hanımefendi ile cümle

hanımefendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, szlachcianka, że Bóg uczynił dla siebie do marca
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Satu, wanita yg berkedudukan baik, bahwa Allah telah membuat bagi dirinya sendiri untuk Maret
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Uno, dama, que Dios ha hecho por sí mismo a marzo
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Uno, gentildonna, che Dio ha fatto per se stesso a marzo
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Едно, придворна дама, че Бог е направил за себе си да разваля.
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.Un ROMEO, dame, que Dieu a fait pour lui-même sur MAR.
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.Ένα ROMEO, ευγενής κυρία, ότι ο Θεός έκανε για τον εαυτό του να Μάρτιο
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.РОМЕО Один из них, дворянка, что Бог сделал для себя в марте
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.רומיאו אחת, אצילה, כי אלהים עשה עבור עצמו מרס
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.روميو واحد ، وإمرأة لطيفة ، أن الله سخر لنفسه ، مارس
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.私の婚約で看護師が、それはよく言われて、 - 彼自身のため月に、〜と言った" - 私は若いを見つけることがどこに紳士、あなたがたのうち、私に言うことができますか?が
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Acho que ela disse que parece uma pistola.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Cred că ea a spus că arată precum o armă.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Credo lei abbia detto che assomiglia a una pistola.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Creo que ella dijo que parecía un arma.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Ich glaube, sie sagte es sähe wie eine Pistole aus.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Je crois qu'elle a dit que cela ressemblait à un revolver.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Jego wygląd został porównany do pistoletu.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti. Pek çok insan silahlardan hoşlanmaz.화면에서 그 여자분이 이게 총처럼 생겼다고 했나요. 많은분들이 총을 싫어하긴 하죠.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti. Pek çok insan silahlardan hoşlanmaz.אני חושב שהיא אמרה שזה נראה כמו אקדח. הרבה אנשים לא אוהבים אקדחים.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti. Pek çok insan silahlardan hoşlanmaz.أظن أنها قالت أنه يشبه المسدس. الكثير من الناس لايحبون المسدسات.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti. Pek çok insan silahlardan hoşlanmaz.(笑)
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Тя май каза, че прилича на оръжие.
Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti.Я тут подумал: "Она сказала, что он похож на пистолет".
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Dragul meu doamnă, sunteţi pledează pentru tine.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Kedves hölgyem, Ön beadvány magad.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Mijn lieve dame, je bent pleiten voor jezelf.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Moja draga gospa, ste vloge zase.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Moje drahá lady, vy prosíte především za sebe.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Nå, jeg forventer, at det er temmelig svært for Mr.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.No, odotan se on melko vaikeaa Mr.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz. O güzel gözlerinizin kapandığını görebiliyorum.No, predpokladám, že je to dosť ťažké pre pána Rainsford ... sa sústrediť na nič Koniec koncov on prešiel.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Oh ma chère Dame, vous plaidez pour vous-même
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Verehrte Dame, Sie verteidigen sich bloß selbst.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.Скъпа госпожо, се пледира за себе си.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.جيد ، وأتوقع أنه من الصعب بل رينسفورد للسيد...
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.何に集中へ 結局彼は通過している。
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.I tager fruen til, I ved hvor ...
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Ni tar frun till ni vet vart...
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Saattakaa nainen sinne yhteen paikkaan.
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Vocês, acompanhem a senhora e dirijam-se para aquele local.
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Voi accompagnate la signora e andate dove sapete.
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Vosotros acompañad a la señorita y dirigíos a "ya sabéis dónde".
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Wy pójdziecie z panią Bradley w wiadome miejsce.
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Εσείς συνοδεύστε τη σύζυγο και πηγαίνετε, ξέρετε πού.
Siz hanımefendiye eşlik edin ve malum yere gidin.Вы будете сопровождать женщину сами знаете куда.
Sonra görüşürüz hanımefendi. Ama... bekle!Тръгвам - Момент!
Sonra görüşürüz hanımefendi.Gặp lại cô sau nha!
Sonra görüşürüz hanımefendi.Viszlát hölgyem!
Tabii ki, ben senin tek kız torununum. Gerçekten çok büyüdün. Artık bir hanımefendi gibi görünüyorsun.Torej, je bil naš dogovor sprejet v naslednjo generacijo.
Tamam, hanımefendi.D'accord, Mademoiselle. C'est toute ta fortune ?
Tamam, hanımefendi.Rendben, hölgyem.
Tamam, hanımefendi.Μάλιστα δεσποινίς.
Tamam, hanımefendi.نعم, انستي
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Förlåt, fröken- -men du får vänta på att han ska bli straffad.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Lamento, menina, mas vai ter de esperar um pouco mais até ele ser castigado.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Lo siento, señorita, pero tendrás que esperar un poco hasta que reciba su castigo.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Mi dispiace, signorina, ma dovrai aspettare un po' per vederlo punito.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Pahoittelen- -mutta joudut odottamaan Scarin rankaisemista.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Przykro mi, panienko, ale będziesz musiała zaczekać, aż zostanie ukarany.
İlgili Sayfalar