halkın ile cümle

halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halkın dili Katalancadır.La tribuna del idioma.
Tahir'in Hamedan'ı kuşatıp abluka etmesi şehir halkını gayet büyük zorluklara sokmuştu.Tomó la ciudad de Isin, a la cual destruyó sus murallas una vez en su poder.
Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir.El gobierno debe ser susceptible a la presión dentro de la población.
Turizm merkezlerine yakınlığından dolayı halkın bir kısmı buralarda çalışmaktadır.En las cercanías se realizan algunas actividades de turismo para los visitantes.
Kasaba halkının doğaüstü etkilerden dolayı acı çeken kişiler olduğunu fark eder.Palpa de cerca cómo sufre el pueblo por los efectos de la crisis económica.
Bu halkın çoğunluğu kırsal alanlarda yaşamaktaydı ve geçimini tarım ve halıcılıkla sağlıyordu.Como muchos de ellos eran granjeros, siguen practicando agricultura –en su propia y torcida manera.
Şu an köy halkının çoğunluğu bu tesislerden emekli olmuş ve köyün çoğunluğu emeklidir.Actualmente estas actividades son testimoniales y la mayor parte de los habitantes viven de la jubilación.
RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından.Aquel cuyo estrecho camino me hiciera triste, cuyo poder es de Satan.
Evden eve giderek şarkılar söylerler ve her evin hane halkını bereket ritüelleriyle kutsarlardı.Iban casa por casa recitando canciones y bendiciendo cada hogar con ritos de fertilidad tradicionales.
Ertesi gün Vali, dairesine çekilerek kasaba halkının bir önceki gece olanlar üzerine ayaklanmalarını izler.El Gobernador se retira a su apartamento ya que la ciudad está en los disturbios tras el ataque.
Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır.En la capital del estado se realizaron importantes obras de urbanización.
Bu bölge işçi sınıfı halkın olduğu bir bölgedir.Es el área de la ciudad de mayoría clase trabajadora.
Hayvancılık ise yüksek köylerde yaşayan halkın geçim kaynağıdır.Es un pez popular deportivo, en los Estados que retienen suficientes poblaciones.
Köy halkını çoğunluğu (yaklaşık yüzde 95)i KIPÇAK TÜRK'ÜDÜR, köy ahıska türk'leriyle aynı şive'yi konuşur.La mayoría abrumadora de los chilenos (casi el 95%), tiene apellidos de origen español.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.La mayoría de las comunidades son grandes y bien establecidas.
Halkın %96'sı kendi arasında İsveççe konuşur.90,3% de la población hablan sueco.
Köy halkının %99'luk kısmı okuma-yazma bilmektedir.El 99% de la población está alfabetizada.
Büyücü halkının bir kısmı onun vampir olduğuna inanır.Su teoría es que el asesino se cree que es un vampiro.
Halkın geneli eğitime çok önem vermektedir.Se dio un énfasis importante en el desarrollo de la educación pública.
Yahşi Babanın türbesinde Gecek mahallesi halkının hürmetine mazhar olmaktadır.Ursus, en la prisión, llora la suerte de su señor.
Emekçi Halkın İlerici Partisi.Fiesta del Inmigrante.
Alternatif isim olan Dauriya, Daur halkının kökeninden türetilmiştir.El nombre alternativo, Dauria, deriva del etnónimo de los nativos daur.
Fransız halkının aldığı eğitim ise milletleşme kavramına önemli bir katkı yaptı.La idea promovida por los propios ingleses, fue sin duda un gran aporte para el crecimiento de la ciudad.
Ayrıca halkın büyük bir kısmı da sosyalist sendikalara üye oldu.Muchos de ellos también formaron parte de la selección española.
Rus sömürgeciliğine karşı Türklük duygusu ile Kazak halkının milli şuurunu yükseltmeye çalışır.No es de extrañar, por tanto, que el vector ruso en la Política Exterior de Tayikistán se esté reforzando.
Bu olay, Fransız Devrimi'ne giden yolda, halkın gözündeki monarşinin kokuşmuşluğu inancını pekiştirdi.Significa que nuestra transición de la monarquía a la democracia es difícil.
Pankartlar asıldı ve bölge halkına kendilerine destek vermeleri için çağrıda bulunuldu.Un grupo de bosnios exigió que el vehículo permaneciese en la zona y les ayudase.
Köyü oluşturan halkın çoğu daha önce göçebe olup daha sonra yerleşik hayata geçen halktan oluşmuştur.La construcción del mismo anegó parte del pueblo que tuvo que ser posteriormente reconstruido.
Halkın geçimi büyük oranda fındık üretimine dayalıdır.La población recurre al sistema de terrazas de cultivo con notable éxito.
2012 - Maya halkının hazırlamış olduğu Maya takviminin son günü.2012 (2009): El fin del mundo predicho por los mayas ha llegado.
Tom halkın huzurunda asla şarkı söylemez.Tom non canta mai in pubblico.
Bu bir halkın sesi, Büyük Afrika'daki tüm kardeşlerini çağıran.La voce di un popolo Che chiama tutti i suoi fratelli della grande Africa.
Çünkü; öldürülen bazı kurbanlar peri halkındandır.Gli omicidi eccellenti si succedono gli uni agli altri.
KGG bütün Kosova halkını simgeleyecek ve koruyacaktır.La KSF rappresenterà e proteggerà tutto il popolo del Kosovo.
Vietnam hükümeti Japon halkına yardım için 200,000 dolar gönderdi.Il governo del Vietnam ha offerto 200.000 $ in aiuto al popolo giapponese.
Bu tür geleneksel müzikler genel halkın yaşamıyla yakından ilgilidir.Questo genere di musica tradizionale è strettamente legato alla vita della gente comune.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.La voce di un popolo Che chiama tutti i suoi fratelli per ritrovarsi.
Daha sonra NASA'nın "Mars Keşif Programı Eğitim ve Halkın Sosyal Yardım" direktörü oldu.In seguito è divenuto direttore del "Mars Exploration Program Education and Public Outreach" della NASA.
Halkın temel ihtiyaçları çok ucuz fiyatlara devlet tarafından karşılanıyordu.A loro volta le esigenze fondamentali della popolazione erano soddisfatte a basso costo da parte dello Stato.
Kraliçenin sloganı "Tanrının yardımıyla, halkın sevgisiyle, Danimarka Gücü"dür.La Regina scelse come motto: L'aiuto di Dio, l'amore del popolo, la forza della Danimarca.
Neša kralını yakaladı ama halkına kötülük etmedi.Egli catturò il re di Neša ma non fece del male agli abitanti di Neša.
Şehir halkını Lurlar ve Lekler oluşturur.Despina Le città e i segni.
Diğer Çin şehirlerinde olduğu gibi toplu taşıma halkın çoğunluğunun kullandığı ulaşım seçeneğidir.Come nella maggior parte delle città cinesi, i trasporti pubblici sono il mezzo preferito dai cittadini.
Osmanlı şehir halkını; Askerler, Tacirler (tüccarlar) ve Esnaflar (Ahiler) oluşturuyordu.Furono alleati delle città campane (a sud), degli Ausoni e degli Aurunci (a ovest).
Halkın %100 Müslümandır.I locutori sono al 100% Musulmani.
Harekâtın ardından konuşan bölge halkından biri "Helikopterlerden çıkan ve eve ilerleyen askerler gördüm.Uno del vicinato disse, "Ho visto soldati che saltavano fuori dagli elicotteri e avanzavano verso la casa.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.La popolazione è generalmente ben istruita.
İngiltere halkına İngilizler denir.Gli aderenti all'anglicanesimo sono chiamati anglicani.
Halkın büyük bir kısmı, ilçenin adından da anlaşılacağı üzere, aşçılıkla uğraşmaktadır.Ma lo! molti sono indotti dalla loro propria lussuria verso l'ignoranza.
Libya halkını kutluyorum.La conquista della Libia.
Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı.Al voto il 91% delle persone votano per l'indipendenza.
Medyayı oynat 23 Mart 2007 tarihinde Knut ilk kez halkın önüne çıktı.Knut è stato presentato per la prima volta al pubblico il 23 marzo 2007.
Polis halkın üzerine ateş açtı.La polizia spara sulla folla.
Halkın Sesi.La Voce del popolo.
Sürekli çirkinliğiyle alay eden halkın içine karışmaktan hiç hoşlanmaz.No!», esclamata ogni volta che vuole negare un favore a qualcuno.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.Oggi è un paese quasi completamente votato alla pesca.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla Emmagan, figlia di Tagan, era una leader di un villaggio del pianeta Athos.
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.Essi non dimenticarono mai l'ingiustizia di cui furono vittime.
1967 - Expo '67 fuarı, Kanada'nın Montreal kentinde halkın ziyaretine açıldı.1967 – A Montréal (Canada) si apre l'Expo '67.
69 tanesi yerel Maori halkına ayrılmıştır.Sette seggi sono riservati alla comunità Maori.
İlgili Sayfalar