Ve düşünüyoum da, burda TED grubunda bunun peşini halihazırda kovalayan birsürü insanımız var.既にこの方向に進んでいる多くの方々がいます ビル=グロスが持っている会社の中に eSolarがあります
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'leComitte nur spezifische Dateien (die Dateien müssen schon auf dem Stage liegen)
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'leCommit seulement les fichiers spécifiés (qui sont déjà en stage)
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'leCommitta solo i file specificati (tra quelli presenti nell'area di stage)
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'leKomit file tertentu (yang sudah di status stage)
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'leRealiza un commit para archivos específicos (marcados previamente)
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'leКомітить тільки певні (вже індексовані) файли
Yalnızca belirtilmiş (halihazırda sahnelenmiş) dosyaları commit'le特定のファイル(ステージ済)だけをコミットする
Yani bu, önceden tasarlanmış yapacağım şeyin halihazırda zihnimde bulunduğu bir koreografi değil.즉 이것은 제가 이미 무엇을 만들지 제 머릿속에서 과정을 고정시켜놓고 안무를 짜놓은 것이 아닙니다.
Yani bu, önceden tasarlanmış yapacağım şeyin halihazırda zihnimde bulunduğu bir koreografi değil.To nie choreografia zaplanowana wcześniej z zapamiętanym układem.
Yani bu, önceden tasarlanmış yapacağım şeyin halihazırda zihnimde bulunduğu bir koreografi değil.אז זה לא סוג הכוריאוגרפיה שבה כבר יש לי רעיון בראש של מה אני הולך ליצור, הכנתי את סדר התרגילים בראש
Yani bu, önceden tasarlanmış yapacağım şeyin halihazırda zihnimde bulunduğu bir koreografi değil.إذا هذا ليس النوع من تصميم الرقص عندما يكون لدي فكرة عن الذي سأقوم بعمله، عندما أقوم بتحديد الروتين في ذهني
Yani bu, önceden tasarlanmış yapacağım şeyin halihazırda zihnimde bulunduğu bir koreografi değil.これは こうと決まった振り付けが 私の頭の中に既にあって それをダンサー達に ただ落とし込んでいくような そんな振り付けではありません
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Bersenang-senang dahulu dan bersakit-sakit kemudian.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.C'est un plaisir immédiat en échange d'un désagrément futur.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Det er nutidig glæde i stedet for fremtidig smerte.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Đó là sự tận hưởng hiện tại cho nỗi đau tương lai.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.È piacere immediato in cambio di dolore futuro.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.É prazer actual em troca de um futuro de dor.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Es ist das gegenwärtige Vergnügen im Tausch für künftige Schmerzen.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Es placer presente a cambio de dolor futuro.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Este plăcere în prezent în schimbul unor suferinţe viitoare.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Het is huidig plezier inruilen voor toekomstige pijn.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Jelenlegi élvezet, jövőbeni szenvedés.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Je to současné potěšení výměnou za budoucí trápení.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.현재의 기쁨을 미래의 고통과 맞바꾸는 것이죠.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.To obecna przyjemność w zamian za ból w przyszłości.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Είναι προσωρινή απόλαυση με αντάλλαγμα τον μελλοντικό πόνο.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.То е сегашно удоволствие в замяна за бъдеща болка.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Це задоволення тут і зараз, заради розплати в майбутньому.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.Это — удовольствие в настоящий момент в обмен на неудобство в будущем.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.זוהי הנאה עכשווית בתמורה לכאב בעתיד.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.هو متعة حاليّة مقابل ألم مستقبليّ.
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.それなら 効果も逆になりそうですよね
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?0.2リットルのフルーツジュースです。
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Also wieviel Fruchtsaft sind dort schon drin?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Combien de jus de fruit est déjà là?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Dus hoeveel fruitsap is er al?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Eli kuinka paljon alunperin sekoituksessa on mehua?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Então quanto suco já tem aí?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Entonces, ¿cuánto jugo de fruta hay ahí?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Ile soku jest w nim?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Jadi, berapa banyak jus buah yang ada dalam campuran tsb?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?얼만큼의 과일 주스가 그 안에 이미 들어가 있을까요?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Kolik ovocného džusu tam už je?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Quindi quanto succo di frutta è già là?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Så hur mycket fruktjuice finns det redan i den?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Så hvor meget saft er der allerede?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Szóval mennyi gyümölcslénk van benne eleve?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Οπότε πόσος χυμός φρούτου είναι ήδη εκεί;
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Скільки вже є фруктового соку там?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?Так как много фруктового сока уже есть в смеси?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?אז כמה מיץ פירות כבר יש שם?
Yani, halihazırda ne kadar meyve suyu var burada?إذا، ما هي كمية عصير الفاكهة الطبيعي الموجودة هنا؟
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.Also ist alles sowieso schon eine Protein Quelle.
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.Aşadar, toate sunt deja o sursă de proteine.
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.Así que hoy cualquier cosa es fuente de proteínas.
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.Donc tout est déjà source de protéine.
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.Dus is alles al een eiwitbron.
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.Jadi semua makanan olahan sudah merupakan sumber protein.