haksızlık ile cümle

haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sana herhangi bir haksızlık etmişse ya da bir borcu varsa, bunu benim hesabıma say.ثم ان كان قد ظلمك بشيء او لك عليه دين فاحسب ذلك عليّ.
Sana herhangi bir haksızlık etmişse ya da bir borcu varsa, bunu benim hesabıma say.他 若 虧 負 你 、 或 欠 你 甚 麼 、 都 歸 在 我 的 賬 上
Sana herhangi bir haksızlık etmişse ya da bir borcu varsa, bunu benim hesabıma say.他 若虧負 你 、 或 欠 你 甚麼 、 都 歸 在 我 的 賬上
- Sangmin o konuyu düşündüm... - Yani... Sana haksızlık oluyor.Poglej me, Sangmin.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Azt hiszem kicsit igazságtalanok vagyunk vele a hagyományos térképeinken.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Cred că avem tendința să-l subestimăm puțin pe hărțile noastre obișnuite.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Creo que no le hacemos justicia en nuestros mapas comunes.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Ich finde wir tun ihm ein bisschen Unrecht auf unseren gewöhnlichen Karten.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Ik denk dat we onszelf een slechte dienst bewijzen met onze kaarten.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.우리는 지도에 몹쓸짓을 좀 한 것 같은데요
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Myślę, że na ogół na naszych standardowych mapach nie doceniamy go.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Myslím, že naše obvyklé mapy jsou trošku zavádějící.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Penso che le nostre comuni mappe presentino qualche problema.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Saya rasa kita cenderung menyimpang dari peta yang biasa.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Tôi nghĩ chúng ta có xu hướng chơi xỏ bản đồ thông thường
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Νομίζω ότι τείνουμε να τον υποτιμάμε στους χάρτες μας.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Думаю, что на наших обычных географических картах мы его недооцениваем.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.Мисля, че ние сме склонни да правим лоша услуга на нашите обичайни карти
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.אני חושבת שאנחנו נוטים לעשות לו שירות רע במפות הרגילות שלו.
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.أظن أننا نميل إلى رسمه بصورة خاطئة فى الخرائط العادية
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.イギリス人が本当にこの世界観を
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.au dedans de toi, l`on méprise père et mère, on maltraite l`étranger, on opprime l`orphelin et la veuve.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Fader og Moder ringeagtes, den fremmede undertrykkes i dig, den faderløse og Enken lider Uret.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.În tine, tatăl şi mama sînt dispreţuiţi, străinul este chinuit, orfanul şi văduva sînt asupriţi.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.그들이 네 가운데서 부모를 업신여겼으며 네 가운데서 나그네를 학대하였으며 네 가운데서 고아와 과부를 해하였도다
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Očeta in mater so zaničevali v tebi; sredi tebe so delali silo tujcu, siroto in vdovo so žalili v tebi.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Otca i mater znevažujú v tebe, pohostína utláčajú v tvojom strede, sirotu a vdovu utiskujú v tebe;
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Otce i matku zlehčují v tobě, pohostinnému činí nátisk u prostřed tebe, sirotka a vdovu utiskují v tobě.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.У тебя отца и мать злословят, пришельцу делают обиду среди тебя, сироту и вдову притесняют у тебя.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.אב ואם הקלו בך לגר עשו בעשק בתוכך יתום ואלמנה הונו בך׃
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.فيك اهانوا ابا واما. في وسطك عاملوا الغريب بالظلم. فيك اضطهدوا اليتيم والارملة.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.在 你 中 間 有 輕 慢 父 母 的 . 有 欺 壓 寄 居 的 . 有 虧 負 孤 兒 寡 婦 的
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.在 你 中間 有 輕慢 父母 的 . 有 欺壓寄居 的 . 有 虧負 孤兒寡婦的
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Alors, c'est un petit peu injuste.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Dobře, je to trochu nefér.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Es un poco injusto.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.É um pouco injusto.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Ini agak tidak adil, beberapa sahabat saya adalah arsitek.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Ja, det där var lite orättvist.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Je to trošku nefér.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.조금은 불공평한 처사겠군요. 제 가장 친한 친구들중
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.N-am fost corect. Unii dintre cei mai buni prieteni ai mei sunt arhitecți.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Nee, dat is flauw.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Nos, lehet, hogy ez túlzás.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Okay, det er måske en smule uretfærdigt.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Ok, das ist ein bisschen unfair.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.To trochę nie fair.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Un po' scorretto, forse.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Αυτό είναι λίγο άδικο.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Някои от най-добрите ми приятели са архитекти.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Так вот, это немного нечестно.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Так ось, це трохи нечесно.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.זה קצת לא פייר. כמה מחבריי הטובים ביותר
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.الآن، ذلك غير عادل نوعا ما. بعض أعز أصدقائي
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.建築士がいます(笑) 彼等に耳はあります
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.De szerintem tudod, hogy mi az a sor. Nem akarok feleslegesen magyarázni.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Eu penso que você sabe o que é uma fileira. Eu não preciso dizer a vocês.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Ich denke du weisst, was eine Reihe ist. Ich will dich nicht langweilen.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Ik denk dat je weet wat een rij is. Ik wil niet te simpel met je praten.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Jag tror att du vet vad en rad är. Jag vill inte prata ner till dig.

İlgili Sayfalar