Ana içeriğe geç
Sözlük

hali ile cümle

hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Avrupa Birliği yeni bir halifelik midir?The European Union is a new caliphate?
Yumurtalar Amerika'da genellikle düzineler halinde satılıyor.Eggs are usually sold by the dozen in America.
Sami ve Leyla iletişim halinde kaldılar.Sami and Layla stayed in touch.
Sami ve Leyla temas halinde kaldılar.Sami and Layla stayed in touch.
Sami kumar bağımlısı haline geldi.Sami became addicted to gambling.
Okyanus sürekli hareket halinde olan büyük bir su kütlesidir.The ocean is a huge body of water that is constantly in motion.
Sami'nin malikânesi bir dehşet evi haline geldi.Sami's mansion became a house of horrors.
Sami'nin yatak odası bir suç mahalli haline geldi.Sami's bedroom became a crime scene.
Sami, Leyla için bir endişe haline geldi.Sami became a concern for Layla.
Sami önemli bir tanık haline geldi.Sami became a key witness.
Tom bugün garip bir ruh halinde.Tom is in a strange mood today.
Bugün tuhaf bir ruh halindeyim.I'm in a strange mood today.
Tom her zaman iyi bir ruh halinde görünüyor.Tom always seems to be in a good mood.
Uykudan sonra Tom eminim daha iyi bir ruh hali içinde olacaktır.After sleeping, Tom will surely be in a better mood.
Esperantonun Avrupa Birliği'nin resmi dili haline gelmesi gerekir mi?Should Esperanto become an official language of the European Union?
Tom dün bütün gün kötü bir ruh halindeydi.Tom was in a bad mood all day yesterday.
Tom kötü bir ruh halinde, değil mi?Tom is in a bad mood, isn't he?
Tom halinden oldukça memnundu.Tom was quite pleased with himself.
Haline acıyorum seni zavallı kadın!I feel pity for you, you poor woman.
Bu mağazadaki insanlar çok cana yakınlar, haliyle de çok sayıda müşteri çekiyorlar.The people at this store are very friendly, and get very many customers as a result.
İhtiyaç duymanız halinde arayabileceğiniz birileri var mı?Do you have anyone who you can call if you need to talk?
Tom çok kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a really bad mood.
Sürekli hareket halindeler.They are constantly on the move.
Bu köprü, gençlerin buluşma yeri haline geldi.This bridge has become a meeting place for young people.
"Ödül gecesinde Halil Sezai krizi"."Ödül gecesinde Halil Sezai krizi".
İbrahim'in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür.Ibrahim, the friend of the Compassionate.
2061: Odyssey Üç'te ise, Europa tropikal bir okyanus dünyası haline gelmiştir.In 2061: Odyssey Three, Europa has become a tropical ocean world.
"Candan'ın üç hali"."Candan'ın üç hali".
1359 yılında, Halil serbest bırakıldı.In 1359, Halil was released.
Temmuz ayında, Freenet serbest bırakıldı ve ilk anonimlik ağı haline geldi.In July, Freenet was released and became the first anonymity network.
Şubat 2008'de Bazaar bir GNU Projesi haline geldi.In February 2008, Bazaar became a GNU Project.
Sözü edilen dönemin sonuna gelindiğinde, Japonya yüksek ücretli bir ekonomi haline geldi.By the end of said period, Japan had moved into being a high-wage economy.
Orijinal Jaffa Pastaları 12, 24 veya 36'lık paketler halinde gelir.The original Jaffa Cakes come in packs of 12, 24 or 36.
1920 ve 1930'larda doğan Alman çocuklar Soğuk Savaş yıllarında yetişkinler haline geldi.German children born in the 1920s and 1930s became adults during the Cold War years.
Posta, 281 milyon kullanıcısıyla dünyanın en büyük üçüncü web tabanlı e-posta hizmeti haline geldi.Mail had 281 million users, making it the third largest web-based email service in the world.
Yasalara rağmen Yahudiler, Yeni Hristiyan kardeşleriyle iletişim halinde kalmaya devam ettiler.Despite the law, however, the Jews remained in communication with their New Christian brethren.
1914'te eski bağımsız topluluk "Au", Traunstein'ın bir parçası haline geldi.In 1914, the former independent community "Au" became part of Traunstein.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.When she began to show them, the bread turned into a bouquet of roses.
Aslında onun için gerçekten harika bir ayna haline geldi."It actually ends up being a really great mirror for her."
Bu şartlar altında birleşme temel bir diplomatik sorun haline geldi.Unification under these conditions raised a basic diplomatic problem.
Böylece İbrahim Halil Han, Karabağ'a geri dönerek tekrar han olmuştur.Abraham is gone but he will return to them as they still have Ike.
Kandahar havaalanı da önemli bir Amerikan üssü haline geldi.Kandahar airport also became an important U.S. base.
Araştırmacılar, "Google, tüm gerçekliği ana arayüzü haline gelmiştir.The researchers say that "Google has become the main interface for our whole reality.
Uluslararası Uzay İstasyonu hala inşaat halindedir.The International Space Station is still under construction.
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.Vernon was strict but encouraging, and made her education a priority.
Bu başarılar sayesinde judo, Moğolistan'ın en popüler sporlarından biri haline geldi. ^Thanks to these successes judo has become one of the most popular sports in Mongolia.
1930'larda Toplum mühendisliği Folkhemmet'in önemli bir parçası haline geldi.During the 1930s, social engineering became an important part of folkhemmet.
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (temsilci) kıldık.And verily We will cause you to abide in the land, and succeed them.
Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar.These people who have become emigrants, shall have security and liberty.
26 Ağustos 2005 tarihinde kurulan web sitesi, bir internet fenomeni haline geldi.Launched on 26 August 2005, the website became an Internet phenomenon.
Tiflis’te egemen olan ruh hali çok farklıydı.The mood prevailing in Tiflis was very different.
Bugün akvaristlik neredeyse herkesin yapabileceği popüler bir hobi haline gelmiştir.Today fishkeeping has become a popular hobby that almost anyone can do.
Aynı zamanda sosyalist devletlerde AK-47, Üçüncü Dünya devriminin bir sembolü haline geldi.In the pro-communist states, the AK-47 became a symbol of the Third World revolution.
McGraw ve Swift iki parça halinde kaydetti.McGraw and Swift recorded their parts separately.
Bu tür ticari festivaller sayesinde Buhara bir ticaret merkezi haline gelmiştir.As a result of the trade festivals, Bukhara became a centre of commerce.
Sendikalar Sarayı'ndaki Yolka'ya yapılan davet, Sovyet çocuklar için onur meselesi haline geldi.An invitation to the Yolka at the Palace of Unions became a matter of honour for Soviet children.
1920 yılında, o Romanya ilk elektrikli tren haline gelmelidir.In 1920, it should become the first electrical railway of Romania.
Aynı zamanda bu dönemde İngiliz Krallığı tüm zamanların en büyük İmparatorluğu haline geldi.It was also in this time that the British Empire became the largest empire of all time.
Sonunda, Kasaba bir anonim topluluk haline geldi ve yönetimin sivil sorumlulukları sona erdi.Finally, the town became an incorporated community and the director's civic responsibilities ended.
1990'ların başından bu yana, CD'ler yüksek kaliteli müziklerin en yaygın kaynağı haline geldiler.Since the early 1990s, CDs have become the most common source of high-quality music.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod