halka ile cümle
halka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A v določeni dan obleče Herod kraljevsko oblačilo in sede na prestol in jim je govoril.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Ðến kỳ , vua Hê-rốt mặc áo chầu , ngồi trên ngai , truyền phán giữa công_chúng .
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Ðến kỳ, vua Hê-rốt mặc áo chầu, ngồi trên ngai, truyền phán giữa công chúng.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Egy kitûzött napon pedig Heródes királyi ruhájába felöltözve és székibe ülve nyilvánosan szóla hozzájuk.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.En un día señalado, Herodes, vestido de sus vestiduras reales, se sentó en el tribunal y les arengaba
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.헤롯이 날을 택하여 왕복을 입고 위에 앉아 백성을 효유한대
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Men på en fastsat Dag iførte Herodes sig en Kongedragt og satte sig på Tronen og holdt en Tale til dem,
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Nel giorno fissato Erode, vestito del manto regale e seduto sul podio, tenne loro un discorso
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Niin Herodes määrättynä päivänä pukeutui kuninkaalliseen pukuun, istui istuimelleen ja piti heille puheen;
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.num dia designado, Herodes, vestido de trajes reais, sentou- se no trono e dirigia-lhes a palavra.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.På en fastsatt dag klædde da Herodes sig i kongelig skrud og satte sig på sin trone og holdt en tale til dem,
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.På utsatt dag klädde sig då Herodes i konungslig skrud och satte sig på tronen och höll ett tal till dem.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Potom na určený deň sa obliekol Heródes do kráľovského rúcha, sadol na prestol a povedal k nim reč.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.V uložený pak den Herodes, obleka se v královské roucho, a posadiv se na soudné stolici, učinil k nim řeč.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Και εν ημερα ωρισμενη ενδυθεις ο Ηρωδης βασιλικην στολην και καθησας επι του θρονου, εδημηγορει προς αυτους.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.В назначенный день Ирод, одевшись в царскую одежду, сел на возвышенном месте и говорил к ним;
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.И понеже не въздаде слава на Бога, начаса един ангел от Господа го порази, та биде изяден от червеи и умря.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Призначеного ж дня Ірод, одігшись у царські шати і сівши на престолі, промовляв до них:
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.ויהי ביום המועד וילבש הורדוס לבוש מלכות וישב על כסא המשפט ויטף אליהם אמרתו׃
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.ففي يوم معين لبس هيرودس الحلّة الملوكية وجلس على كرسي الملك وجعل يخاطبهم.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.希 律 在 所 定 的 日 子 、 穿 上 朝 服 、 坐 在 位 上 、 對 他 們 講 論 一 番
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.希律 在 所定 的 日子 、 穿上 朝服 、 坐在 位 上 、 對他們講論 一番
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Acho que está na hora do assunto vir a público.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Cred că e timpul ca subiectul să fie făcut public.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Creo que es hora de que el tema se haga público.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Czas na upublicznienie tematu.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Es ist jetzt an der Zeit, dieses Thema der Öffentlichkeit vorzustellen.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Ik denk dat het tijd is om het onderwerp naar buiten te brengen.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Je crois qu'il est temps de rendre le sujet public.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.이제는 이 문제를 공개할 때라고 생각합니다.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Ma penso che è ora di far diventare questo argomento di dominio pubblico.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Tapi saya pikir sudah waktunya untuk dipublikasikan.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Tôi nghĩ rằng đây là thời điểm để công khai chủ đề này.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Úgy hiszem, itt az ideje, hogy ez a téma nyilvános legyen.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Πιστεύω ότι το ζήτημα πρέπει να κοινοποιηθεί.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.Думаю, пора вынести этот вопрос на широкое обсуждение.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.אני חושב שהגיע הזמן להפוך את הנושא לנחלת הציבור.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.أعتقد أنه آن الآوان ليتحول هذا الموضوعإلى قضية رأي عام.
Bence artık bu konunun halka açılmasının zamanıdır.世論に問いかけるのです
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.Cred că publicul are dreptul să ştie ce îi motivează pe cei care dezvăluie fapte nedemocratice.
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.저는 대중들이 민주주의 정부에 속해있지 않는 사람들이 무슨 생각을 가지고 이런 폭로를 하는지 알 권리가 있다고 생각합니다.
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.Pero yo no lo estoy. No me diferencio de los demás. No tengo habilidades especiales.
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.أعتقد أن الجمهور يستحق تفسيرا لدوافع الأشخاص الذين يقومون بهذه الإفصاحات خارج النموذج الديمقراطي.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››C`est un vent impétueux qui vient de là jusqu`à moi. Maintenant, je prononcerai leur sentence.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Ci un vînt năpraznic vine de acolo pînă la Mine! Acum le voi rosti hotărîrea!`
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››et Vejer for vældigt dertil kommer mod mig. Derfor vil jeg også nu tale Domsord imod dem.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Ja, ein Wind kommt, der ihnen zu stark sein wird; da will ich denn auch mit ihnen rechten.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››이보다 더 강한 바람이 나를 위하여 오리니 이제 내가 그들에게 심판을 베풀 것이라
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Lại có gió lớn hơn nữa vì ta mà đến. Nay ta sẽ rao sự đoán xét nghịch cùng chúng nó.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Lại có gió lớn hơn_nữa vì ta mà đến . Nay ta sẽ rao sự đoán xét nghịch cùng chúng_nó .
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››mas um vento forte demais para isto virá da minha parte; agora também pronunciarei eu juízos contra eles.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››melainkan angin kuat yang datang atas perintah TUHAN sendiri untuk menjatuhkan hukuman ke atas umat-Nya
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Nei, en sterkere vind skal jeg la komme; nu vil også jeg avsi dom over dem.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››nej, en våldsammare vind än som så låter jag komma. Ja, nu vill jag gå till rätta med dem!
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››õs szél jõ onnan reám [is;] azért hát ítéletet mondok ellenök.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Plnší vietor mocnejší mi prijde ako to. Teraz budem už i ja hovoriť súdy nad nimi.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Tuuli, liian tuima sellaisiin, tulee minulta; nyt minä myös julistan heille tuomiot.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Un vento minaccioso si alza per mio ordine. Ora, anch'io voglio pronunziare contro di essi la condanna»
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››Un viento más fuerte que éstos viene de parte mía. Ahora también yo declararé juicios contra ellos.
‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››veter močnejši nego za tisto mi pride. Sedaj izrečem tudi jaz sodbe nad njimi.