halat ile cümle

halat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir de güverteye bağlanmış halatımız var ve bu halatومن ثم نقول ان الحبل يتمسك بسطح القارب ويبعد بمقدار 15 قدم
Bir de güverteye bağlanmış halatımız var ve bu halat取り付けられています。
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.그리고 1등 항해사는 밧줄을 가지고 오디세우스를 돛대에 매듭을 잘 지어 묶어 놓습니다.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Dan rekan utamanya akan mengambil tali dan mengikat Odysseus di tiang kapal dengan kencang.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.De eerste stuurman neemt een touw en bindt Odysseus aan de mast met een fraaie knoop.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.El primer oficial toma una cuerda y ata a Odiseo al mástil con un buen nudo.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.E o primeiro-oficial pega numa corda e ata o Odisseu ao mastro com um nó simpático.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.És az elsőtiszt fog egy kötelet, és odakötözi Odüsszeuszt az árbochoz egy szép csomóval.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Et le second prend une corde et attache Ulysse au mât avec un nœud solide.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Il primo ufficiale prende una cima e lega saldamente Odisseo all'albero.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Og førstemanden tager et reb og binder Odysseus til masten med en solid knude.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Pierwszy oficer bierze sznur i przywiązuje Odyseusza do masztu solidnym węzłem.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.První důstojník vezme lano a pevně přiváže Odyssea ke stěžni.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Şi secundul ia o funie şi îl leagă pe Odiseu de catarg cu un nod frumos.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Und der Bootsmann nimmt ein Seil und bindet Odysseus mit einem netten Knoten an den Mast.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Và phó thuyền trưởng cầm lấy sợi giây trói Odysseus vào cột buồm với nút thắt thật chặt.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Τότε ο πιο έμπιστος σύντροφός του παίρνει ένα σκοινί και δένει τον Οδυσσέα στο κατάρτι μ' ένα γερό κόμπο.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.И помощник-капитанът взел едно въже и завързал здраво Одисей за мачтата.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Перший помічник узяв мотузку і міцно прив'язав Одіссея до щогли.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.Помощник берет верёвку и привязывает Одиссея к мачте хорошим узлом.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.החובל הראשון לוקח חבל וקושר את אודיסאוס לתורן.
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.وربط أوديسيوس الى الصارية ربطاً محكماً بعقدة جميلة ومن ثم يقوم أوديسيوس بوظيفته بالادعاء ويقول
Birinci adam bir halat alır ve Odysseus'u direğe sıkıca bağlar.彼をマストに固く縛り付けました。 するとオデュッセウスは迫真の演技を始めました。
Bu çalışmaları Tayland'da Josh Plotnik için yapıyoruz -- etrafında tek bir halat olan bir düzenek yaptık.1本のロープを巻き付けた装置を用意しました もしもロープの一方だけを引っ張ると
Bu çalışmaları Tayland'da Josh Plotnik için yapıyoruz -- etrafında tek bir halat olan bir düzenek yaptık.조쉬 프로트닉을 위해 연구를 할때 사용하는 실험기구인데 밧줄 하나를
Bu çalışmaları Tayland'da Josh Plotnik için yapıyoruz -- etrafında tek bir halat olan bir düzenek yaptık.laitteen ympäri kulkee yksi ainoa köysi.
Bu çalışmaları Tayland'da Josh Plotnik için yapıyoruz -- etrafında tek bir halat olan bir düzenek yaptık.Вместе с Джошем Плотником в Таиланде мы соорудили предмет с одним только канатом вокруг.
Bu çalışmaları Tayland'da Josh Plotnik için yapıyoruz -- etrafında tek bir halat olan bir düzenek yaptık.את המחקרים הללו אנו עושים בתאילנד עבור ג'וש פלוטניק - זה שיש לנו מתקן סביבו יש חבל. חבל יחיד.
Bu çalışmaları Tayland'da Josh Plotnik için yapıyoruz -- etrafında tek bir halat olan bir düzenek yaptık.نقوم بهذع الدراسات في التايلاند لصالح جوش بلوتنيك -- هو أنه لدينا عدة ملفوفة بحبل، حبل واحد.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Ahora esto es una cuerda que sabe cuanto peso esta cargando en cualquier punto particular en la cuerda.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.C'est donc maintenant une corde qui connaît la charge sur la corde à n'importe quel point dans la corde.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Das ist also nun ein Seil, welches die Last auf dem Seil kennt, an jedem beliebigen Punkt innerhalb des Seils.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Deci aceasta este acum o sfoară care ştie presiunea sforii în orice punct anume al ei.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.자 이제 이 줄은 특정 부위에 가해지는 무게를 감지할 수 있게 됩니다.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Quindi questa è ora una corda che conosce il peso sulla corda in ogni particolare punto della corda.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Więc jest to teraz lina, która zna obciążenie na linie w którymkolwiek punkcie liny.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.И теперь это верёвка, которая знает нагрузку на верёвку, в любой точке этой верёвки.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Отже, тепер ця мотузка знає, яке навантаження на мотузці в будь-якій окремій точці мотузки.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Така че новото въже знае напрежението във въжето и то във всяка точка от въжето.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.ועכשיו זה חבל שיודע מה העומס שמוטל על החבל בכל נקודה ונקודה בחבל.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.إذن هذا الآن حبل يعرف حمولة الحبل في أي نقطة من الحبل.
Bu kabloları alın. Kötü halatlar, beguil'd, sen ve ben de; Romeo exil'd:그 코드를 가져가라. 불쌍한 로프, 당신이 beguil'd 있으며, 당신과 나는 둘 다, 로미오를 위해이 exil'd입니다
Bu kabloları alın. Kötü halatlar, beguil'd, sen ve ben de; Romeo exil'd:קחו את אלה מיתרי. חבלים מסכן, אתה beguil'd, גם אתה וגם אני, כי רומאו הוא exil'd:
Bu kabloları alın. Kötü halatlar, beguil'd, sen ve ben de; Romeo exil'd:تناول تلك الحبال. حبال الفقراء ، وbeguil'd لك ، أنت وأنا ، هو exil'd لروميو :
Bu kabloları alın. Kötü halatlar, beguil'd, sen ve ben de; Romeo exil'd:彼は私のベッドへの高速道路のためのもの、しかし、私、メイドは、初 - 未亡人死ぬ。
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Auf diesem Bild sehen Sie ein Feld aus Meereshaufen, verbunden mit aufgesplitteten Schnüren.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Bức ảnh này đơn giản chỉ ra, đây là phạm vi của cọc biển nối liền với các sợi thừng được bện chặt.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Dit plaatje toont eenvoudig, een veld met zeepalen onderling verbonden door een wazig geweven touw.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Esta imagem é apenas ilustrativa -- é um campo de pilares marinhos interligados com cordas entretecidas.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Esta imagen sólo muestra un campo de pilotes marinos interconectados con una cueda tejida en rizos.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.이 그림은 '짜인 퍼지 로프'와 연결된 해양 퇴적장을 알기 쉽게 보여주고 있습니다.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Szóval ahogy ez a kép mutatja ez egy tengeri cölöpmező amit fonott, rojtos kötelekkel hálózunk be.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Ta grafika pokazuje pole morskich słupów połączonych tą futrzaną linką.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Tento obrázok znázorňuje piliere v mori pospájané tkaným rozstrapkaným lanom.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.На этой картинке вы видите причал, к которому привязаны ворсистые веревки.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.Така че тази снимка просто показва, това е поле с морски купове свързани с това втъкано разнищено въже.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.אז התמונה הזו מראה בפשטות, זה שדה של ערמות ימיות מחוברות עם חבל ארוג.
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.ببساطة الصور تري ان انها ميدان من أكوام البحرية مترابطة مع هذا الحبل غامض النسج
Bu resim basit bir şekilde dokunmuş halatla birbirine bağlanmış deniz yükseltileri alanını gösteriyor.一面に打たれた海洋杭で 繊維状のファジーロープにつながれています。 「ファジーロープって何?」ですって?
Bu toplam halatın uzunluğunun karesine eşittir. -Ca vaêtre égal à la corde au carré- Ou la distance de la corde-

İlgili Sayfalar