haksızlık ile cümle
haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Не! в сърцето си вие вършите неправди. Размервате насилието на ръцете си по земята.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.אף בלב עולת תפעלון בארץ חמס ידיכם תפלסון׃
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.بل بالقلب تعملون شرورا في الارض ظلم ايديكم تزنون.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.不 然 、 你 們 是 心 中 作 惡 . 你 們 在 地 上 秤 出 你 們 手 所 行 的 強 暴
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.不然 、 你 們是 心中 作惡 . 你 們在 地上 秤出 你 們手 所 行 的 強暴
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.(118:3) Они не делают беззакония, ходят путями Его.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Berbahagialah orang yang hidup menurut kehendak TUHAN, dan tidak melakukan kejahatan
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.cari nu săvîrşesc nicio nelegiuire, şi umblă în căile Lui!
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Denn welche auf seinen Wegen wandeln, die tun kein Übel.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.de som icke göra vad orätt är, utan vandra på hans vägar.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.de, som ikke gør Uret, men vandrer på hans Veje.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.És nem cselekesznek hamisságot; az õ útaiban járnak.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Gelukkig zijn de mensen die geen misdaden begaan, maar leven zoals God wil.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Họ không làm trái phép công bình, Nhưng đi trong các lối Ngài.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Họ không làm trái_phép công_bình , Nhưng đi trong các lối Ngài .
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.I którzy nie czynią nieprawości, ale chodzą drogami jego.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.jotka eivät vääryyttä tee, vaan vaeltavat hänen teillään!
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.ki tudi ne delajo krivice, ampak hodijo po potih njegovih.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.실로 저희는 불의를 행치 아니하고 주의 도를 행하는도다
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Nečiní zajisté nepravosti, ale kráčejí po cestách jeho.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Non commette ingiustizie, cammina per le sue vie
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.og ikke gjør urett, men vandrer på hans veier.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Pues no hacen iniquidad los que andan en sus caminos
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.que não praticam iniqüidade, mas andam nos caminhos dele!
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Qui ne commettent point d`iniquité, Et qui marchent dans ses voies!
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Tí pravda nerobia neprávosti, ale chodia po jeho cestách.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.αυτοι βεβαιως δεν πραττουσιν ανομιαν εν ταις οδοις αυτου περιπατουσι.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Които и не вършат беззаконие, Ходят в пътищата Му.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.אף לא פעלו עולה בדרכיו הלכו׃
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.ايضا لا يرتكبون اثما. في طرقه يسلكون.
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.這 人 不 作 非 義 的 事 . 但 遵 行 他 的 道
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.這人 不作 非義 的 事 . 但 遵行 他 的 道
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.És adok nékik gyerkõczöket fejedelmekül, és gyermekek uralkodnak rajtok.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak."백성이 서로 학대하며 각기 이웃을 잔해하며 아이가 노인에게, 비천한 자가 존귀한 자에게 교만할 것이며"
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.Orang-orang akan saling menindas. Orang muda meremehkan orang tua, dan orang kecil meremehkan orang besar
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ונגש העם איש באיש ואיש ברעהו ירהבו הנער בזקן והנקלה בנכבד׃
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ويظلم الشعب بعضهم بعضا والرجل صاحبه. يتمرد الصبي على الشيخ والدنيء على الشريف.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百 姓 要 彼 此 欺 壓 、 各 人 受 鄰 舍 的 欺 壓 . 少 年 人 必 侮 慢 老 年 人 、 卑 賤 人 必 侮 慢 尊 貴 人
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百姓 要 彼此 欺壓 、 各人 受 鄰舍 的 欺壓 . 少年人 必 侮慢 老年人 、 卑賤人 必 侮慢 尊貴人
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.C'est en fait injuste que je puisse changer ma taille comme ça me plaît.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Det är inte rättvist att kunna ändra sin längd som man vill.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Det er ikke retfærdigt at man kan ændre sin højde når man vil.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Ei ole reilua, että voi muuttaa pituuttaan, miten haluaa.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Es ist nicht fair, dass du deine Körpergröße ändern kannst, so wie es dir gefällt.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Het is niet eerlijk je lengte te veranderen als je daar zin in hebt.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Je nefér môcť meniť svoju výšku ako si človek zmyslí.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.자기 키를 원하는대로 바꾸는 것은 불공평하잖아요
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Não é justo que possas alterar a tua altura, conforme te apeteça.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Nem fair, hogy tetszés szerint változtathatod a magasságod, amikor csak akarod.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Není to fér, když si můžete měnit výšku jak se vám zachce.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Ni pravično, da lahko spremeniš svojo višino, kot se ti zahoče.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.No es justo que puedas cambiar tu altura, como se te antoje.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Non è giusto che tu possa cambiare la tua altezza come ti pare.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Nu este corect să îţi poti schimba înălţimea, după bunul plac.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Thật là bất công khi bạn có thể thay đổi chiều cao của mình, nếu bạn muốn thế.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Tidak adil jika kamu dapat mengubah tinggi badanmu, seperti yang kamu inginkan.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.To nie fair, że można zmieniać wzrost, jak tylko się podoba.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Δεν είναι δίκαιο να μπορεί κανείς να αλλάζει το ύψος του, όπως θέλει.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Не е честно да можеш да си променяш височината, както ти се поиска.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Нечестно иметь возможность менять свой рост по своей прихоти!