hale ile cümle

hale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak Özbaşbuğ, köprü projesinin tek başına halen bölünmüş durumdaki kente yararı olacağını söyledi.But Ozbasbug said the bridge project alone would help the still-divided town.
Hükümeti daha şeffaf hale getirdi ve menfaat çatışmalarını bertaraf etmeye başladı.He has brought more transparency into government and begun rooting out conflict of interest.
Ali Hamad'a göre BH'de halen 800 kadar Kaide üyesi bulunuyor.According to Ali Hamad, there are still about 800 al-Qaeda members in BiH.
Birliğin sahip olduğu toplumsal model, pazarları daha esnek hale getirme ihtiyacı ile çatışıyor.Its social model appears to be in conflict with the need to make markets more flexible.
Şüphesiz ki refah devletinin daha etkin hale getirilmesi yönünde sürekli bir çaba gerekecek.Certainly, continued efforts to streamline the welfare state will be needed.
Üç yıllık hazırlıklardan sonra, Telekom Srpske'deki devlet hisseleri satışa hazır hale geldi.After three years of preparations, the state share in Telekom Srpske is up for sale.
Akşama doğru kuzu hazır hale gelir.By evening, the lamb is ready.
Madalyonun öteki yüzü, Bulgarlar'ın çoğu artık burada tatil yapamaz hale geldi.The downside is that many Bulgarians say they can no longer afford a vacation there.
İnternet, bir işe alma aracı olarak daha sıklıkla kullanılır hale geldi."The Internet has become the means of recruitment more often," said Andjelkovic and Vukasovic
Romen halkı AB üyeliği hakkında daha gerçekçi hale geliyorRomanians becoming more realistic about EU accession
Değişikliklerde sektörün Avrupa standartlarına uygun hale getirilmesi de ele alınıyor.The changes are also focused on bringing the sector into line with European standards.
İddianameye göre, operasyon sonucunda "Medak Çukuru yaşanmaz hale geldi."According to the indictment, "the Medak Pocket became uninhabitable" as a result of the operation.
Kısaca NATO’yu 21. yüzyıla uygun hale getirmek için çalışıyoruz”, dedi.In short, we are preparing NATO to be fit for purpose for the 21st century."
Tolimir'in yakalanması sonrasında halen kaçak durumunda beş zanlı bulunuyor.Following Tolimir's arrest, five indictees remain at large.
Elementlerin renk değiştirmesi kimyayı ilginç hale getirdi.Chemistry became interesting when elements changed color.
Fransız yetkililerin Mayıs 2002'den beri gözaltına aldığı 71 kişiden 38'i halen tutuklu bulunuyor.French authorities have detained 71 suspects since May 2002, 38 of whom remain in custody.
Cezaevi şartlarını insan hakları koşullarına uygun hale getirmeyi amaçlıyoruz." dedi.We aim to bring the prison conditions in line with human rights requirements."
Bu da durumu karmaşık hale getirirdi."This would have complicated the situation," he added.
Bir diğer 16 bin 662 kişi ise halen kayıp.Another 16,662 people remain missing.
Güneydoğu Avrupa Enerji Pazarları AB ile Uyumlu Hale GetirilecekSoutheast European Energy Markets to Be Harmonised with EU
Sunumundan sonra SETimes'a konuşan Singh, "İki buçuk yıl önce yatırımımız kârlı hale geldi."Two and a half years ago our investment became profitable.
Yolunda nasıl donuk ve acı sözlerime sağır hale geldin?How are you frozen in your tracks and deàf to my bitter words?
Yetkililer okulları daha güvenli hale getirmeye çalıştıklarını söylüyorlar.Officials say they are working to make schools safer.
Pazar koşulları AB'dekilere yaklaştıkça, yerli firmalar açısından rekabet daha da sert hale geliyor.As market conditions approach those of the EU, local firms face stiffer competition.
Öte yandan Sırp defansı da Gana'nın kanat ataklarını etkisiz hale getirdi.Meanwhile, Serbia's defenders fended off Ghana's wing attacks.
SETimes: Eski Yugoslavya'daki basketbolla halef devletlerdeki basketbolu karşılaştırabilir misiniz?SETimes: Can you compare basketball in former Yugoslavia to its successor states?
Soruşturma sürmesine karşın, maddenin nereden geldiği halen belirsiz.An investigation is under way, but it is still unclear where the substance originated.
Suikasttan sonra Sırbistan'dan kaçmayı başaran zanlı halen kayıplarda.He managed to flee Serbia after the assassination and remains at large.
Bu da Sırbistan'daki ekonomik durumun daha iyi ve daha istikrarlı hale getirmelidir," dedi.This should reflect on a better and more stable economic situation in Serbia," Parivodic said.
Fakat bazen bu prosedürleri gereğinden daha karmaşık hale getirdiğimiz de oldu.But sometimes we have made these procedures more complicated than necessary.
Hem varlık hem de çıkar beyannameleri umuma açık hale geliyor.Both the wealth and the interest statements become public.
Harekete geçmek için bir çağrı kaçınılmaz hale gelmişti.A wake-up call was unavoidable.
İvanovski, yeni kulüplerin sözde e-katılım için bilgi erişimini daha iyi hale getireceğini söyledi.The new clubs will improve information access for the so-called e-inclusion, said Ivanovski.
Romanya'nın deprem faaliyetlerine olan savunmasızlığı sorunu özellikle acil hale getiriyor.Romania's vulnerability to seismic activity makes the problem especially urgent.
AB halen enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 54’ünü yabancı kaynaklardan karşılıyor.Currently, the EU relies on foreign sources to secure almost 54% of its energy needs.
Bu da onları küresel rekabetin baskılarına açık hale getirecek.That will expose both to the pressures of global competition.
Müfredat, yeni ders kitapları ve kavramlarla çağdaş hale getirilmeli.Curricula must be modernised, with new textbooks and concepts.
Diğer taraftan ülke polisi daha etkin hale geliyor.At the same time, however, the country's police are becoming more efficient.
Makedon polisi, kaçakçılık çetelerinin tespiti konusunda daha başarılı hale geldi.The Macedonian police have become more successful in detecting gangs of traffickers.
Hırvatistan ile Slovenya arasındaki toprak anlaşmazlığı sorunu daha da karmaşık hale getiriyor.Compounding the issue is the ongoing land dispute between Croatia and Slovenia.
MKK hâlen, bu ürünleri yayınlamak için ortaklık yapabileceği istasyonlar arıyor.Currently, MCC is looking for partner stations to broadcast these productions.
İşler kızıştıkça daha iyi hale geliyor.As things heat up, it is getting better.
Bazı yerli şaraplar da Avrupa'da giderek daha popüler hale geliyor.Some indigenous types of wine are also becoming increasingly popular in Europe.
Kovaçeviç, Dubrovnik zanlılarının halen kayıpta olan sonuncu üyesiydi.He was the last of the Dubrovnik indictees still at large.
Şirket halen VIPnet bölümü aracılığıyla Hırvatistan'da faaliyet gösteriyor.The company already operates in Croatia via its VIPnet division.
İki diğer şüpheli halen aranıyor.Two additional suspects remain at large.
Yasaların da hem hukuk sistemi hem de AB bünyesinde uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.Laws also need to be harmonised, both within the legal system and with the EU.
Redmond, yaklaşık 2 bin 300 kişinin halen evinden uzakta olduğunu söyledi.About 2,300 remain displaced, said Redmond.
Düşük maliyetler, Bulgaristan'ı Yunan ve Romen şirketleri için cazip hale getiriyorLower costs lure Greek, Romanian companies to Bulgaria
Düşük vergi oranları, ülkeyi şahıslar açısından da cazip hale getiriyor.Low tax rates have also had the broader effect of attracting private citizens to the country.
Mali disiplin, vergi tahsilatında artış ve emekli fonundaki fazla zammı mümkün hale getirdi.Financial discipline, better tax collection and a pension fund surplus made the raise possible.
Halen devam eden mahkeme, Sırbistan hukuk sisteminin testi olarak görülüyor.The trial is still under way and is widely seen as a test of Serbia’s judiciary.
Türkiye bir AB adayı olarak yasalarını Birlik yasalarıyla uyumlu hale getirmek zorunda.As an EU candidate, Turkey must harmonise its laws with those of the Union.
Türkiye, bir AB adayı olarak iç yasalarını AB yasalarıyla uyumlu hale getirmek zorunda. [AFP]Turkey, as an EU candidate, must harmonise its domestic legislation with that of the EU. [AFP]
Yoğun turist akını, Hırvatistan'daki su sıkıntısına daha da kötü hale getiriyor. [Getty Images]The large influx of tourists is adding to the water shortage in Croatia. [Getty Images]
Böyle bir uygulama süreci veliler için karmaşık hale getiriyor.Such an approach complicates the process for parents.
Bazılarının sağlık durumu endişe verici hale geliyor.The health of some is becoming precarious.
Vergi indirimi, buralarda yaşamayı insanlara cazip hale getirmek amacıyla konmuştu.The tax break had been used as an incentive for people to live there.
Yazısında, "İkinci safhada halkın bilinci daha önemli hale gelecek." diyor."People's awareness will become more important in the second phase," he writes.
İş dünyası: Yunanistan açığını AB kurallarına uygun hale getirdiBusiness: Greece brings its deficit into line with EU rules

İlgili Sayfalar