Ana içeriğe geç
Sözlük

halbuki ile cümle

halbuki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırPentru că după ceva timp chestia asta dispare. Unde s-a dus?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırPerché dopo un pò di tempo quella roba scompare. Dov'è andata?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırВедь через какое-то время он испаряется. А куда он делся?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırאו חומרים דמויי טפלון. כי אחרי תקופה מסוימת החומר נעלם, לאן הוא נעלם?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırأو تلك المادة الشبيهة به -التي تمنع التصاق الطعام - لأنه بعد فترة تختفي هذه المادة. إلى أين ذهبت؟
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştır使う毎にその物質は減っていきますね どこへ行ったんでしょう? 胃袋です 困ったことですね
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.En saanut sitä peliä toimimaan.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Ich konnte dieses Ding einfach nicht zum Funktionieren bringen, egal wie oft oder wie stark ich hineinbließ.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Ik kreeg het niet voor elkaar ongeacht hoe vaak en hoe hard ik erin blies.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Jag fick inte denna grej att fungera hur ofta eller hur mycket jag än blåste i den.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Jeg kunne ikke få den ting til at virke ligegyldigt hvor ofte og hvor hårdt jeg pustede i den.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Je n'arrivais pas à faire marcher ce machin peu importe comment je soufflais dedans.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.아무리 자주 불어대도 제대로 되지가 않더라고요.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Não consegui tocar por mais que tentasse. Simplesmente não resultou.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nem tudtam megszólaltatni, akármilyen gyakran és erősen fújtam bele.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nepodarilo sa mi tu vec rozbehnúť bez ohľadu na to, ako často a ako silno som do toho udieral-
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nešlo mi to, ať jsem do toho foukal sebevíc,
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nie mogłem sprawić żeby działała nie ważne jak mocno w nią dmuchałem.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Non riuscivo a far funzionare 'sta cosa per quanto spesso e forte ci soffiassi dentro.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.No pude hacer que funcionara sin importar lo mucho que practicara.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nu am putut să fac lucrul acela să meargă oricât de tare am încercat să suflu în el.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Saya tidak dapat membuat benda ini untuk bekerja tidak peduli betapa sering dan betapa kuatnya saya meniupnya.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Te reči nisem mogel spraviti v delovanje, ne glede na to, kako pogosto in kako močno sem pihal vanjo.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Tôi không tài nào làm thứ đó hoạt động được bất kể là tôi cố gắng thế nào.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Δεν μπορούσα να κάνω αυτό το πράγμα να δουλέψει ανεξαρτήτως της προσπάθειας που κατέβαλα.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Мне никак не удавалось заставить её заиграть, хотя я очень усердно дул в неё.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Не можах да накарам това нещо да работи без значение колко често и колко усилено удрях по него.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Я не навчився грати на гітарі, байдуже, як часто або як затято я брався за неї.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.לא יכלתי לגרום לדבר הזה לפעול, לא משנה כמה פעמים או כמה חזק נשפתי לתוכו.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.لم أستطع أن أجعل هذا الشيء يعمل بغض النظر عن المرات أو مدى محاولاتي الجاهدة للنفخ فيه.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.いくら一生懸命に吹いても まったくダメでした
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Cậu ấy là người nói muốn cùng đi ăn trưa mà.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.C'est elle qui voulait qu'on mange ensemble.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Chciała coś zjeść razem.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Det er hende der ville spise frokost sammen
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Ea este cea care a vrut sa luam pranzul impreuna.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.E' stata lei a dire di volere andare a pranzo insieme.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Hon är den som ville äta lunch tillsammans?
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Kan dia yang ingin makan siang bersama.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Zij wilde samen lunchen.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Ведь это именно она предложила пойти вместе пообедать.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Тя искаше да обядваме заедно.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Acum îl văd, după ce am învățat despre chestiile cuantice.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Ahora si que le veo sentido, después de aprender toda la cuántica.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.A présent, j'en vois la nécessité, après avoir appris toutes ces histoires de quanta.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Jetzt schon, nachdem ich das ganze Quantenzeug gelernt habe.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.지금이야 절실하죠. 양자물리학 같은 거 좋잖아요?
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Ora lo capisco, dopo aver imparato tutta questa roba sulla quantistica.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Teraz myślę inaczej. Odkąd poznałem fizykę kwantową.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Сега, разбира се, виждам смисъл, след като научих много неща.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.Сейчас же вижу, после того, как выучил квантовую теорию.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.עכשיו אני מוצא, אחרי שלמדתי על כל הנושא הקוואנטי.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.و الآن أنا نادم, خاصة بعدما تعلمت كل الأمور الفيزيائية بنفسي
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.(笑)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod