Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.Verigile erau lîngă pervaz, şi în ele erau vîrîţi drugii pentru ducerea mesei.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.vlak onder de gouden rand.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.υπο το χειλος ησαν οι κρικοι, θηκαι των μοχλων, δια να βασταζωσι την τραπεζαν.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.До самия перваз бяха колелцата, като влагалища на върлините, за да се носи трапезата.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.при стенках были кольца, чтобы влагать шесты для ношения стола;
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.לעמת המסגרת היו הטבעת בתים לבדים לשאת את השלחן׃
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.عند الحاجب كانت الحلقات بيوتا للعصوين لحمل المائدة.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.安 環 子 的 地 方 、 是 挨 近 橫 梁 、 可 以 穿 杠 抬 桌 子
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.安環子 的 地方 、 是 挨近 橫梁 、 可以 穿 杠抬 桌子
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.A karáj mellett legyenek a karikák rúdtartókul, hogy hordozhassák az asztalt.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Gelang itu untuk menahan kayu pengusungnya supaya meja itu bisa digotong
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Gli anelli saranno contigui alla cornice e serviranno a inserire le stanghe destinate a trasportare la tavola
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Hart unter der Leiste sollen die Ringe sein, daß man Stangen darein tue und den Tisch trage.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Invid listen skola ringarna sitta, för att stänger må skjutas in i dem, så att man kan bära bordet.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Junto da guarnição estarão as argolas, como lugares para os varais, para se levar a mesa.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Khoen sẽ ở gần be , để xỏ đòn khiêng bàn .
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Khoen sẽ ở gần be, để xỏ đòn khiêng bàn.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.턱 곁에 달라 이는 상 멜 채를 꿸 곳이며
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Les anneaux seront près du rebord, et recevront les barres pour porter la table.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.lige ved Listen skal Ringene sidde til at stikke Bærestængerne i, så at man kan bære Bordet.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Like ved listen skal ringene sitte, de skal være til å stikke stengene i, så bordet kan bæres.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Obrúčky budú tesne pri obrube a budú za ložiská pre sochory na nosenie stola.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Pod tą listwą będą kolce, przez które przewloką drążki do noszenia stołu.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Pod tou lištou budou kruhové, skrze něž provlačováni budou sochorové k nošení stolu.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Próximos al marco estarán los aros, donde se colocarán las varas para llevar la mesa
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Renkaat olkoot juuri listan alla niiden korentojen pitiminä, joilla pöytä on kannettava.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Tik pod deščico naj bodo roči, da se vanje vtakneta droga, s katerima se bo prenašala miza.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Verigile să fie lîngă pervaz, şi în ele se vor vîrî drugii ca să ducă masa.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.οι κρικοι θελουσιν εισθαι υπο το χειλος θηκαι των μοχλων, δια να βασταζηται η τραπεζα.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.Колелцата да бъдат до самия перваз, като влагалища на върлините, за да се носи трапезата.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.при стенках должны быть кольца, чтобы влагать шесты, для ношения на них стола;
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.לעמת המסגרת תהיין הטבעת לבתים לבדים לשאת את השלחן׃
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.عند الحاجب تكون الحلقات بيوتا لعصوين لحمل المائدة.
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.安 環 子 的 地 方 要 挨 近 橫 梁 、 可 以 穿 杠 抬 桌 子
Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.安環子 的 地方 要 挨近 橫梁 、 可以 穿 杠抬 桌子
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaAnche la carta stampata, anche la carta stampata si supponeva fosse uno strumento per rinforzare
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaIncluso la imprenta, incluso la imprenta se suponía que era una herramienta que impondría
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslında인쇄 매체조차도, 심지어 인쇄 매체조차도
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaMême la presse à imprimer, était supposée être un outil qui allait faire respecter
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaאפילו מכונת הדפוס, אפילו הדפוס
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaحتى جهاز الطباعة
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaカトリック知識人の支配を ヨーロッパに広める
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Aţi auzit probabil de ciclurile benzenice; ele sunt foarte cancerigene.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Avrete probabilmente sentito parlare degli anelli di benzene; sono molto cancerogeni.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Bạn đã nghe tới vòng benzene; đó là những chất gây ung thư.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.I har sikkert hørt om benzen-ringe; de er meget kræftfremkaldende.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Je hebt vast wel eens gehoord van benzeenringen; die zijn erg kankerverwekkend.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.벤젠 고리에 대해 들어 보셨을 겁니다. 발암 물질을 많이 가지고 있죠.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Pewnie słyszeliście o pierścieniach benzenowych, są bardzo rakotwórcze.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Sie haben möglicherweise von Benzolringen gehört; Diese sind stark krebserregend.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Valószínűleg hallottak már a benzolgyűrűkről és erős rákkeltő hatásukról.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Vous avez probablement entendu parler des anneaux de benzène; ils sont très cancérigènes.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Θα έχετε ακούσει για τους δακτύλιους βενζολίου, που είναι πολύ καρκινογόνοι.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Вы могли слышать о бензоловых кольцах. Они очень канцерогенны.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.Навярно сте чували за бензолни ядра; силно канцерогенни.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.בטח שמעתם על טבעות בנזין, הן מאוד מסרטנות.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.ربما أنكم قد سمعتم عن حلقة البنزين: وهي مادة مسرطنة جداً.
Muhtemelen benzen halkalarını duymuşsunuzdur, çok kanserojendirler.そして最終的には
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Capitaine. Il sonne chaque pièce pour trouver une contrefaçon.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Dia cincin setiap koin untuk menemukan palsu.