Ana içeriğe geç
Sözlük

hali ile cümle

hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onun halini hatırını sordun mu? O ne dedi?You asked after her? What did she say?
Altın ince plakalar halinde dövüldü.The gold was beaten into thin plates.
Sıkı çalışma, Japonya'yı bugünkü haline getirdi.Hard work has made Japan what it is today.
Kırmızı lamba tehlike halinde yanar.The red lamp lights up in case of danger.
Şu şirketle sert bir yarış halindeyiz.We are in a fierce competition with that company.
Yeni okul binamız inşaat halinde.Our new school building is under construction.
Yangın haline, 119'u ara.In case of fire, call 119.
İngilizce artık dünyadaki çeşitli ulusların ortak dili haline gelmiştir.English has now become the common language of several nations in the world.
Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.Passengers shall not converse with the driver while the bus is in motion.
Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.In case of rain, the athletic meeting will be called off.
Yağmur yağması halinde, gitmem.In case it rains, I won't go.
Üzümler şarap haline getirilir.Grapes are made into wine.
Rüya bir gerçeklik haline geldi.The dream has become a reality.
Arazi bir park haline dönüştürüldü.The land was converted into a park.
Kasaba harabe haline düştü.The town fell into ruin.
Kasaba harabe haline dönüştü.The town fell into ruin.
Kasaba bir şehir haline geldi.The town grew into a city.
Böcek bir pupa halinden ergen haline dönmüştür.The insect grew out of a pupa into an imago.
Dediklerine göre ev sahibinin zamanında hali vakti yerindeymiş.They say the landlord used to be well off.
Kale şimdi harabe halinde.The castle is now in ruins.
Kız ince belli bir kadın haline geldi.The girl has grown into a slender woman.
Eski ev yanarak kül haline geldi.The old house was burned to ashes.
Bay Smith, her sabah yürüyüşü bir kural haline getirdi.Mr Smith made it a rule to take a walk every morning.
Temas halinde kalacağımızı umuyorum.I hope we stay in touch.
Çöpten kurtulmak yetkililer için büyük bir baş belası haline gelmiştir.Getting rid of garbage has become a major headache for the authorities.
Bu kitap iki cilt halinde geliyor.This book comes in two volumes.
Bu ansiklopedi aylık parçalar halinde yayınlanır.This encyclopedia is issued in monthly parts.
Bu ev durduğu haliyle satılmaz.This house will not sell as it stands.
Bu müzik benim şimdiki ruh halime uyar.This music suits my present mood.
Amerikalı yaşlı vatandaşların nispeten hali vakti yerinde.American senior citizens are comparatively well-off.
Onlar o fabrikada kullanılmış yemek yağını sabun haline getirmektedirler.They make used cooking oil into soap at that factory.
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.Due to severe educational influence the child became a wholly different person.
Halihazırda, okulumuzda 1600 öğrenci var.At present, we have 1,600 students at our school.
Işık ve ses dalgalar halinde iletilir.Light and sound travel in waves.
Yüksek tarifeler uluslararası ticaret için bir engel haline gelmiştir.High tariffs have become a barrier to international trade.
İş o kadar başarılıydı ki, onun şimdi hala hali vakti yerinde.The business was so successful that he is still well off now.
Çocuklar tek sıra halinde üst kata çıktı.The children went upstairs in single file.
Beş saatlik gezi yüzünden elimizi kaldıracak halimiz kalmadı.We felt dead from the five-hour trip.
Büyükbabam kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı bir kural haline getirdi.My grandfather made it a rule to take a walk before breakfast.
Her sabah yürümeyi kural haline getirdim.I make it a rule to take a walk every morning.
Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
Yatmaya gitmeden önce dişlerimi fırçalamayı bir kural haline getiriyorum.I make it a rule to brush my teeth before I go to bed.
Yatmaya gitmeden önce kitap okumayı kural haline getiririm.I make it a rule to read before going to bed.
Ben erken kalkmayı bir kural haline getirdim.I make it a rule to get up early.
Sabah kahvaltısından önce yürümeyi prensip haline getiriyorum.I make it a rule to take a walk before breakfast.
Onun halini hatırını sordum.I asked after him.
Randevular için asla geç kalmamayı bir kural haline getiriyorum.I make it a rule never to be late for appointments.
Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.For all their serious wounds, all of them were in good spirits.
İş güvenliği büyük bir endişe haline geldi.Job security became a major worry.
Yemeklerden sonra dişlerimi fırçalamayı kural haline getirdim.I make it a rule to brush my teeth after meals.
Yeni istasyon binası inşaat halinde ve yakında tamamlanacak.The new station building is under construction and will be completed soon.
Öğretmen öğrencilerin ikili grup halinde diyaloğu patik yapmalarını istedi.The teacher asked the students to practice the dialogue in pairs.
Oyuncular maçtan sonra çok iyi bir ruh halindeydiler.The players were in high spirits after the game.
Lütfen parayı bana yirmi dolarlık banknotlar halinde verin.Please give me the money in twenty-dollar bills.
Taro babasının halini hatırını sordu.Taro asked after her father.
Büyük bir ateş bütün kasabayı kül haline getirdi.The big fire reduced the whole town to ashes.
Kuşlar grup halinde uçuyorlardı.The birds were flying in a group.
Annem kötü havadan dolayı golf oynayamadığı için kötü bir ruh hali içindeydi.Mother was in a bad mood since she could not play golf because of bad weather.
O günlerde ailemin hali vakti yerindeydi.My family was well off in those days.
Hareket halindeyken arabanın kapısını asla açma.Never open the door of a car that is in motion.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hali ile cümle - hali kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App