Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.De flesta ringarna har upptäckts i radioområdet.
Dendrokronoloji, yaşlı ağaçları ve yaş halkalarını inceleyen bilim dalı.Ett annat hjälpmedel är dendrokronologi, årsringar hos träd.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Spottsten eller spottkörtelsten är stenar (konkrement) i spottkörtlarna.
Ağaç halkaları her yıl büyür.Pälsen växer hela livet.
Bazen bu diskler, sağdaki Fomalhaut'un görüntüsünde görüldüğü gibi belirgin halkalar içeriyor.Інколи такий диск має помітні кільця, як на зображені Фомальгаута справа.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Кожна з зовнішніх планет оточена кільцями пилу та інших частинок.
Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır.За легендою, він власноруч садив тут дерева.
Bu halkaların çapı genellikle yüzlerce kilometreden binlerce kilometreye kadar uzanır.Ці викиди іноді покривають землю на тисячі км².
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.Dřevo z toho stromu se snadno opracovává.
Gezegen halkalarıTrpasličí planety.
(Tlön ve Uqbar, Satürn'ün Halkaları'nda mevcuttur.)(Tlön și Uqbar apar în Inelele lui Saturn.)
Gezegen halkalarıPlaneta maimuțelor
Farklı steroidler bu halkalara bağlı olan fonksiyonel gruplar bakımından birbirlerinden ayrılırlar.Diferiți steroizi variază prin grupările funcționale atașate acestor inele.
Önemli eserleri arasında Vertigo, Göçmenler, Satürn'ün Halkaları ve Austerlitz sayılabilir.Este vorba de Vertigo, Imigranții, Inelele lui Saturn și Austerlitz.
Halkaların toplam kütlesi, 0,1 güneş kütlesidir.Masa totală a inelelor este de aproximativ 0,1 mase solare.
Satürn halkaları ile karşılaştırıldığında, Jüpiter'in halkalarının birçok yönden farklı olduğu görülür.Spre deosebire de cele ale lui Saturn, inelele lui Jupiter sunt întunecate.
Böylece etrafındaki halkalar da dik olarak onunla birlikte döner.Prietenii lui se adună cu bucurie în jurul său.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Fiecare planetă exterioară este înconjurată de inele planetare alcătuite din praf și alte obiecte mici.
1977 Uranüs'ün halkaları keşfedildi.Az Uránusz gyűrűjének a felfedezése 1977-ben.
Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.Kerékpársáv is ki van jelölve a sugárút nagy részén.
Mümkün olduğunca kalın taze sarımsak kalın halkalar halinde doğranır.A lehető legtisztább nyersanyagokat egytégelyes kemencében olvasztják össze.
Almanya'ya döndükten sonra ise ancak kapalı ders halkalarında iktisat üzerine dersler verir.Saksasta palattuaan hän teki joukkokyselyn kansakoululaisten kouluainemieltymyksistä.
Halkaların toplam kütlesi, 0,1 güneş kütlesidir.Näiden tähtien massat ovat 0,6–0,1 Auringon massaa.
(Tlön ve Uqbar, Satürn'ün Halkaları'nda mevcuttur.)(Poiminut ja suomentanut Pentti Saarikoski.)
Hamur demetleri daha sonra bir piramit içine istiflenmiş halkalar şeklinde biçimlendirilir.Pitkulaiset lelut on suunniteltu pinottavaksi päällekkäin pyramidin muotoon.
Bu döngüler ve halkalar basınç dalgaları tarafından oluşturulur.Αυτοί οι βρόχοι και οι δακτύλιοι παράγονται από κύματα πίεσης.
Bu halkalar gökadanın disk bölgesiyle rezonans bir yapı sergiler.Αυτά τα δακτυλίδια φαίνεται να δημιουργούνται σε περιοχές με τροχιακή αντήχηση στο δίσκο του γαλαξία.
Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.Αρκετοί ραδιοπειρατές εργάστηκαν σε ιδιωτικά ραδιόφωνα.
1977 Uranüs'ün halkaları keşfedildi.1977 - Uranus' ringe opdages.
Hamur demetleri daha sonra bir piramit içine istiflenmiş halkalar şeklinde biçimlendirilir.Herefter lægges armeringsjern i stil med et hønsenet.
Voyager 1'in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı.Voyager 1 hadde planetene Jupiter og Saturn, samt deres samling av måner og ringer, som sine prioriterte mål.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.De fire ytre planetene har ringer av støv og andre partikler rundt seg.
Ürktüğünde gövdesini yere yapıştırır ve başını gövde halkalarının altına sokmaya çalışır.Hver hann prøver å vippe motstanderen over på ryggen ved å presse hornet under ham.
Burgess, kentler için halkalardan oluşan bir büyüme modeli oluşturdu.Kobber ble en stabil kilde til vekst for den lokale befolkningen.
Perçinlenmiş halkalar için kullanlın teller, iki şekilde yapılmaktaydı.For å lage tosidige trykksaker måtte prosessen gjøres to ganger.
1970'lerden sonra diğer gaz devlerinin de halkaları bulunduğu keşfedilmiştir.På 1930-tallet ble det oppdaget andre jodkilder.
Galileo Satürn'ü gözlemledi ve halkalarını gezegen sandı.Galileo sempat bingung dengan cincin Saturnus dan mengira bahwa Saturnus bertelinga.
Bu zırhlar, her ikisi arasında bir iki bağlantı olan geniş halkalardan oluşuyordu.Maka dari kedua jenis manusia itu diciptakan berbeda untuk saling mengisi.
Üçüncü taraf sağlayıcılar ayrıca GarageBand'da kullanmak için fazladan halkalar da sunar.Các nhà cung cấp bên thứ ba cũng cung cấp thêm các tuyến để sử dụng trong GarageBand.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Vận động cổ bao gồm: gấp, duỗi (gật đầu) và xoay (lắc đầu).
Şubat 2016'da Microsoft, Windows Insider önizleme için yeni halkalar sundu.Vào tháng 2 năm 2016, Microsoft giới thiệu vòng release preview mới cho Windows Insider.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Mỗi hành tinh vòng ngoài còn có các vành đai hành tinh chứa bụi, hạt và vật thể nhỏ quay xung quanh.
“Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik.貴充を再び自分の隊に入れた。
Eşanlam: Sekendiz (Sekentir) – SEKEN Özelliği: Etrafında halkaları vardır.吾妻弥生とは部活の先輩後輩の仲であり何かと駆のことで相談を受けている。
Yüzüne halkalar takılıp çekilerek fatihin önüne getirildi.昔、生け捕りにされそうになった際自分の顔面を焼いて難を逃れた。
1977 Uranüs'ün halkaları keşfedildi.1977年 - 天王星の環が発見される。
İkisi arasındaki fark, üç halkalardan birindeki bir çift bağın konumudur.あなた方の話が食い違っているのは、あなた方がゾウの異なる部分を触っているからです。
Voyager 1'in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı.ボイジャー1号の最初の目標は木星と土星及びそれらに付随する衛星と環であった。
“Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik.我們以這種椰棗二升換取質量好的一升。
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.具怪石圈、早期两轮战车、神人同形石碑。
Eşanlam: Sekendiz (Sekentir) – SEKEN Özelliği: Etrafında halkaları vardır.” “我王来,既爰宅于兹;重我民,无尽刘。
Voyager 1'in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı.旅行者1号原先的主要目标,是探测木星与土星及其卫星与环。
Ağaç halkaları her yıl büyür.每年都會舉辦大樹菠蘿節。
En sondan bir-iki evvelki bir halka elden düşürülüp öbür halkaların iki katı büyüklüğe getirilir.其中以鮮虞最強,其餘兩部都臣服於它。
Eşanlam: Sekendiz (Sekentir) – SEKEN Özelliği: Etrafında halkaları vardır.나의 자전(慈殿)이 과인의 몸을 보우(保佑)하였음은 인원성후(仁元聖后, 인원왕후)가 선대왕(영조)을 보우함과 같았습니다.
1616'da tekrar ortaya çıkan halkalar kafasını daha da karıştırdı.1616년에 다시 토성을 관찰했을 때 그 고리가 다시 나타나서 더욱 그를 혼란스럽게 하였다.
Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.이들 중 대부분은 라디오 펄서로서 관측되어 왔다.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.또한 모든 가스 행성에는 고리 및 위성들이 존재한다.
Gezegen halkaları bulunmaz.לכוכבי הים אין מוח.
Ağaç halkaları her yıl büyür.בכל יום ייגדל החזיר.