Ana içeriğe geç
Sözlük

halen ile cümle

halen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk anatomi tiyatrosu 1594 yılında Padova Üniversitesinde inşa edilmiş olup halen de korunmaktadır.Den första anatomiska teatern byggdes 1594 vid Universitetet i Padua.
Ana merkezi halen Hamburg'dadır.Huvudkontoret ligger i Hamburg.
Bu halen kulübün rekorudur.Det är rekord för klubben.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.I de länder där sjukdomsbördan är högst, är dock vaccinet fortfarande för dyrt.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Omkring 5 miljoner flaskor produceras varje årgång.
Ama halen birbirleriyle anlaşmaları çok zordur.De har svårt att nå varandra.
Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır.På toppen av kullen finns spår av fornåkrar.
Her iki versiyon da halen satılıyor.Numera spelas båda versionerna.
Bu rekor halen kırılamadı.Dessa rekord har ännu inte slagits.
Halen eğitim-öğretim aynı binada devam etmektedir.Skolorna fungerar i samma byggnad.
Sıralama hâlen aynıydı.Samma riktning som tidigare.
Halen CBS Evening News'i sunmaktadır.Han har regelbundet rapporterat för CBS Evening News och andra CBS nyhetssändning.
Brian May, Eddie Van Halen ile birlikte "Star Fleet Project" isimli EP'yi çıkarmıştır.Exempelvis gav May i samarbete med Eddie Van Halen ut minialbumet Star Fleet Project.
Yazıtlar yeryüzünün hemen her yerinde mevcuttur ve bu halen devam etmektedir.De har lägenheter överallt i hela världen, och nu även här.
Merkezi halen Addis Ababa'da bulunan bu birliğe Afrika'da bulunan tüm ülkeler üyedir.Man arbetar även med bevakningen av Afrikanska unionen vars huvudkontor ligger i Addis Abeba.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Den stora klockan fungerar fortfarande.
Bazı ülkelerde ise halen eşcinsellik yasaktır.I vissa länder är däremot abort fortfarande förbjudet.
İngiltere'de halen basılmakta olan en eski gazetedir.Den är Finlands äldsta ännu utkommande tidning.
Ayrıca 2014 Kırım krizi'den sonra özerk hale halen Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin de bayrağı değişmiştir.Se vidare Krimkrisen 2014 och Republiken Krim.
Cirit oyunu halen oynanan oyunlardandır.Den tidslinje som spelen i sig följer.
Foča'dan 2704 kişi katliamlar sırasında öldürülmüştür veya halen kayıptır.2 704 personer från Foča saknas eller dödades under kriget, majoriteten var bosniaker.
Örgüte halen 36 ülke üyedir.Återförsäljare finns i ytterligare 36 länder.
Grup halen konserlerine devam etmektedir.Ännu ger gruppen konserter.
Halen aktif olarak kullanılan caminin kapasitesi 2000 kişidir.Hallen har en kapacitet för 2 000 personer.
Elvis Presley'in ölümünden sonra halen Elvis şarkılarını çalmaya devam etmiştir.Fontana fortsatte med att spela Elvis-låtar även efter Elvis död.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Resten av ditt liv kommer du att spendera i fängelse."
Halen Aydınlık'ta makale yazmaktadır.En annan historia: Skrivet i ljus.
Havaalanı halen askerî amaçlı kullanılmaktadır.Flygbasen används enbart i militärt syfte.
Grup, hâlen çalışmalarını Suburban Noize Records altında devam ettirmektedir.Gruppen har skivkontrakt med Suburban Noize Records.
Marcianus birinci evliliğini halen ismi bilinmeyen bir kadınla yapmıştır.Torgils Knutsson var gift första gången med en till namnet okänd kvinna.
Altaussee günümüzde halen Avusturya'nın en büyük tuz yataklarına sahiptir.Gruvan är idag Österrikes största saltgruva.
Halen Slovenya'da ikamet etmektedir.Val hålls i Slovenien.
Sistem günümüzde halen İngiltere'de kullanılmaktadır.Ordern finns än idag kvar i England.
Wernher von Braun halen Amerikan Uzay Programının babası olarak nitelendirilir.Wernher von Braun blev teknisk rådgivare åt det amerikanska raketprogrammet.
Harry Redknapp hâlen Premier League takımlarından Queens Park Rangers'ın teknik direktörlüğünü yapmaktadır.Just nu är Jordan assisterande tränare till Harry Redknapp i Queens Park Rangers.
2009 yılı sonunda başlanılan teçhizat montajı halen devam etmektedir.Preliminärt i slutet av 2009 beräknades området kunna börja användas för ny verksamhet.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.Från början är alla vitklädda utom en som är svartklädd.
TRT bölümleri halen ATV'dedir.Följande personalkategorier finns bland de anställda vid ATF.
Halen aynı kulübün oyuncusudur.Han representerar fortfarande klubben.
Halen aynı kulüpte sportif direktör olarak görev yapıyor.Allstå samma klubb som han nu är sportchef för.
Kaya oyması kale halen ayaktadır.Den fasta klippan skall hjälpa mig.
2005 yılında müzakerelere hız verildi fakat halen bir sonuca ulaşılamadı.Konventet avslutade sitt arbete 2005 utan att ha nått sitt mål.
Halen geliştirilmeye devam edilmektedir.Den går att vidareutveckla.
Hâlen ABD'de 3.143 county ve county dengi idarî bölüm bulunmaktadır.2010 fanns det 3 143 counties eller motsvarande i USA.
Halen 1,5 milyon kişi yerleştirildikleri mülteci kamplarında yaşamaktadır.Av dessa 5 miljoner bor 1,5 miljoner i flyktingläger.
Bu isim halen Anglikan Kiliseleri'nde kullanılmaktadır.Termen har även använts inom Danska folkkyrkan.
(Tüm uzun tüylü kedi cinslerinin kökeni halen gizemini korumaktadır.)(Den här katten är alldeles för temperamentsfull för min smak.)
Halen IOC tarihindeki tek Amerikalı başkandır.Han är den enda amerikanska presidenten som kommit från delstaten Iowa.
Buna Mengene yöntemi denilmekte ve günümüzde halen bazı küçük işletmetmelerde kullanılmaktadır.Dessa efterlevs och följs till viss del än idag av den Indiska regeringen.
Ancak bu anda bile alt katlarda halen kalabalık bir Alman kuvveti çatışmaya devam etmekteydi.Återigen lyckades ett mindre tyskt förband skära av korridoren för en tid.
Özellikle yumurtanın halen bozulmamış organik örneğini ve lezzetini burada bulabilirsiniz.Man lägger framför allt märke till dess typiska och iögonfallande äggkokonger.
Bu istasyon halen Hollanda'da bulunan en eski istasyon binalarından birine sahiptir.Byggnaden är en av de äldsta stationsbyggnaderna i Finland.
Mezarı halen Washington Ulusal Katedrali’ndedir.Han är begravd i Washington National Cathedral.
Bu labirentlerde, kaybolmuş kişilerin iskeletleri halen mevcuttur.Få spår av de förkeltiska invånarna finns kvar.
Halen Lig TV'de futbol yorumcusu olarak çalışmaktadır.Povlsen arbetar idag som fotbollsexpert på TV.
Halen aynı bölümde iktisat politikası profesörüdür.Till utbildningen är han politices magister.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.Han använde sig gärna av italiensk högrenässans.
Olası bütün açık turların sayısı halen bilinmemektedir.Antalet möjliga grundämnen är okänt.
Lakin, surlarının önemli bir kısmı halen ayaktadır.Några av dess jättelika pelare står ännu upprätt.
Bu "Güneyli Barbar" tatlıları halen Japonya'da satıştadır.Den snarlika Sambar säljs fortfarande i Japan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod