halkının ile cümle

halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.방백들 곧 그 백성의 방백들과 함께 세우시며
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.Mereka didudukkan-Nya bersama para penguasa, bersama para bangsawan dari umat-Nya
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.og sætter ham mellem Fyrster, imellem sit Folks Fyrster,
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.para hacerle sentar con los nobles, con los nobles de su pueblo
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.para o fazer sentar com os príncipes, sim, com os príncipes do seu povo.
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.per farlo sedere tra i principi, tra i principi del suo popolo
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.Pour les faire asseoir avec les grands, Avec les grands de son peuple.
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.δια να καθιση αυτον μετα των αρχοντων, μετα των αρχοντων του λαου αυτου
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.За да го тури да седне с първенци,, Да! с първенците на людете Му, -
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.להושיבי עם נדיבים עם נדיבי עמו׃
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.ليجلسه مع اشراف مع اشراف شعبه‎.
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.使 他 們 與 王 子 同 坐 、 就 是 與 本 國 的 王 子 同 坐
Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.使 他 們與 王子同 坐 、 就 是 與本國 的 王子同 坐
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››Iemand die weigert zich te laten besnijden, moet worden verstoten. Die heeft mijn verbond gebroken."
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››할례를 받지 아니한 남자 곧 그 양피를 베지 아니한 자는 백성 중에서 끊어지리니 그가 내 언약을 배반하였음이니라
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››וערל זכר אשר לא ימול את בשר ערלתו ונכרתה הנפש ההוא מעמיה את בריתי הפר׃
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››واما الذكر الاغلف الذي لا يختن في لحم غرلته فتقطع تلك النفس من شعبها. انه قد نكث عهدي
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››但 不 受 割 禮 的 男 子 、 必 從 民 中 剪 除 、 因 他 背 了 我 的 約
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››但 不 受 割禮 的 男子 、 必從民 中 剪除 、 因 他 背 了 我的約
Suriye halkının çektiği zulmün bitsin ve yeni bir gün doğsun.بحيث يمكن للمعاناة الشعب السوري وقف، وفجر جديد يمكن ان تبدأ.
Suriye halkının çektiği zulmün bitsin ve yeni bir gün doğsun.このような立場をとるのは 自由と自決が特定の文化に特有なもの ではないと信じているからです
Tacikistan Halkının Cinsel Eğitime İhtiyacı Var Mı?Le Tadjikistan a-t-il besoin d'éducation sexuelle ?
Tacikistan Halkının Cinsel Eğitime İhtiyacı Var Mı?¿Necesita Tayikistán educación sexual?
Tacikistan Halkının Cinsel Eğitime İhtiyacı Var Mı?Potřebuje Tádžikistán sexuální výchovu?
Tacikistan halkının çoğu, cinsel eğitim düşüncesinin Batıdan alındığına inanıyor.Beaucoup de Tadjiks croient que l'éducation sexuelle est importée d'Occident.
Tacikistan halkının çoğu, cinsel eğitim düşüncesinin Batıdan alındığına inanıyor.Mnoho Tádžiků je přesvědčeno, že sexuální výchova je importována ze Západu.
Tacikistan halkının çoğu, cinsel eğitim düşüncesinin Batıdan alındığına inanıyor.Muchos tayikos creen que la educación sexual es importada de occidente.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.A tahltanoknak szükségük van a segítségedre. Nekünk szükségünk van a segítségedre.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.De Tahltan hebben jullie hulp nodig. Wij hebben jullie hulp nodig.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Det tahltanska folket behöver din hjälp. Vi behöver din hjälp.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Die Tahltan brauchen Ihre Hilfe. Wir brauchen Ihre Hilfe.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Il popolo Tahltan ha bisogno del vostro aiuto. Noi abbiamo bisogno del vostro aiuto.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.탈탄 족은 여러분의 도움이 필요합니다. 우리는 여러분의 도움이 필요합니다.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Les Tahltan ont besoin de votre aide. Nous avons besoin de votre aide.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Los tahltan necesitan la ayuda de Uds. Necesitamos la ayuda de Uds.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Người Tahitan cần sự giúp đỡ của bạn. Chúng tôi cần sự giúp đỡ của bạn.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Orang-orang Tahltan membutuhkan bantuan anda. Kami butuh bantuan anda.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Os Tahltan precisam da vossa ajuda. Nós precisamos da vossa ajuda.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Tahltan-folket har brug for din hjælp. Vi har brug for dig hjælp.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Tahltanowie potrzebują waszej pomocy. My potrzebujemy waszej pomocy.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Tribul Tahltan are nevoie de ajutorul vostru. Avem nevoie de ajutorul vostru.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Η φυλή των Τάλταν χρειάζεται τη βοήθειά σας. Εμείς χρειαζόμαστε τη βοήθειά σας.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Талтанам потрібна Ваша допомога. Ми потребуємо Вашої допомоги.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Тахтланы нуждаются в вашей помощи. Мы нуждаемся в вашей помощи.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.Хората на Талтан имат нужда от вашата помощ. Ние имаме нужда от вашата помощ.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.בני הטהלטאן זקוקים לעזרתכם. אנו זקוקים לעזרתכם.
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.شعب تاهلتان بحاجة لمساعدتكم ونحن بحاجة إلى مساعدتكم
Tahltan halkının sizin yardımınıza ihtiyacı var.この偉大な計画に参加したいと思う方は
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.A kozol ponesie na sebe všetky ich neprávosti do neschodnej zeme. A tedy vyženie kozla na púšť.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Bukken skal da bære alle deres Misgerninger til et øde Land, og så skal han slippe Bukken løs i Ørkenen.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.da odnese kozel na sebi vse njih krivice v pusto deželo; zato naj ga odžene v puščavo.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.daß also der Bock alle ihre Missetat auf sich in eine Wildnis trage; und er lasse ihn in die Wüste.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Hogy vigye el magán a bak minden õ hamisságukat kietlen földre, és hogy bocsássa el a bakot a pusztában.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.염소가 그들의 모든 불의를 지고 무인지경에 이르거든 그는 그 염소를 광야에 놓을지니라
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.(Kozel ten zajisté ponese na sobě všecky nepravosti jejich do země pusté.) A pustí kozla toho na poušti.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Le bouc emportera sur lui toutes leurs iniquités dans une terre désolée; il sera chassé dans le désert.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Näin kauris kantakoon kaikki heidän pahat tekonsa autioon seutuun; ja kauris päästettäköön erämaahan.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Så skall bocken bära alla deras missgärningar på sig ut i vildmarken; man skall släppa bocken ute i öknen.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Ţapul acela va duce asupra lui toate fărădelegile lor într'un pămînt pustiit; în pustie, să -i dea drumul.
Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak.Vậy , con dê đực đó sẽ gánh trên mình các tội_ác của dân Y-sơ-ra-ên ra nơi hoang địa .

İlgili Sayfalar