halkı ile cümle
halkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şehrin halkının dörtte üçü oy kullanmıyor.Three-fourths of the people of this town don't vote.
Amerikan halkının George W. Bush'u tekrar seçeceğini düşünmedim.I didn't think the American people would reelect George W. Bush.
Amerikan halkı söyler: "Ben yürüyorum, okumuyorum."The American people would say: "I am walking, not reading".
İran halkı barışseverdir.Iranian people are peace loving.
Eminim ki halkın seni özlüyordur.I'm sure your folks miss you.
O, halkı şaşırttı.He has surprised the public.
Halkımız fırına gitmek için taksiye binmez.Our people don't take a taxi to the bakery.
Halkın önünde konuşmaktan hoşlanmaz.He doesn't like to speak in public.
Tom halkın içinde ahlaka aykırı bir eylemi gerçekleştirmekle suçlandı.Tom was accused of performing a lewd act in public.
Kardeşler olarak biz birleştiğimizde, halkın düşmanını yeneceğiz.When as brothers we unite, we’ll defeat the people’s foe.
Ben halkın önünde konuşmakta iyi değilim.I'm not good at public speaking.
Halkın içinde konuşmak Tom için bir çileydi.Speaking in public was an ordeal for Tom.
Tom, halkı müthiş etkilemiştir.The public has been tremendously impressed by Tom.
Tom halkın önünde kaçırıldı.Tom was abducted in public.
Dan ırkçı inançlarını halkın önünde dile getirdi.Dan expressed his racist beliefs in public.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil konuşamaz.Seventy percent of British people cannot speak a second language.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil kullanmaz.Seventy percent of the British people don't speak a second language.
Günümüzde, Japon halkı nadiren kimono giyerler.Nowadays, Japanese people rarely wear kimonos.
Kızılderililer, Birleşik Devletler'in yerli halkıdır.Native Americans are the indigenous peoples of the United States.
Keşke Tom beni halkın içinde öpmeseydi.I wish Tom hadn't kissed me in public.
Senin ev halkı nerede yaşıyor?Where do your folks live?
Halkım için mücadele edeceğim.I will fight for my people.
Başkan halkı için mücadele edeceğini söyledi.The president said that he would fight for his people.
İngiliz halkının % 70'i ikinci bir dil konuşmuyor.70% of English people don't speak a second language.
Bu küçük Pasifik adası halkı iklim değişikliği tarafından tehdit edilmektedir.This small Pacific island nation is threatened by climate change.
Benim ev halkımın 5 üyesi vardır.There are 5 members of my household.
Bu arazi halkım için kutsaldır.This land is sacred to my people.
Tom'un ölümü halkı şok etti.Tom's death shocked the community.
Demokraside ilk ders halkın iradesine uymaktır.The first lesson in democracy is to abide by the will of the people.
Dönüşüm nedeni, Şili halkının aşırı derecede sevimli olması.The reason for my return is that the people of Chile are extraordinarily amiable.
Tom halkın içinde bana hakaret etti.Tom insulted me in public.
Sadece halkın bilgilendirilmesini istiyoruz.We just want the public to be informed.
Amerikan halkı bunu istemiyor.The American public doesn't want this.
Halkın korkuları sebepsiz değildir.The people's fears aren't groundless.
Amerikan halkı daha iyisini hak ediyor.The American public deserves better.
Toplam hane halkı geliriniz nedir?What's your total household income?
Amerikan halkı aptal değildir.The American people aren't stupid.
Halkın bize katılacağını umuyoruz.We hope the public will join us.
Amerikan halkı konuştu.The American people have spoken.
Tom ev halkının bir parçasıydı.Tom was part of our household.
Halkımız disiplinlidir.Our people are disciplined.
Halkın içinde şarkı söylemeye hazır değilim.I'm not ready to sing in public.
Daha önce hiç halkın içinde şarkı söylememiştim.I've never sung in public before.
Öyle bir şarkıyı asla halkın içinde söyleyemezdim.I could never sing a song like that in public.
Tom'un daha önce halkın önünde şarkı söylediğini duymadım.I've never heard Tom sing in public before.
Halkın önünde şarkı söylemekten nefret ederdim.I used to hate singing in public.
Tom'un halkın içinde şarkı söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom sang in public.
Ben hiç halkın içinde şarkı söylemedim.I've never sung in public.
Bizler halkın seçilmiş temsilcileriyiz.We are the people's elected representatives.
Bu ülkenin halkı her zamanki gibi politikadan bıkıp usanmış durumdadır.The people of this country are sick and tired of politics as usual.
Bu ülkenin halkı siyasi yönetimden hayalkırıklığına uğradı.The people of this country have become disillusioned with the political establishment.
Hollandalılar dünyanın en uzun boylu halkıdır.The Dutch are the world's tallest people.
Japon halkının nüfusu geçen yıla oranla en az 300.000 daha azdır.The population of Japanese people is at least 300,000 fewer than last year.
Halkın düne sadece bugüne karşı bir silah olarak ihtiyacı vardır.The public needs yesterdays only as a weapon against today.
Halkı aldatıyorlardı.They were deceiving the people.
Sami kendi halkıyla birlikte olmak istiyordu.Sami wanted to be with his people.
Sami, halkıyla birlikte olmak istiyor.Sami wants to be with his people.
Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.Karl Marx, a German philosopher and economist, said: Religion is the opium of the people.
Cezayir, halkı korona virüsünden korumak için okulları kapattı.Algeria has shut down schools to protect the nation from the coronavirus.
Futbol halkın afyonudur.Football is the opium of the people.
İlgili Sayfalar