halkının ile cümle
halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Egypte is hulpeloos als een jong meisje tegenover de mannen uit het noorden.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Egyptens datter blir til skamme; hun blir gitt i hendene på et folk fra nord.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Fiica Egiptului este acoperită de ruşine, şi este dată în mînile poporului dela mează-noapte.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Hanbiť sa bude dcéra Egypta, bude vydaná do ruky ľudu severa.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Häpeään joutuu tytär Egypti, hänet annetaan pohjoisen kansan käsiin.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››딸 애굽이 수치를 당하여 북방 백성의 손에 붙임을 입으리로다
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››La fille de l`Égypte est confuse, Elle est livrée entre les mains du peuple du septentrion.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››La hija de Egipto es avergonzada; es entregada en manos del pueblo del norte.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Megszégyenül Égyiptom leánya, északi nép kezébe jut.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Osramočena bo hči egiptovska, dana v pest severnemu ljudstvu.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››På skam kommer dottern Egypten; hon bliver given i nordlandsfolkets hand.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Penduduk Mesir akan dibuat malu, karena dikalahkan oleh bangsa dari utara. Aku, TUHAN, telah berbicara.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Prova vergogna la figlia d'Egitto, è data in mano a un popolo del settentrione
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Til Skamme bliver Ægyptens Datter; hun gives i Nordfolkets Hånd.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Zahanbenať bude dcera Egyptská, vydána bude v ruku lidu půlnočního.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Zawstydzi się córka Egipska; podana będzie w rękę ludu północnego.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Θελει καταισχυνθη η θυγατηρ της Αιγυπτου θελει παραδοθη εις την χειρα του λαου του βορρα.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Посрамлена дочь Египта, предана в руки народа северного.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Ще се посрами Египетската дъщеря; Ще бъде предадена в ръката на северните люде.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››הבישה בת מצרים נתנה ביד עם צפון׃
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››قد أخزيت بنت مصر ودفعت ليد شعب الشمال.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››埃 及 的 民 〔 民 原 文 作 女 子 〕 必 然 蒙 羞 . 必 交 在 北 方 人 的 手 中
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››埃及 的 民 〔 民 原文 作 女子 〕 必然 蒙羞 . 必 交 在 北方人 的 手中
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.(13:4) И послал их Моисей из пустыни Фаран, по повелению Господню, ивсе они мужи главные у сынов Израилевых.
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.Da sendte Moses dem fra ørkenen Paran efter Herrens ord; alle var de overhoder for Israels barn.
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.Da udsendte Moses dem fra Parans Ørken på HERRENs Bud, Mænd, der allevar Overhovederfor Israeliterne.
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.모세가 여호와의 명을 좇아 바란 광야에서 그들을 보내었으니 그들은 다 이스라엘 자손의 두령된 사람이라
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.Mozes voerde de opdracht van de HERE uit en stuurde deze twaalf stammenleiders:
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.וישלח אתם משה ממדבר פארן על פי יהוה כלם אנשים ראשי בני ישראל המה׃
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.فارسلهم موسى من برية فاران حسب قول الرب. كلهم رجال هم رؤساء بني اسرائيل
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.摩 西 就 照 耶 和 華 的 吩 咐 、 從 巴 蘭 的 曠 野 打 發 他 們 去 、 . 他 們 都 是 以 色 列 人 的 族 長
Musa RABbin buyruğu uyarınca Paran Çölünden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.摩西 就 照 耶和華 的 吩咐 、 從巴蘭 的 曠野打發 他 們去 、 . 他 們都 是 以色列人 的 族長
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››"Apa itu?" tanyaku. Jawabnya, "Sebuah keranjang. Itulah lambang dosa dari seluruh negeri ini.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››És mondám: Micsoda ez? Õ pedig mondá: Az, a mi kijön, mérõedény. És mondá: Ilyen a formájok az egész földön.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Jaz pa vprašam: Kaj je to? On reče: To je mernik, ki izhaja. In pridene: Tako jih je videti po vsej deželi.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Je répondis: Qu`est-ce? Et il dit: C`est l`épha qui sort. Il ajouta: C`est leur iniquité dans tout le pays.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››내가 묻되 이것이 무엇이니이까 그가 가로되 나오는 이것이 에바니라 또 가로되 온 땅에서 그들의 모양이 이러하니라
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››"Wat is het?" vroeg ik. Hij antwoordde: "Het is een grote mand, gevuld met de zonden uit het hele land."
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Когда же я сказал: что это? Он отвечал: это выходит ефа, и сказал: это образ их по всей земле.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››ואמר מה היא ויאמר זאת האיפה היוצאת ויאמר זאת עינם בכל הארץ׃
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››فقلت ما هو. فقال هذه هي الايفة الخارجة. وقال هذه عينهم في كل الارض.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››我 說 、 這 是 甚 麼 呢 . 他 說 、 這 出 來 的 是 量 器 。 他 又 說 、 這 是 惡 人 在 遍 地 的 形 狀
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››我說 、 這是 甚麼 呢 . 他說 、 這出來 的 是 量器 。 他 又 說 、 這是 惡人 在 遍地 的 形狀
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.그 날에 아이 사람의 전부가 죽었으니 남녀가 일만 이천이라
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Och de som föllo på den dagen, män och kvinnor, utgjorde tillsammans tolv tusen personer, allt folket i Ai.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Og de som falt på den dag, menn og kvinner, var tolv tusen, alle Ais innbyggere.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Ora, todos os que caíram naquele dia, assim homens como mulheres, foram doze mil, isto é, todos os de Ai.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.A bolo všetkých, ktorí padli toho dňa, od muža až do ženy, dvanásť tisíc, všetko ľudia mesta Haj.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.A bylo všech, kteříž padli v ten den, od muže až do ženy, dvanácte tisíců; všickni ti byli z Hai.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Alle de, der faldt på den Dag, Mænd og Kvinder, udgjorde 12.000, alle Indbyggerne i Aj.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.El número de los que cayeron aquel día, entre hombres y mujeres, fue de 12.000, todos los de Hai
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Il y eut au total douze mille personnes tuées ce jour-là, hommes et femmes, tous gens d`Aï.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.În totul au fost douăsprezece mii de inşi ucişi în ziua aceea, bărbaţi şi femei, toţi oameni din Ai.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.In vseh, ki so padli tisti dan, mož in žen, je bilo dvanajst tisoč, vsi iz Aja.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Trong ngày đó , hết_thảy người A-hi , nam và nữ , đều bị ngã chết , số_là mười_hai ngàn người .
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Trong ngày đó, hết thảy người A-hi, nam và nữ, đều bị ngã chết, số là mười hai ngàn người.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Tutti i caduti in quel giorno, uomini e donne, furono dodicimila, tutta la gente di Ai
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Und alle, die des Tages fielen, beide Männer und Weiber, der waren zwölftausend, alles Leute von Ai.
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.Zo vielen op die dag alle inwoners van Ai, 12.000 mensen in totaal,
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı, kadın erkek, on iki bin kişiydi.И всичките паднали в оня ден, мъже и жени, бяха дванадесет хиляди души, всичките гайски люде.