hal ile cümle
hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bize hâlâ biraz para borçlusun.You still owe us money.
Sence Tom hala yaşıyor mu?Do you think Tom is still alive?
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is still alive?
Hâlâ öğreneceğiniz çok şey var.You still have much to learn.
Hâlâ onu yapabileceğimi düşünmüyorsun, değil mi?You still don't think I can do it, do you?
Bunu yapamayacağımı hâlâ düşünüyor musun?Do you still think I can't do it?
Hala garson olarak mı çalışıyorsun?Are you still working as a waiter?
Tom hâlâ bir kapıcı olarak çalışıyor mu?Is Tom still working as a doorman?
Bunu tek başına halletmek zorunda kalacaksın.You'll have to work this out on your own.
Hâlâ yapacak çok işin var.You still have a lot of work to do.
Tom hâlâ kızgın mı?Is Tom still mad?
Hâlâ sıcak.It's still hot.
Tom hala bana çok kızgın mı?Is Tom very mad at me?
Tom niye hâlâ burada?Why is Tom still here?
Tom neden hâlâ burada?Why is Tom still here?
Suriye eski haline dönmeyecek.Syria will not return to what it was.
İfade özgürlüğü hâlâ bazı devletlerde tehlikelidir.Free speech is still dangerous in some countries.
Erkek arkadaşım hala anne ve babamı tanımıyor.My boyfriend still doesn't know my parents.
Karım hâlâ ebeveynlerimle tanışmadı.My wife still hasn't met my parents.
Mürekkep hala ıslak.The ink is still wet.
Saçım hâlâ nemli.My hair is still damp.
Tom halen orada mı?Is Tom there already?
Sanırım Tom hâlâ hayatta.I suppose Tom is still alive.
Tom'un hâlâ evde olduğunu düşündüm.I thought Tom was still at home.
Bir halterci gibi görünmüyorsun.You don't look like a weightlifter.
Bir halterciye benzemiyorsun.You don't look like a weightlifter.
Hâlâ emin değilim.I'm still not sure.
Hâlâ onu yapıyorum.I'm still doing it.
Halen çok erken.It's still very early.
Ben hâlâ emin değilim.I'm still not certain.
Ben harika bir ruh halindeydim.I was in a great mood.
Biz onu halledebiliriz.We can work that out.
Doksan yaşında, Tom'un büyükannesi hâlâ çok aktif bir hayat sürdürüyor.At 90, Tom's grandmother still leads a very active life.
Tom hâlâ burada ne yapıyor?What's Tom still doing here?
Tom hâlâ bir daktilo kullanıyor.Tom still uses a typewriter.
Hâlâ bulutlu.It's still cloudy.
Bu pis bir hal alabilir.It could get messy.
Hâlâ fikrini değiştirebilirsin.You can still change your mind.
Onu hâlâ anlamıyorsun, değil mi?You still don't get it, do you?
Sen hala anlamıyorsun, değil mi?You still don't understand, do you?
Hâlâ öğrenecek çok şeyin var.You still have so much to learn.
Sana verdiğim o saate hâlâ sahip misin?Do you still have that watch I gave you?
Bunu Tom'un halletmesine izin verelim.Let's just let Tom handle it.
Hâlâ çıkabiliyorken, çıkalım.Let's get out while we still can.
Hâlâ çıkabiliyorken buradan çıkalım.Let's get out of here while we still can.
Hâlâ piyano çalıyor musun?Do you still play the piano?
O hâlâ çalışıyor mu?Does it still work?
Tom'a hâlâ kızgınım.I'm still mad at Tom.
Ben hâlâ kızgınım.I'm still mad.
Hâlâ acıyor mu?Does it still hurt?
Tom ve Mary hâlâ çalışıyor.Tom and Mary are still working.
Sizin için hâlâ bir ümit olabilir.There may be hope for you yet.
Nasıl hâlâ aç olabilirsin?How can you still be hungry?
Bunu zamanında yaptırabilmemiz için hâlâ bir şans olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying there's still a chance that we can get this done on time?
Hâlâ bir şans olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying there's still a chance?
Polis hâlâ bir şey bulmadı.The police still haven't found anything.
Siz hâlâ birbirinizle flört ediyor musunuz?Are you guys still dating each other?
Hâla burada olduğunuza sevindim.I'm glad you guys are still here.
Neden hâlâ burada oturuyoruz?Why are we still sitting here?
Siz hâlâ çıkıyor musunuz?Are you guys still dating?