò ai suoi assistenti di percuoterlo sulla bocca
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Marele preot Anania a poruncit celor ce stăteau lîngă el să -l lovească peste gură.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Mas o sumo sacerdote, Ananias, mandou aos que estavam junto dele que o ferissem na boca.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Men Ypperstepræsten Ananias befalede dem, som stode hos ham, at slå ham på Munden.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Mutta ylimmäinen pappi Ananias käski lähellä seisovia lyömään häntä vasten suuta.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Nhưng thầy tế lễ thượng phẩm là A-na-nia biểu mấy kẻ đứng gần Phao-lô vả miệng người.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Nhưng thầy tế_lễ thượng phẩm là A-na-nia biểu mấy kẻ đứng gần Phao-lô vả miệng người .
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi."Sla hem op zijn mond", zei de hogepriester Ananias tegen de mannen die vlak bij Paulus stonden.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Tedy Ananijasz, najwyższy kapłan, rozkazał go tym, którzy przy nim stali, bić w gębę.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Tedy nejvyšší kněz Ananiáš kázal těm, kteříž tu stáli, aby jej bili v ústa.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Veliki duhovnik Ananija pa ukaže tistim, ki so stali pri njem, naj ga udarijo po ustih.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Y el sumo sacerdote Ananías mandó a los que estaban a su lado, que le golpeasen en la boca
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ypperstepresten Ananias bød da dem som stod der, å slå ham på munnen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod