Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.Wieczne przepychanie łokciami; stąd potrzeba polityki.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.ואנו צריכים להתווכח על זה כל יום אז אנחנו פונים לפוליטיקה
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.وعلينا أن نبذلها كل يوم. بحيث نعيد ترتيب سياساتنا.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.集団の約22%が
Her haliyle... Harikulade. Heyecan verici...Круто...> Во всех смыслах...> Захватывающе
Her haliyle...O que aconteceu? Ok, Sara, isso não importa...
Her haliyle...[Tommaso] in tutti i sensi
Her haliyle...[Tommaso] Pod każdym względem
Her haliyle...Във всякакъв смисъл.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Bahkan jika tidak sesuai dengan cara pada umumnya untuk melihat masalah ini.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Chiar dacă nu corespund cu modul tipic în care vedem această problemă.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.I když to se to odchyluje od běžného náhledu na danou věc.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Incluso si no están de acuerdo con la forma típica de ver este problema.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.심지어 우리가 이 문제를 바라보는 일반적인 방식과 맞지 않더라도요.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Még ha nincs is szinkronban azzal, ahogy eddig láttuk a problémát.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Même si cela n'est pas en accord avec la façon dont nous abordons le problème habituellement.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Mesmo que não estejam de acordo com a forma como vemos este problema.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Nawet jeśli to nie do końca współbrzmi z naszym standardowym spojrzeniem na problem.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Ngay cả khi điều đó không tuân theo cách chúng ta nhìn nhận vấn đề.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Perfino se non sono in accordo con il tipico modo nel quale vediamo questo problema
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Selbst wenn es nicht der typischen Art entspricht, wie wir das Problem sehen.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Selv hvis det ikke stemmer overens med den sædvanlige måde vi anser dette problem.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Zelfs als dit niet overeenstemt met de gebruikelijke manier waarop we dit probleem zien.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Даже если это не соответствует нашему обычному взбляду на этот вопрос.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Дори да не съответства на типичния начин, по който виждаме този проблем.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.Навіть якщо це не відповідає нашому уявленню про цю проблему.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.אפילו אם הם יסתרו את האופן המסורתי שבו ראינו את הבעיה הזאת.
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.حتى لو لم تكن موافقة لتصوراتنا عن ترتيب اهمية هذه المشاكل .
Her ne kadar bu bizim, sorunları en yalın haliyle ele almamıza izin vermese de.主な理由の一つとして 気候変動は絵になるのです
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.기껏해야 여러분은 10%짜리 인간이거나
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.במקרה הטוב, אתם 10 אחוז אנושיים,
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.في أفضل الأحوال، أنتم عشره بالمائه بشر
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.測定のしかたによっては1パーセントだけが
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Die Leute bewerteten die ganze Zeit über ihre Stimmung.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Estavam constantemente a enganar-se quanto ao seu estado de espírito.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.사람들은 내내 그녀의 기분에 대해서 잘못된 판단을 하고 있었습니다.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Las personas se equivocaban constantemente sobre su estado de ánimo.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Le persone si sbagliavano sempre nel giudicare il suo stato d'animo.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Les gens faisaient des erreurs de jugement tout le temps quant à son humeur.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Lidé neustále nesprávně odhadovali její náladu.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Ludzie ciągle źle oceniali jej nastrój.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Människor gjorde hela tiden felbedömningar om hennes humör.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Mensen maakten de hele tijd inschattingsfouten over haar humeur.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Mọi người cứ đưa ra ý kiến sai về thần thái của cô ấy.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Tot timpul, oamenii se înșelau asupra dispoziției ei.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Вони завжди помилялися щодо її настрою.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Люди всё время делали неправильные выводы о её настроении.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.Хората постоянно правеха грешни преценки за настроението й.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.אנשים הניחו הנחות שגויות כל הזמן לגבי מצב הרוח שלה.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.كان الناس يسيئون الحكم عليها في كل الوقت على مزاجها.
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.取り違えていました 彼女は先生や同級生に 見くびられ いじめも受けました
İşlemimiz son haliyle 2 bölü, 17 çarpı eksi 1.50 olur. .Dostaneme 2 lomeno 17 krát... můžeme to zapsat jako 1,50 dolaru lomeno 1. A to se rovná...
İşlemimiz son haliyle 2 bölü, 17 çarpı eksi 1.50 olur. .Otrzymujemy 2 dzielone przez 17 razy minus... można to zapisać jako -1,50$ przez 1.
Kimse oturup bir dil icat etmedi. Bu haliyle dil, pek çok yüzyıldır var olan bir şey.この形式の言葉は、何世紀も前のものであり、
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Bien sûr, il aurait été facile de souligner qu'ils étaient un peu " limite ".
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Hubiera sido fácil para mi, marcarles donde se estaban quedando cortos.
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Sicher wäre es leicht gewesen, ihnen ihre Verfehlung vorzuhalten.
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Разбира се, би било лесно да им посоча къде грешаха.
Normal kiloda doğdu. Apgar skoru normaldi. Haliyle bunlar bize güven vermişti.Он родился с нормальным весом и хорошими баллами по шкале Апгар, так что мы были спокойны.
Objeyi tam 3 boyutlu haliyle görebilir miyiz?완전한 3차원 영상을 볼 수 있답니다.