Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.A żeby wygrąć tą grę, jedyne co musicie zrobić, to widzieć rzeczywistość, taką jaka jest. Wszystko jasne?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.Để thắng, bạn cần phải thấy đc thực tế trước mắt mình Sẵn sàng chưa?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.E para vencer neste jogo, tudo o que têm de fazer é ver a realidade que está à vossa frente tal como ela é.
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.És hogy nyerjenek, nem kell mást tenniük, mint igazán látniuk ami maguk előtt van a valóságban. Rendben?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.이 게임에서 이기려면 여러분은 앞에 있는 물건을 사실 그대로 보시기만 하면 됩니다. 아시겠죠?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.Pentru a câștiga acest joc, trebuie doar să vedeți ce aveți în fața ochilor. Bine ?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.Untuk menang, Anda harus melihat kenyataan di depan Anda apa adanya. Jelas?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.За да спечелите тази игра, трябва само да видите реалността, която е пред вас, каквато наистина е.
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.וכדי לזכות במשחק כל מה שתצטרכו לעשות הוא לראות את המציאות שלפניכם כמו שהיא באמת. בסדר?
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.و للربح فيها كل ما عليكم فعله هو رؤية الحقيقة التي أمام أعينكم كما هي. موافقون؟
Ve bu oyunu kazanmanız için, yapmanız gereken tek şey karşınızda duran gerçeği olduğu haliyle görmeniz.そのまま見ることができれば 勝ちです いいですか? 2枚のパネルに
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Also wenden wir uns an die Politik.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Așa că recurgem la politică.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Cosi' facciamo ricorso alla politica.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Entonces recurrimos a la política.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Por isso usamos politiquices".
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Proto máme politiku.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Solution, la politique.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.Γι 'αυτό καταφεύγουμε στην πολιτική.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.За това прибягваме към политика.
Ve haliyle çareyi politikada ararız.И мы находим убежище в политике.
Vektör standart haliyle şuna benzeyecek.ان المتجه سيبدو هكذا بالشكل النموذجي
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Aztán kimásznak a vízből, kitörnek, mint az a kifejlett példány, amit láthatunk.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ensuite, elles sortent de l'eau, se développent comme l'adulte que nous voyons.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.En ze klimmen het water uit en vervellen tot de volwassenen die we zien.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.우리가 보는 성충의 모습이 됩니다.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Og de klatrer ud af vandet, springer ud, som den voksne vi ser.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Rồi ra khỏi nước, lớn lên thành những con trưởng thành như ta thấy.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Sie krabbeln aus dem Wasser, schlüpfen als das erwachsene Tier, das Sie hier sehen.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Si ies din apa, devenind adultul pe care il vedeti.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Vylezú von z vody a vyletia ako dospelí, ktorých vidíme.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Y salen del agua, de repente, como el adulto que vemos.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Και βγαίνουν από το νερό, ξεφεύγουν, όπως ο ενήλικας που βλέπουμε.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Излизат от водата и изхвърчат навън като възрастния индивид, когото виждаме.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.מהמים, פורצות החוצה, בתור הבוגרות שאנו רואים.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.الماء، وتتدفق، في مرحلة البلوغ التي نراها.
Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.成長の過程は様々ですが
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.과학 모임에서 발표하는 방식도, 과학 논문에 기고하는 방식도 아닙니다.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.Non come la presento alle conferenze scientifiche, o come la leggereste in una rivista scientifica.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.Nu aşa cum o prezint într-o întrunire ştiinţifică, sau aşa cum aţi citi-o într-o lucrare ştiinţifică.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.На научной встрече, или в научной статье это было бы представлено в другом порядке.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.Не по начина, по който го презентирам на научна среща, или по начина, по който ще го прочетете в научен труд.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.ולא בדרך בה אני מציג אותה במפגש מדעי, ולא בדרך בה תקראו עליה במאמר מדעי.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.ليس بالطريقة التي أعرضه بها في اجتماع علمي أو الطريقة التي تقرؤونها في الأوراق العلمية
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.皆さんが学術論文で読む形とは違います これは生体模倣を超えた話です
Yani Kraliyet Hanedanı bu tabloda görüldüğü haliyle uzun bir süre geçiremiyor.Zatem jest to rodzina królewska, której życie już niedługo się zmieni.
Yapmak istediğimiz bunu sadeleştirmek, bu oranı veya kesiri en basit haliyle yazmak.Co chceme udělat, je upravit tento poměr nebo zlomek do jednodušší formy.
Yapmak istediğimiz bunu sadeleştirmek, bu oranı veya kesiri en basit haliyle yazmak.아래 비를 약분해서 나타내봅시다
Yapmak istediğimiz bunu sadeleştirmek, bu oranı veya kesiri en basit haliyle yazmak.Nous voulons simplifier cette fraction, c'est-à-dire lui donner une forme aussi simple que possible.
Yapmak istediğimiz bunu sadeleştirmek, bu oranı veya kesiri en basit haliyle yazmak.Vi skal forkorte det, og det betyder, at vi skal skrive brøken med de mindst mulige hele tal.
Yapmak istediğimiz bunu sadeleştirmek, bu oranı veya kesiri en basit haliyle yazmak.ما نريد فعله هو تبسيطها، وفي الحقيقة وضع هذه النسبة، او هذا الكسر، في ابسط صورة
Yapmak istediğimiz bunu sadeleştirmek, bu oranı veya kesiri en basit haliyle yazmak.この比率または分数を最も単純な形式にします。 最もよい方法は、
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.정말 이 모습을 보여드리고 싶었습니다. 경이로운 3D 우주입니다.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Ce am vrut de fapt să fac e să vă prezint asta atât de minunat în 3D pe cât e.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Ce que je voulais vraiment faire était de présenter ceci en 3D avec la meilleure résolution possible.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Chciałem to zaprezentować w trójwymiarze, tak pięknie, jak w rzeczywistości.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Eu quis apresentar isto de uma forma tão maravilhosamente tridimensional como na realidade é.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Halusin esittää tämän juuri niin kolmiulotteisena kuin se todellisuudessa on.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Lo que realmente quería hacer es presentar esto, tan maravillosamente 3D como realmente es.
Yapmak istediğim şey, aslında, size bunu gerçekte olduğu gibi muhteşem 3D haliyle sunabilmek.Mit dieser Präsentation wollte ich zeigen, wie wunderschön es wirklich in 3-D ist.