Halkçılar ise buna karşılık doğal olmayan, yapay bir yansımadan çıkageliyorlardı.The gods were withholding the rain because the people had neglected them.
Halkçı devrimlerin şiddetli varsaydığı sonuçlarını gözlemlemiş olan Sulla, doğal olarak tutucuydu.Sulla, having observed the violent results of radical popular reforms, was naturally conservative.
Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler.The survivors held a lottery in which the loser (a sailor) was eaten.
Refah için halkçı herhangi bir önderi umacak yeni bir bağımlılık kültürü doğuyordu.A new culture of dependency was emerging, which would look to any populist leader for relief.
Bu da Jakobenlerin halkçı yönünü vurgulamak isteyenler için bir birer tez konusu oldu.This is an album for those who want to journey deeper into the presence of the Lord."
Halkçı parti taraftarları, yeni parti taraflarını iyi karşılamazlar.Neither established political party were ready to welcome their new opponents.
Halkçı Parti bu seçimlerde çok fazla oranda oy yitirdi.Some found the party gained surprisingly many votes despite these conditions.
Gökalp halkçılığı şöyle tanımlıyordu:Gökalp defined populism as follows:
Ancak bu iki romanın özgünlüğü verismo’ nun halkçı ve bölgeci sınırlarını fazlasıyla aşmaktadır.This was followed by Sulle lagune (On the Lagoons) in 1863.
Halkçı bir Amerikalı, avanak olarak görülüyor ama göründüğünden daha akıllı.A folksy American, he is seen as a rube but is smarter than he looks.
Kalan koltuklar "halkçı örgütler" ve diğer küçük partiler arasında bölündü.The remaining seats were divided among "popular organizations" and other minor parties.
Halkçılar ise buna karşılık doğal olmayan, yapay bir yansımadan çıkageliyorlardı.Nous voulions que les gens les comprennent et ne les jugent pas.
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.Política, militante del Partido Acción Nacional.
Lirik şiirleri ve halkçı yazıları periyodik basında düzenli olarak yayınlanmaktaydı.Le sue poesie liriche e gli articoli venivano regolarmente pubblicati sui periodici.
1983 Genel Seçimlerinde Halkçı Parti'den Konya milletvekili seçildi.1983, «Donna dell'anno» eletta con voto popolare.
Halkçı Meclis, Millî Hükümet!Il partito di massa e il governo.
Sosyaldemokrat Halkçı Parti Merkez Yönetim Kurulu da, olayı yargısız infaz olarak nitelendirdi.Un dirigente del Consiglio centrale ebraico tedesco definì il confronto inaccettabile.
Halkçılar ise buna karşılık doğal olmayan, yapay bir yansımadan çıkageliyorlardı.Видами же для него были расы, так как определения вида для него не существовало.
İçerde halkçı, dışarda milliyetçidir.Здешнее население многонационально.
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.سياسي إسرائيلي وناشط إجتماعي.
Millî Edebiyat'ın milliyetçi görünümü sonraki devirde Anadoluculuk ve halkçılık olarak edebiyata yansıdı.كما انعكس مظهر القومية في الأدب القومي على العصر الذي بعده في شكل الأدب الشعبوي وأدب الأناضولين.
Halkçı devrimlerin şiddetli varsaydığı sonuçlarını gözlemlemiş olan Sulla, doğal olarak tutucuydu.Sula, tendo observado os resultados violentos das reformas populares radicais, foi naturalmente conservador.
Bu da Jakobenlerin halkçı yönünü vurgulamak isteyenler için bir birer tez konusu oldu.Mając złoczyńcę, postanowili posłać go wraz z Hlawą do Juranda, by ten uczynił z nim, co zechce.
Halkçı Parti bu seçimlerde çok fazla oranda oy yitirdi.Socjaldemokraci, obecni u władzy, ponieśli znaczną porażkę w tych wyborach.
Sosyaldemokrat Halkçı Parti Merkez Yönetim Kurulu da, olayı yargısız infaz olarak nitelendirdi.Som aktiv politiker för Folkpartiet inom kommunfullmäktige gick det han sade heller inte obemärkt förbi.
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.Активний громадсько-політичний діяч.
İçerde halkçı, dışarda milliyetçidir.У цьому контексті — так, я націоналіст.
Başka bir deyişle, halkçılığı şöyle özetleyebiliriz: sosyal sınıflar yoktur, meslekler vardır!"Mezi společenské hry patří například: Člověče, nezlob se!
CHP seçmenine seslenen Halkçı Parti %30 oy almıştı.Referenda, které prosadila maďarská opozice, se zúčastnilo pouze 37 % voličů.
Millî Edebiyat'ın milliyetçi görünümü sonraki devirde Anadoluculuk ve halkçılık olarak edebiyata yansıdı.Tím jak ekonomickou iniciativu částečně přebíralo měšťanstvo začali jejich názory pronikat i do literatury.
Şiirlerinde halkçı ve gerçekçi bir tutum sergilemiştir, 1983'te hayatını kaybetmiştir.Miller realisztikus és sötét stílusával ott folytatta munkáját a sorozaton, ahol 1983-ban abbahagyta.
İşsiz yurttaşların Roma'ya akını kurulları oldukça halkçılaştırdı.Bőségesen osztogatta az ingyen ételt is Róma lakóinak.
Halkçılık iddialarına karşın, halkın istekleri dikkate alınmamıştır.Παρά την εκπεφρασμένη επιθυμία του Προέδρου, κανείς δεν αναλάμβανε πρωτοβουλία.
Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) 99 milletvekili, Doğru Yol Partisi 59 milletvekili çıkardı.Det ungarske sosialistpartiet (Magyar Szocialista Párt, MSZP) fikk 59 mandater.
Halkçı parti taraftarları, yeni parti taraflarını iyi karşılamazlar.Høyrepopulistene organiserer seg ikke nødvendigvis i egne partier.
Aynı zamanda Türk Halkçılığı'nın ilk sözcülerindendir.Họ cũng đã liên lạc đầu tiên với các thổ dân địa phương.
Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler.綾武大臨時講師となった長州(國俊の偽名)に勝負を挑んで敗北。
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.弁護士、市民活動家。
İçerde halkçı, dışarda milliyetçidir.のちの出雲国造家である。
Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler.將敵棋減至一枚並逼到小廟頂部點者獲勝。
"Halkçı" kelimesi bazen siyasi rakipler tarafından aşağılamak amacıyla kullanılmaktadır.「反革命」通常被用来对政敌的攻击。
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.Граждански и нецивилни актьори за общество на растеж.
Bir süre sonra Halkçı Parti Beyoğlu İlçe Başkanı oldu.Vrlo rano probio se u prvu momčad Građanskoga.
CHP seçmenine seslenen Halkçı Parti %30 oy almıştı.Kandidát kresťanskodemokratickej strany obdržal len o niečo viac než 30% hlasov.
Lirik şiirleri ve halkçı yazıları periyodik basında düzenli olarak yayınlanmaktaydı.Avtorska besedila in priredbe ljudskih pripovedi redno objavlja.
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.Aktyvus visuomeninio-politinio gyvenimo dalyvis.
SODEP ile Halkçı Parti'nin (HP) birleşmesinde yapıcı bir rol oynadı.Aadahlil oli agitaatorina tähtis roll Talurahvapartei loomisel.