Hala Florida'da mısın?Are you still in Florida?
Tom, Mary'nin muhtemelen hala Boston'da bir yerlerde olduğunu sandı.Tom thought that Mary was probably still somewhere in Boston.
Tom eski halat köprüyü geçmeye çalışmanın mantıklı olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be sensible to try to cross the old rope bridge.
Borina halatı bağladığından emin olmalısın.You should make sure that you tie a bowline.
Japonya'da hala bazen birinin abaküs kullandığını görüyoruz, ancak eskisi kadar sık değil.In Japan, we still sometimes see someone use an abacus, but not as often as we used to.
Ben hala kahverengi pirinç pişiriyorum.I'm still cooking the brown rice.
Köpek hala hayatta.The dog is still alive.
Onun ismini hala hatırlıyorum.I still remember his name.
Hala İskoçya'da mısın?Are you still in Scotland?
Benim hala uzay mekiği patlamasıyla ilgili canlı anılarım var.I still have vivid memories of the explosion of the space shuttle.
Peki ya sen? Hala arkadaşımla evli misin?How about you? Are you still married my friend?
Yeğenim hala genç olduğu için affedilmiş.Because my nephew was still young, he was forgiven.
Erkek yeğenim hala genç olduğu için onlar onun üzerine gitmedi.Because my nephew was still young, they cut him some slack.
Ben sana eve gitmek zorunda olduğunu söyledim. Neden hala buradasın?I told you you had to go home. Why are you still here?
Kaşallar hala bulaşık makinesinde mi?The sporks are still in the dishwasher?
O hala bana bir cevap borçlu.He still owes me the answer.
O hala hayatta görünüyor.It seems he's still alive.
Yahuda'nın Yanması hala bazı Hristiyan toplumlarda yaygındır.The Burning of Judas is still common in some Christian communities.
Ben hala evli miyim?Am I still married?
O kitap beni hala ağlatır.That book still makes me cry.
Hala Okinawa lehçesini öğreniyor musun?Are you still studying the Okinawa dialect?
Halanın evinde ne kadar kalacaksın?How long will you be at your aunt's house?
Onun hala hayatta olduğunu herkes bilir.Everybody knows that he is still alive.
Numaran hala aynı mı?Do you still have the same number?
Hala Polonya'dayız sanıyorum!I think we are still in Poland!
Tom onu Mary'ye açıklasa bile o hala anlayamadı.Even though Tom tried to explain it to Mary, she still couldn't understand.
Neredeyse bir ay sonra ben hala kelimeyi hatırlıyorum.After almost a month I still remember the word.
Uzaklarda ama hala onu seviyorum.She is far away, but I still love her.
Televizyon kapalı, ama hala sıcak.The TV is off but it is still warm.
Bizim hala eski tüplü televizyonumuz var.We still have an old tube television.
Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.Even though the United States is a developed country, it still has some very poor people.
Bugün bile, hala eski kocamı düşünüyorum.Even today, I still think of my ex-husband.
1982 yılında bugün hala yaşadığım Atina'da doğdum.I was born in 1982 in Athens, where I still live today.
Tom oldukça çirkin olsa da, Mary hala ona aşık.Even though Tom is quite ugly, Mary still fell in love with him.
Onun kırdığı vazo halamındı.The vase that he broke is my aunt's.
Tom, French kızartmasına hala Freedom kızartması diyor.Tom still calls French fries Freedom fries.
Kız cevap verdi: "Evet halacığım ikisini yiyeceğim."The girl answered: "Yes, auntie, I'll eat them both."
Onun kırdığı vazo, halama ait.The vase she broke is my aunt's.
Halam, babamın kız kardeşidir.My aunt is my father's sister.
Biz hala bekliyoruz.We still wait.
Mary hala anne babasıyla evde yaşıyor.Mary is still living at home with her parents.
Ben bir kurt adam olmasam beni hala sever misin?Would you still love me if I wasn't a werewolf?
Afedersiniz, hala orada olduğunuzu bilmiyordum.Pardon me, I didn't know you were still there.
Tüm sahte, angarya ve kırık düşlerle; hala güzel bir dünya.With all its sham, drudgery and broken dreams; it is still a beautiful world.
Her şey hala benim için yeni.Everything is still new for me.
Tom hala bakire.Tom is still a virgin.
Tom hala burada çalışıyor mu?Is Tom still working here?
En küçük erkek kardeşim hala uyuyor.My youngest brother is still asleep.
Tom hala çevirmeli internet kullanıyor.Tom still uses dial-up Internet.
Çıkartılan leke hala etekte görünüyor.The stain that was removed was still visible on the skirt.
Hala paraya ihtiyacın var mı?Do you still need money?
Hala bu şeyleri izliyor musun?Are you still watching these things?
Bana hala yirmi dolar borçlusun.You still owe me twenty bucks.
Tom'un hala Mary'ye 2.000 dolar borcu var.Tom still owes Mary 2,000 dollars.
Ben hala biraz şaşkınım.I'm still a little dizzy.
Yumurtalar hala sıcak.The eggs are still hot.
Hala hastasın. Yatakta kalmak zorundasın.You are still sick. You have to stay in bed.
Ben hala onun sana aşık olduğunu biliyorum.I know he's still in love with you.
Ona hala aşığım.I'm still in love with him.
Rüzgar hala güçlü esiyor.The wind still blows strongly.