hal ile cümle
hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Bunun hallolmadığını da kim söylüyor?Who says it isn't fixed?
Onların hala ekmeği var. Biraz ister misin?They still have bread. Do you want some?
Hala hiçbir şeyim yok.I still have nothing.
Hal çaresine bakmam gerekiyor.I need to figure something out.
Hâlâ hakkında konuşacak bir şeyim yok.I still have nothing to talk about.
Hala anlamadığım bir şey var.There's something I still don't get.
Hâlâ yapabiliyorken bir şey yapmak zorundayım.I have to do something while I still can.
Bir şey hâlâ doğru değil gibi görünüyor.It seems like something's still not right.
Hâlâ yapacak bir şey arıyor musun?Are you still looking for something to do?
Tom hâlâ yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.Tom still says that he didn't do anything wrong.
O hâlâ bekar mı?Is he still single?
Hâlâ gidecek uzun bir yolumuz var.We've got a long way to go yet.
Halledecek çok şeyimiz var.We've got a lot to sort out.
Hâlâ yapacak bir işimiz var.We've still got a job to do.
Bunu halledeceğiz.We're going to figure this out.
Tom'la hâlâ sorun yaşıyoruz.We're still having trouble with Tom.
Hala Tom'u bekliyoruz.We're still waiting for Tom.
Biz hâlâ onun üzerinde çalışıyoruz.We're still working on that.
Biz hâlâ bir takımız.We're still a team.
Biz hâlâ emin değiliz.We're still not sure.
Biz hâlâ yerleşiyoruz.We're still getting settled.
Biz hâlâ onu anlamaya çalışıyoruz.We're still trying to figure it out.
Biz hâlâ onu çözüyoruz.We're still figuring it out.
Hâlâ Tom'un nerede yaşadığını öğrenmeye çalışıyoruz.We're still trying to find out where Tom lives.
Biz hâlâ balayımızdayız.We're still on our honeymoon.
Hâlâ burada olan tek kişileriz.We're the only ones who're still here.
Biz hâlâ birbirimizi tanıyoruz.We're still getting to know each other.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Biz hâlâ otuz dakika uzaktayız.We're still thirty minutes away.
Hâlâ çok uzaktayız.We're still too far away.
Biz hâlâ bir cevap bekliyoruz.We're still waiting for an answer.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu umuyoruz.We're hoping Tom's still alive.
Hâlâ hayatta olduğumuz için şanslıyız.We're lucky to still be alive.
Biz hala onu yapacağız.We'll still do that.
Gerisini biz halledeceğiz.We'll take care of the rest.
Onu daha sonra halledeceğiz.We'll figure that out later.
Bu işi asla halledemeyeceğiz.We'll never get through it.
Hâlâ burada olacağız.We'll still be here.
Biz hala kazanabiliriz.We can still win.
Bir çekme halatı kullanabiliriz.We could use a tow.
Hâlâ birlikte sabah kahvaltısı yiyebiliriz.We could still have breakfast together.
Biz hâlâ birlikte bir şeyler yapabiliriz.We can still do stuff together.
Biz hala daha fazla zamana ihtiyacımız var.We still need more time.
Sizin hâlâ orada olduğunuzu biliyoruz.We know you're still there.
Senin hâlâ orada olduğunu biliyoruz.We know you're still there.
Onu hâlâ yapabiliriz.We can still do that.
Bizim hala bir sorunumuz var.We still have a problem.
Hâlâ bir plana ihtiyacımız var.We still need a plan.
Bunu halledebiliriz.We can work this out.
Hâlâ birbirimize sahibiz.We still have each other.
Hâlâ bir zorunluluğumuz var.We still have an obligation.
Hâlâ şanslı olabiliriz.We may still get lucky.
Hâlâ şansımız yaver gidebilir.We may still get lucky.
Hâlâ biraz zamanımız var.We still have some time left.
Hala üç saatimiz var.We still have three hours.
Hâlâ gidecek bir yolumuz var.We've still got a ways to go.
Aradığımızı hâlâ bulmadık.We still haven't found what we're looking for.
Tahliye etmek için hâlâ zamanımız var.We still have time to evacuate.
Hâlâ yapacak çok işimiz var.We still have a lot of work to do.
Hâlâ yapacak işimiz var.We still have work to do.