hale ile cümle
hale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dizi Nostalji olarak halen tvem'de yayınlanmaktadır.It continues to broadcast are still heard on DWXI-AM.
Bu dinler kültürel etkilenme ile Hristiyanlık ve İslam ile uyumlu hâle gelmiştir.However, these beliefs are fading with the growing influence of Islam and Christianity.
İş hayatına turizm işletmeciliği ile başladı ve halen devam ediyor.It ventured into the world of live action from its establishment and continues to do so.
Yazar hâlen İstanbul'da hayatını sürdürmekte ve yazı çalışmalarına devam etmektedir.He now resides in Istanbul and continues to teach piano.
Halen üniversitede kayıtlı 8000 civarında öğrenci vardır.There are approximately 8,000 students enrolled at the college.
Bu kavram hâlen bugünkü Mayalar’da mevcuttur.This technology is still being used in the Maya product today.
Google, Android için Chrome'ni Chrome 25 ile masaüstü sürümüyle uyumlu hale getirdi.Google brought Chrome for Android in line with the desktop version with Chrome 25.
Tarih boyunca yeni biçimler ve giderek karmaşık hâle gelen yeni kombinasyonlar ortaya çıknıştır.The pattern is also visible in the increasingly complex forms that follow.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.The Mermaid operates around the clock.
Onun halefi John Paul II adını aldı ve Kardinal Albino Luciano oldu.His successor was Cardinal Albino Luciano, who took the name John Paul.
Halen Lille Belediye Başkanı olarak görevdedir.Len is appointed Deputy Mayor.
Halen yılda 8 milyon yeni verem hastası teşhis edilmektedir.Before 1987 there were less than 100 new cancer patients registered each year.
Urfa Meyan Şerbeti’nin (Biyanbalı) yapımında ipliksi(elyaf) hale getirilmiş meyan kökü kullanılır.Al-Muwashah (Arabic: الموشح): a helmet made of iron, adorned with copper.
1997 yılında büyük bir yangın sonunda yapı topluğu tamamen kullanılamaz hale geldi.In May 2002, a major fire almost destroyed the entire building.
Bu isim halen Anglikan Kiliseleri'nde kullanılmaktadır.It has continued to be used in the Church of England.
Gorbaçov'un bazı başarısızlıkları Yeltsin'i daha güçlü hâle getirdi.The failure to arrest Yeltsin proved fatal to their plans.
Bunun kanıtları da Urfa, Halep ve Bağdat arasında bir üçgen içinde bulundu.Mention of nāṭif was found in a triangle between Urfa, Aleppo, and Baghdad.
Bu hanedanlık dizisi bugün için halen kullanılmaktadır.The round table method is still highly used to this day.
Thorvaldsen’in portresi halen Danimarka Kraliçesi II. Margaret’tedir.The Thorvaldsen portrait today belongs to Margrethe II of Denmark.
Bu eserden sonra anomi kavramı oldukça popüler hale geldi.Because of this concert, the name Pause became very popular.
Psion Seri 5'in halefidir.György Ligeti Edition 5.
2008 yılı yazın büyük spora hazır hale geldi.Full operation capability was achieved in the summer of 2008.
Saydamlık: görüntünün bir kısmını görünmez hale getirme.Transparency: render portions of an image invisible.
Bu yüzden ölçülebilir bir kalite kriteri kolayca sübjektif hale gelebilir.Custom instrumentation is easy to add.
Halen The Late Late Show with Craig Ferguson programını CBS kanalında yapmaktadır.Burton has also appeared on The Late Late Show with Craig Ferguson.
Kurduğu firma halen faaliyet göstermektedir.The factory he founded still exists.
Aynı zamanda hızlı bir eğitim programıyla filo kısa sürede harbe hazır hale gelmiştir.Working together with security experts, he soon had a patch as well.
Sovyet Blokunda yerini aldı ancak zamanla bağımsız bir hâle geldi.Mot Dag was affiliated with the Communist Party of Norway at the time, but soon became independent.
Hâlen her sene bir sosyal sorumluluk projesinde yer almaktadır.Each provides a range of social functions throughout the year.
Bu geçim kaynakları halen günümüzde de devam etmektedir.This temporary bestowal continues to the present.
Halen savunma bakanıdır.He is the incumbent Minister of Defence.
El-Bağdadi halen örgütün Irak ve Suriye'deki tüm aktivitelerini yönetmekle sorumludur.Nur ad-Din was fully in control of the city and all of Syria.
Bakteriler granülom içinde atıl hale gelirler ve latent enfeksiyon oluştururlar.Bacteria inside the granuloma can become dormant, resulting in latent infection.
Bu araçlar düşman tanksavar topları tarafından kolaylıkla etkisiz hale getiriliyordu.This makes it less likely that enemy tanks will fire on these vehicles.
Bu, telefonun Başlat düğmesini basılı tutarak ve presleme ile aktif hale getirilebilir.This can be activated by pressing and holding the phone's Start button.
Daha sonra Halep kadılığında bulundu.He was later found by a Lakeside nurse.
Bu nedenle mezhep, 8. yüzyılda birkaç izole bölgede yaşar hale gelmiştir.The illness has re emerged in several Pacific Island countries after a period of twenty years.
Halen ABD Deniz Kuvvetleri Akademisi'nin kadın futbol takımını çalıştırmaktadır.She currently coaches women's soccer at the United States Naval Academy.
Sonuç olarak Rusya ile Türkiye arasındaki müzakereler halen tamamlanmış değildir.But for political reasons, Russia and North Korea have not yet agreed.
Halen bu düşüncede Yahudi olup olmadığı kesin değildir.Can they, somehow remain Jewish?
Halen bu kulüpte teknik direktördür.He was also named the club's technical director.
Savaş sonunda krallık üç halefe ayrıldı; Arthedain, Rhudaur ve Cardolan.As a result, the kingdom was split into three successor states: Arthedain, Rhudaur, and Cardolan.
Hamamlar ise halen kullanılmaktadır.Some soughs are still in use.
Fotokopi makinelerinin ortaya çıkması, uygulamayı daha kolay ve esnek hale getirdi.The advent of photocopiers made the practice easier and more flexible.
Önce Halep üzerine gelen Timur şehri kuşattı.East First Street was packed with humanity.
Fosillere halen de rastlanılmaktadır.He Is Thrilled By Fossils.
Kolordu halen cephe hattının Berlin - Cottbus anayolunu kesimini tutmaktaydı.The corps was still holding on to the Berlin-Cottbus highway front line.
Köyde yöresel kıyafet giyimi halen devam etmektedir.I still have the old costume in my dressing room.
Diğer bir avantajı ise saldırıyı güçlü hale getirmektir.An added advantage to this is greater strength.
Eserin librettosu orijinal olarak Fransızca Henri Meilhac ve Ludovic Halevy tarafından yazılmıştır.The French libretto was written by Henri Meilhac and Ludovic Halévy.
Çağımızda da halen bu kuram tüm canlılığıyla yürütülmektedir.That solitary moment guided everything that followed.
Kanalizasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir.The water cannon still function.
Bugün halen ile Almanya ve Polonya'dan düzenli feribot seferleri bulunmaktadır.There are also train ferries to and from Germany and Poland.
Halen İslam ve kadın sorunları üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.Violence and discrimination against women continue to be problems.
1991 yılında bir erkek giyim mağazası açtı ve halen bu işi sürdürmektedir.Eventually a clothing factory was established, which is still in existence.
Kadınlar 800 metre olimpiyat rekorunu hâlen elinde tutmaktadır.He remains the Games record holder in the 800 m.
Halen aynı serinin çizerliğini sürdürmektedir.It runs the same software.
O dönemde Kaizer'in konakladığı köşk halen müze olarak korunmaktadır.Her home on the Cashmere Hills is preserved as a museum.
Mayın üreticilerine göre bu model her türlü zırhlı aracı etkisiz hale getirebildiğini açıklamışdır.The mine's manufacturer claims the mine is capable of disabling any armoured vehicle.
Fakat bazı liseler hâlen yabancı idaresi altındadır.A foreign correspondent is stationed in a foreign country.