halkım ile cümle
halkım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Pakli nebudeš chtíti propustiti, aj, já raním všecky krajiny tvé žabami.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Tedy wyciągnął Aaron rękę swą na wody Egipskie, i wylazły żaby, które okryły ziemię Egipską.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Y si rehúsas dejarlo ir, he aquí yo castigaré todo tu territorio con una plaga de ranas
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.και αν δεν θελης να εξαποστειλης αυτον, ιδου, εγω θελω κτυπησει παντα τα ορια σου με βατραχους
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.если же ты не согласишься отпустить, то вот, Я поражаю всю область твою жабами;
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.Но ако откажеш да ги пуснеш, ето, Аз ще поразя всичките ти предели с жаби.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.ואם מאן אתה לשלח הנה אנכי נגף את כל גבולך בצפרדעים׃
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.وان كنت تأبى ان تطلقهم فها انا اضرب جميع تخومك بالضفادع.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.你 若 不 肯 容 他 們 去 、 我 必 使 青 蛙 糟 蹋 你 的 四 境
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.你 若 不 肯 容 他 們去 、 我 必 使 青蛙 糟蹋 你 的 四 境
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.Ali pozabi devica lepotičje svoje in nevesta svoj pas? Ljudstvo moje pa je pozabilo mene dni brez števila.
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.Glemmer en Jomfru sit Smykke, en Brud sit Bælte? Og mig har mit Folk dog glemt i talløse Dage.
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.Îşi uită fata podoabele, sau mireasa brîul? Dar poporul Meu M'a uitat de zile fără număr.
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.처녀가 어찌 그 패물을 잊겠느냐 신부가 어찌 그 고운 옷을 잊겠느냐 오직 내 백성은 나를 잊었나니 그 날 수는 계수할 수 없거늘
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.Mon en jomfru glemmer sitt smykke, en brud sitt belte? Men mitt folk har glemt mig i dager uten tall.
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.Забывает ли девица украшение свое и невеста - наряд свой? а народ Мой забыл Меня, – нет числа дням.
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.התשכח בתולה עדיה כלה קשריה ועמי שכחוני ימים אין מספר׃
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.هل تنسى عذراء زينتها او عروس مناطقها. اما شعبي فقد نسيني اياما بلا عدد.
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.處 女 豈 能 忘 記 他 的 妝 飾 呢 、 新 婦 豈 能 忘 記 他 的 美 衣 呢 . 我 的 百 姓 、 卻 忘 記 了 我 無 數 的 日 子
Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.處女豈 能 忘記 他 的 妝飾 呢 、 新 婦豈 能 忘記 他 的 美衣 呢 . 我 的 百姓 、 卻忘記 了 我 無數 的 日子
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.A hojí potření dcery lidu mého povrchu, říkajíce: Pokoj, pokoj, ješto není žádného pokoje.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.A liečia skrúšenie dcéry môjho ľudu na ľahko, hovoriac: Pokoj, pokoj, kým nieto pokoja.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.A liečia skrúšenie môjho ľudu na ľahko hovoriac: Pokoj, pokoj, kým nieto pokoja.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Bo leczą skruszenie córki ludu mego tylko po wierzchu, mówiąc: Pokój, pokój! choć niemasz pokoju.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Chúng nó rịt vết thương cho con gái dân ta cách sơ sài, nói rằng: Bình an, bình an! mà không bình an chi hết.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.De læger mit Folks Brøst som den simpleste Sag, idet de siger: "Fred, Fred!" skønt der ikke er Fred.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.De læger mit Folks Datters Brøst som den simpleste Sag, idet de siger: "Fred, Fred!" skønt der ikke er Fred.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.E curam a ferida da filha de meu povo le23
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.És hazugsággal gyógyítgatják az én népem leányának romlását, mondván: Békesség, békesség, és nincs békesség!
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.És hazugsággal gyógyítgatják az én népem leányának romlását, mondván: Békesség, békesség, és nincs békesség!
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Essi curano la ferita del mio popolo, ma solo alla leggera, dicendo: «Bene, bene!» ma bene non va
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Essi curano la ferita del mio popolo ma solo alla leggera, dicendo: Bene, bene! ma bene non va
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.He parantavat kepeästi tyttären, minun kansani, vamman, sanoen: `Rauha, rauha!` vaikka ei rauhaa ole.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.He parantavat minun kansani vamman kepeästi, sanoen: "Rauha, rauha!" vaikka ei rauhaa ole.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Họ rịt vết thương cho dân ta cách sơ sài mà rằng: Bình an! bình an! mà không bình an chi hết.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Họ rịt vết_thương cho dân ta cách sơ_sài mà rằng : Bình_an ! bình_an ! mà không bình_an chi hết .
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.I leczą skruszenie córki ludu mego tylko po wierzchu, mówiąc: Pokój, pokój! choć niemasz pokoju.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Ils pansent à la légère la plaie de la fille de mon peuple: Paix! paix! disent-ils; Et il n`y a point de paix;
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Ils pansent à la légère la plaie de la fille de mon peuple: Paix! paix! disent-ils. Et il n`y a point de paix.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.in hčeri ljudstva mojega zdravijo rano prav lahkomiselno, govoreč: Mir, mir! dasi ni miru.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.In hčeri ljudstva mojega zdravijo rano prav lahkomiselno, govoreč: Mir, mir! dasi ni miru.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler."그들이 내 백성의 상처를 심상히 고쳐 주며 말하기를 평강하다, 평강하다 하나 평강이 없도다"
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler."그들이 딸 내 백성의 상처를 심상히 고쳐주며 말하기를 평강하다, 평강하다 하나 평강이 없도다"
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Leagă în chip uşuratic rana fiicei poporului Meu, zicînd: ,Pace! Pace!` Şi totuş nu este pace!
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Leagă în chip uşuratic rana fiicei poporului Meu, zicînd: ,Pace! Pace!` Şi totuş pace nu este.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Nebo hojí potření dcery lidu mého po vrchu, říkajíce: Pokoj, pokoj, ješto není žádného pokoje.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.og de læger mitt folks skade på lettferdig vis, idet de sier: Fred! Fred! Og det er dog ingen fred.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.og de læger mitt folks skade på lettferdig vis, idet de sier: Fred! Fred! Og det er dog ingen fred.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Também se ocupam em curar superficialmente a ferida do meu povo, dizendo: Paz, paz; quando não há paz.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.y curan con superficialidad el quebranto de la hija de mi pueblo, diciendo: 'Paz, paz.' ¡Pero no hay paz
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.y curan con superficialidad el quebranto de mi pueblo, diciendo: 'Paz, paz.' ¡Pero no hay paz
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.врачуют раны народа Моего легкомысленно, говоря: „мир! мир!", а мира нет.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.И врачуют рану дочери народа Моего легкомысленно, говоря: „мир, мир!", а мира нет.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.И повърхностно лекуваха раната на дъщерята на людете Ми, Като казваха - Мир, мир!, а пък няма мир.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Повърхностно са лекували те раната на людете Ми, Като са казвали: Мир, мир! а пък няма мир.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.וירפאו את שבר עמי על נקלה לאמר שלום שלום ואין שלום׃
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.וירפו את שבר בת עמי על נקלה לאמר שלום שלום ואין שלום׃
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.ويشفون كسر بنت شعبي على عثم قائلين سلام سلام ولا سلام.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.ويشفون كسر بنت شعبي على عثم قائلين سلام سلام ولا سلام.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.他 們 輕 輕 忽 忽 的 醫 治 我 百 姓 的 損 傷 、 說 、 平 安 了 、 平 安 了 . 其 實 沒 有 平 安
İlgili Sayfalar