Halen okunan ve tartışılan roman yılda yaklaşık 250.000 adet satılmayı sürdürmektedir.Tento román je stále velmi úspěšný a prodá se ho okolo 250 tisíc výtisků ročně.
Bu rekor halen kırılamadı.Tento rekord nebyl do dnešního dne překonán.
Okul halen bu binada eğitim vermektedir.V této budově probíhá výuka dosud.
Fakat halen nadiren de olsa bazı zorunlu durumlarda kullanılabilmektedir.Téměř vždy je však nutné mít alespoň nějaké prostředí.
Halen yayınlanmamış eserleri de mevcuttur.Bylo vydáno i mnoho dalších dosud neuveřejněných děl.
Bu durumun nedenleri halen tartışmalıdır.O skutečném důvodu zatčení se stále diskutuje.
Halen özel bir şirkette yöneticilik yapmaktadır.Profesně zastává post generálního ředitele v soukromé firmě.
Mahallede halen Balkan Türklerinin kültür izleri vardır.Ve městě jsou dodnes stopy rakouské architektury.
Terekeme kültürüne has yemekler halen yapılmaktadır.Geleneklerine sahiptirler.Účastníkům bylo řečeno, aby pokračovali v běžném stravování, jak jsou zvyklí.
Halen Sherman Oaks, Kaliforniya'da yaşamaktadır.Shane Dawson v současné době žije v Sherman Oaks v Kalifornii.
Kizilderililerin halen önemli miktardaki kısmı bu bölgelerde yaşamaktadır.Část obyvatel stále v těchto prostorách žije.
Halen eşiyle birlikte New York'ta yaşamaktadır.Se svým manželem žije v New Yorku.
Kaleye ait kalıntılar halen görülebilir durumdadır.Část pozůstatků hradu je volně přístupná.
Adı dağa verilmiştir ve halen kullanılmaktadır.Tato metoda získala pojmenovaní po něm a stále se používá.
Ege yemek kültürü halen günümüzde devam etmektedir.Pasterizace se k dlouhodobému uchování potravin používá dodnes.
Köye ait kösedağda birçok yayla mevcuttur bunların bir kısmı halen günümüzde faaldir.U obce se nachází velký kamenolom, který je zčásti dosud činný.
Kendisine yalan söylediği için Peter'a halen kızgındır.Vader mu s klidem řekl, že lhal.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Zde se i dnes vyrábí všechny produkty firmy, a to stále ručně.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.Též hrál i za italskou reprezentaci.
Bu sayı halen halk tarafından seçilmişlerin bir araya geldiği 646 üyeli Avam Kamarası'nın üzerindedir.Dolní komora má 646 přímo volených členů.
Günümüzde halen uçmaktadır.Tento letoun dosud létá.
Halen Ortaokul (3 Katlı Bina)- İlkokul (Tek Katlı Bina) eğitim öğretime devam etmektedir.Budova slouží školským účelům dosud (1. základní škola).
Üretim maliyetinin yüksekliği nedeniyle bu silah halen geliştirme aşamasındadır.Z náročnosti na výrobu je odvozena také cena těchto zbraní.
Hâlen Seattle´daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi´nin başkanı.Svou vědeckou kariéru završil jako ředitel výzkumného ústavu Fred Hutchinson Cancer Research Center v Seattlu.
(Britanya listelerinde halen en uzun süre 1 numarada kalan parçadır.)(V závorkách je uvedený počet obyvatel ke dni 1.
Söz konusu yolun yapım çalışmaları halen devam etmektedir.Projekty na záchranu se teprve rozvíjejí.
Kadınlar 800 metre olimpiyat rekorunu hâlen elinde tutmaktadır.80 m překážek v olympijském rekordu.
Halen konu üzerinde araştırmalar devam etmektedir.Šetření příčin nehody stále probíhá.
Halen kapalı durumdadır. ^ "Kara Hudut Kapıları".The Black Gate is Closed Kapitola Černá brána je zavřená.
O dönemde bu görevi halen Avro Shackleton ifa etmekteydi.Později byl tento letoun znám jako Avro Shackleton.
Halen birçok bankacılık sisteminde aktif olarak kullanılmaktadır.Banka Home Credit aktivně pracuje v mnoha oblastech bankovních služeb.
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Mohlo by zde žít však pouze méně než 50 dospělců.
Birinci duvar ise halen durmaktadır.První úder Grondu Brána vydržela.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Jako dítě se učil hrát na klavír.
Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.Pozdější zaklenutí kostela však tuto fresku z části zničilo.
Acil tıp halen 5 yıl idi.Následky onemocnění trvaly 5 let.
Halen yörede otopark olarak kullanılmaktadır.Prostor pod nimi slouží jako parkoviště.
Halen hayatta 66.500 Dartmouth mezunu vardır.Štrampouch leží v katastrálním území Žáky o výměře 5,66 km².
Bu çalışma halen kesintisiz devam etmektedir.Je nucen pokračovat v takovéto práci do nekonečna.
Halen Rusya ve Karadeniz Bölgesi’ndeki kanser oranları çok yüksektir.Velkým problémem zůstává alkoholismus a na území Ruska asimilace s Rusy.
Halen, televizyon programı sunuculuğu yapmaktadır.Moderovala televizní pořad Sejdeme se na výsluní.
Bu renk boya halen çevredeki köylerde kullanılmaktadır.3. tato barva vidět skoro všude.
Halen sitenin editörüdür.Sitenský spoluautorem.
9.558 yaşındaki ladin halen dünyanın en yaşlı ağacı olarak kabul edilmektedir.Se svými 9550 lety je nejstarším žijícím stromem světa.
Daha sonra artan nüfus sonucu göç vermesine rağmen halen 80 haneden oluşmaktadır.Kromě toho regenerace jeho sil po takovémto běhu trvá až 80 hodin.
Bazı 747-200'ler halen etkin hizmettedir.Kromě stroje 477.060 jsou oba zbývající v provozuschopném stavu.
2007'den günümüze ise de 2.nesil üretimi yapılmaktadır ve halen üretimi devam etmektedir.V roce 2007 přesáhl export dvě třetiny celkové produkce a tento stav trvá dodnes.
Çünkü karşılıklı sevgi ve saygı muhabbeti vardı.Halen de var.Mezi oběma se vyvinul vztah vzájemného přátelství a respektu.
Halen Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesidir.Nějaký čas patřily k panskému dvoru čp. 8.
Firma üretimine halen devam etmektedir.Společnost ve výrobě nadále setrvává.
Ancak bu ilk kongreye kaç kent devletinin katıldığı konusu günümüzde halen tartışma konusudur.O tom, kdo ze skupiny první zlato objevil, se dodnes vedou spory.
Halen sadece seyir terası ile mal sahibi olan Vakıflar Bankası'nın şubesi faaliyettedir.Jediným majitelem této burzy je Fio banka.
Ancak, bu özellik halen sadece dokümanlarda kullanılabiliyor.Data můžou být uložena pouze v listech.
İki ülke arasında ilişkiler halen savaş ekseninde sürmektedir.Přesto zůstaly vztahy mezi oběma zeměmi na bodu mrazu.
Halen çalışmalarını sürdürmektedir.Na odpovědi stále pracuje.
Hâlen serbest olarak çalışmaya devam etmektedir.I tak by ale měla nadále fungovat samostatně.
Morris, halen New York'ta yaşamaya ve çalışmaya devam etmektedir.Asch žil i pracoval nadále v New Yorku.
Kazı çalışmaları halen sürdürülmektedir.Nyní mohl proces s Husem pokračovat.
Halen Balıkesir'de serbest avukatlık bürosu vardır.V Mořkově působí i advokátní kancelář.
Halen, senarist olarak çalışmaktadır.Jakoby šlo stále ještě o scénář.