Halihazırda, okulumuzda 1600 öğrenci var.At present, we have 1,600 students at our school.
Halihazırda daha iyi hissediyorum.I already feel much better.
Hâlihazırda yaptığımız gibi yapmaya devam edelim.Let's continue doing it the way we've been doing it.
Halihazırda depresyona duyarlı, semptomları evlilik ve annelik tarafından azdırıldı.Already susceptible to depression, her symptoms were exacerbated by marriage and motherhood.
Basketbol halihazırda Çin'deki en popüler seyirci sporudur.Basketball is currently the most popular spectator sport in China.
Açıları yay uzunluğuna göre ölçme fikri diğer matematikçiler tarafından halihazırda kullanılıyordu.The idea of measuring angles by the length of the arc was already in use by other mathematicians.
(Hâlihazırda 'sıcak' kubvanoların eğimleri için bariz bir izah mevcut değildir.)(No clear explanation currently exists for the inclinations of 'hot' cubewanos.)
Bir sonuç olarak piazza halihazırda 16. yüzyıl'da yapılan binalar tarafından kuşatılmıştı.As a result, the piazza was already surrounded by buildings by the 16th century.
Bu tür bazı sistemler halihazırda kullanılmakta ve birçoğu da geliştirme aşamasındadır.Some such systems are currently in use, and many are under development.
Halihazırda bir tek Amerika Birleşik Devletleri süper güç olma kriterlerini karşılamaktadır.Currently, only the United States fulfills the criteria to be considered a superpower.
Halihazırda ZPL II'nin 170'ten fazla komutu vardır.Currently, more than 170 commands exist in ZPL II.
Halihazırda oyunu satın alan oyuncular bu durumdan etkilenmediler.Players that have already bought the game aren't affected by this.
Teorisyenler bu fikirleri halihazırdaki teorilerle bazı belli problemleri çözmek için öne sürerler.Theorists invoke these ideas in hopes of solving particular problems with existing theories.
Bu Vietkong'un halihazırda sorumluluğu almış olduğu gerçeğine tersti.This was despite the fact that the Vietcong had already claimed responsibility.
Bazı kanıtlar Bering Denizi ekosisteminde halihazırda büyük değişmeler olduğunu ortaya koymaktadır.Some evidence suggests that great changes to the Bering Sea ecosystem have already occurred.
Ülke çölleşme ile mücadele ediyordu, halihazırda yüzey alanın %65' i etkilenmişti.The country Mali is fighting desertification, which has already affected 65% surface area.
Halihazırda Gerçek Hayat dergisinde köşe yazıları yazıyor.Currently, he is writing for The True Pen.
14. yüzyılda heterodoks Müslüman toplumlarla Osmanlı arasında halihazırda çeşitli sorunlar mevcuttu.Ottoman problems with heterodox Muslim groups already existed in the 14th century.
Halihazırda parti Ulusal Halk Meclisinde çoğunluğa sahiptir.Members of the Republican Party currently hold a majority in the House.
2012 yılı itibarıyla bu konutların 1.700'ünden 1.300'ünün halihazırda yıkılmıştır.More than 1,300 out of around 1,700 buildings have been already demolished as of 2012.
Savaş bazı çarpışmalar halihazırda yaşanmışken 1 Ağustos 1894 tarihinde ilan edildi.The battle occurred before the war was officially declared on 1 August 1894.
Halihazırdaki Küba Devlet Başkanı Raul Castro'nun eşiydi.Cuba was represented by the President of the Council of State of Cuba, Raul Castro.
Halihazırda okullar Windows'tan Ubuntu'ya geçiş yapmıştır.Schools have already migrated from Windows to Ubuntu Linux.
Bu sonuç halihazırda şimdiye kadar en yüksek skor performansıdır.This result was best result so far.
Halihazırda bu çubuğun Türkiye dışında üretilenleri kullanılmaktadır.This cultivar does not seem to have been cultivated outside Romania.
Halihazırda 117 tane özerk ilçe ve üç tane özerk sancak mevcuttur.There are 117 autonomous counties and three autonomous banners.
Hâlihazırda, ülke olarak oturma evresindedir.So that thou mightest perform thy deeds for the Homeland...
Halihazırda Avrupa Parlamentosu'nda görev yapmaktadır.He is now representative at the European Parliament.
Bu da halihazırdaki birçok akademik araştırmanın önemli bir bölümünü oluşturur.This forms a significant part of his present research work.
Halihazırda "Kiin Kiin" Michelin yıldızı sahibi tek restorandır.It is the only seafood restaurant in the UK to hold a Michelin star.
İki terim de halihazırda kullanılmaktadır.Both terms are currently in use.
Borsanın hâlihazırda 300 civarında üyesi bulunmaktadır.Today the congregation stands at about 300.
Hâlihazırda başkent Pyongyang 24 tane büyükelçiliğine ev sahipliği yapmaktadır.At present, the capital city of Niamey hosts more than 24 embassies.
Burasının Osmanlı işgalinden önce halihazırda oppidum olmuş olduğu olasıdır.It is possible that it already had been oppidum before the Ottoman occupation.
Halihazırda Türkiye'de tatbik edilmemektedir.He has not yet been capped by Haiti.
Halihazırda bağışık olmayanlarda hastalıktan sonra kullanılması yararlıdır.Usage after exposure in those not already immune may be useful.
Brian bu krizle boğuşurken hâlihazırda aşırı pişmiş olan fırındaki hindi yanmaya başlar.While Brian tries to deal with this crisis, the overcooked turkey begins to burn.
Yarış organizatörlerine göre, bu yarış halihazırda dünyada en büyük yıllık fon doğurur.According to the race organisers, it is the fastest road race in the world.
Tarihi kentte halihazırda arkeolojik çalışmalar devam etmektedir.Archaeological research continues in the city.
6×6×6 ve 7×7×7'lik küpler de hâlihazırda üretilmektedir.He also placed second in 6×6×6, 7×7×7, and Megaminx.
Halihazırda başkent Pekin 166 büyükelçiliğe ev sahipliği yapmaktadır.At present, the capital of Beijing hosts 171 embassies.
Halihazırda AK Parti Genel Başkan Danışmanı olarak parti yönetiminde yer almaktadır.Mya Than Than Nu will run as General Secretary of the party.
Flying Machine Arena araştırma ekibinin halihazırdaki üyeleri.They're the current members of the Flying Machine Arena research team.
Halihazırda lider Almanya.Currently the leader is Germany.
Yani her şey hâlihazırda bir protein deposu.So anything is a good protein source already.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.They were already proficient speakers.
Şu an hâlihazırda Sitopia'da yaşadığımıza inanıyorum.I believe we already live in Sitopia.
Temel olarak Sitopia'nın her köşede hâlihazırda bulunduğunun farkına olmaktır.It's basically recognizing that Sitopia already exists in little pockets everywhere.
Halihazırda elimizde kızların gücü gibi araçlar var ve umarız bu yardımcı olur.We have tools at our disposal like girl power and we hope that that will help.
Erkekliğin tanımı halihazırda alt üst olmuş durumda.Now, the definition of manhood is already turning upside down.
'Zaten elimde halihazırda bunlardan var, ancak bir araya getirmemiştim' diyor.Duchamp says okay I happened to have a stack of them right here. I never put them together
Ve düşünüyoum da, burda TED grubunda bunun peşini halihazırda kovalayan birsürü insanımız var.And, I think, here in the TED group, we have many people who are already pursuing this.
Bir yandan, topçular oyunların sonucuna hâlihazırda gereğinden fazla etki ediyor.On one hand, artillery currently influences the outcome of games more than necessary.
Hâlihazırda, Kademe VIII zaten en üst kademe savaşlarda yer almaktadır.At present, tier 8 SPGs already go into top-tier battles.
Halihazırda çoğunun çocuğu var.Most of them have children already
Sorun ise halihazırdaki protez cihazlar iyi çalışmıyorlar.The problem is that current prosthetics don't work very well.
Halihazırdaki durumun işe yaramadığını farkedince başka bir çözüm aradım.And I realized that we had to do something 'cause it wasn't working just as it was.
Sidney'de ilki halihazırda inşa halinde.The first in Sidney is already under construction.
Birini etkilemek istediğimizde, onları halihazırda neyi etkilediğini bilmemiz gerek.To influence somebody, we need to know what already influences them.
Size şunu söylerler, "Halihazırda olanın daha büyüğünü, hızlısını, ucuzunu istiyorum."They could tell you that "I want bigger, faster, cheaper status quo."