haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Γινεσθε ως εγω, διοτι και εγω ειμαι καθως σεις, αδελφοι, σας παρακαλω, ουδολως με ηδικησατε
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Будьте, браттє, благаю вас, як і я: бо й я (такий), як ви. Нічим ви мене не скривдили.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.желал бих да съм сега при вас и да променя гласа си, защото съм в недоумение за вас.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Прошу вас, братия, будьте, как я, потому что и я, как вы. Вы ничем не обидели меня:
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.היו נא כמוני כי גם אני כמוכם מתחנן אני לכם אחי לא הרעתם לי מאומה׃
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.اتضرع اليكم ايها الاخوة كونوا كما انا لاني انا ايضا كما انتم لم تظلموني شيئا.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.弟 兄 們 、 我 勸 你 們 要 像 我 一 樣 、 因 我 也 像 你 們 一 樣 . 你 們 一 點 沒 有 虧 負 我
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.弟兄們 、 我勸 你 們要 像 我 一 樣 、 因我 也 像 你 們一樣 . 你 們一點沒 有 虧負我
"kendi-kelimelerinle-anlat"a haksızlık eder.먹칠을 합니다.
"kendi-kelimelerinle-anlat"a haksızlık eder.los plagiadores le dan a los parafraseadores legítimos una muy mala reputación.
"kendi-kelimelerinle-anlat"a haksızlık eder.שם רע מאוד.
"kendi-kelimelerinle-anlat"a haksızlık eder.سمعة سيئة جدا.
"kendi-kelimelerinle-anlat"a haksızlık eder.「いんちき言い換え術」もまた
Kendimi haksızlığa uğramış hissediyorum, bu işi burada bırakamam.Je ne peux pas partir parce que je suis perturbée.
Kendimi haksızlığa uğramış hissediyorum, bu işi burada bırakamam.Olyan rosszul érzem magam, hogy így nem mehetek el.
Kendimi haksızlığa uğramış hissediyorum, bu işi burada bırakamam.Αισθάνομαι ότι με ξεγέλασες τόσο πολύ που δεν μπορώ να φύγω.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.A városból haldoklók rimánkodnak, a megsebzettek lelke kiált, de Isten nem törõdik e méltatlansággal.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.De drives fra By og Hus, og Børnenes Hunger skriger. Men Gud, han ænser ej vrangt.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Dentro das cidades gemem os moribundos, e a alma dos feridos clama; e contudo Deus não considera o seu clamor.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Fra byen lyder døendes stønn, og de hårdt sårede skriker om hjelp; men Gud enser ikke slik urett.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Iz mesta se sliši ječanje umirajočih, in duša ranjencev vpije. A Bog tega ne šteje za nepristojnost!
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Kaupungista kuuluu miesten voihkina, ja haavoitettujen sielu huutaa; mutta Jumala ei piittaa nurjuudesta.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.인구 많은 성 중에서 사람들이 신음하며 상한 자가 부르짖으나 하나님이 그 불의를 보지 아니하시느니라
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Lidé v městech lkají, a duše zraněných volají, Bůh pak přítrže tomu nečiní.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Ľudia z mesta vzdychajú, a duša ranených volá o pomoc. A Bôh tomu nečiní prietrže.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Ludzie w mieście wzdychają, a dusze zabitych wołają, a Bóg temu wstrętu nie czyni.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.В городе люди стонут, и душа убиваемых вопит, и Бог не воспрещает того.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Умиращите охкат из града, И душата на ранените вика; Но пак това безумие Бог не гледа.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.מעיר מתים ינאקו ונפש חללים תשוע ואלוה לא ישים תפלה׃
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.من الوجع اناس يئنون ونفس الجرحى تستغيث والله لا ينتبه الى الظلم
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.在 多 民 的 城 內 有 人 唉 哼 、 受 傷 的 人 哀 號 . 神 卻 不 理 會 那 惡 人 的 愚 妄
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.在 多 民 的 城內 有 人 唉哼 、 受傷 的 人 哀號 . 神卻不理會 那 惡 人 的 愚妄
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Ai có chỉ dạy cho Ngài biết con đường của Ngài ? Và ai nói rằng : Chúa có làm quấy ?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Ai có chỉ dạy cho Ngài biết con đường của Ngài? Và ai nói rằng: Chúa có làm quấy?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Chi mai gli ha imposto il suo modo d'agire o chi mai ha potuto dirgli: «Hai agito male?»
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Cine Îi cere socoteală de căile Lui, şi cine îndrăzneşte să -I spună: ,,Faci rău?``
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?csoda szabta meg az õ útjait, vagy ki mondhatja [azt]: Igazságtalanságot cselekedtél?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Hvem har foreskrevet ham hans vei, og hvem kan si: Du gjorde urett?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Hvo foreskrev ham hans Vej, og hvo turde sige: "Du gjorde Uret!"
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Kdo jemu vyměřil cestu jeho? Kdo jemu smí říci: Činíš nepravost?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Kdo Mu je predpisal pot Njegovo in kdo sme reči: Nepravo si storil?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?누가 그를 위하여 그의 길을 정하였느냐 누가 말하기를 주께서 불의를 행하셨나이다 할 수 있으랴
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Kto mu naložil jeho cestu? Alebo kto povie: Robíš neprávosť?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Któż mu wymierzył drogę jego? albo kto mu rzecze: Uczyniłeś nieprawość?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Kuka määrää hänen tiensä, ja kuka sanoo: `Sinä teit väärin`?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Quem lhe prescreveu o seu caminho? Ou quem poderá dizer: Tu praticaste a injustiça?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?¿Quién le ha prescrito su camino? ¿Quién le dirá: "Has hecho maldad"
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Qui lui prescrit ses voies? Qui ose dire: Tu fais mal?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Siapakah dapat menentukan jalan bagi-Nya atau berani menuduh-Nya berbuat salah
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Vem har föreskrivit honom hans väg, och vem kan säga: »Du gör vad orätt är?»
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Wer will ihm weisen seinen Weg, und wer will zu ihm sagen: "Du tust Unrecht?"
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Wie durft Hem wetten voor te schrijven of te zeggen dat wat Hij doet verkeerd is?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Τις διωρισεν εις αυτον την οδον αυτου; η τις δυναται να ειπη, Επραξας ανομιαν;
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Кой Му е предписал пътя Му? Или кой може да Му рече: Извършил си беззаконие?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Кто укажет Ему путь Его; кто может сказать: Ты поступаешь несправедливо?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?מי פקד עליו דרכו ומי אמר פעלת עולה׃
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?من فرض عليه طريقه او من يقول له قد فعلت شرا.
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?誰 派 定 他 的 道 路 . 誰 能 說 、 你 所 行 的 不 義
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?誰 派定 他 的 道路 . 誰能說 、 你 所 行 的 不義
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.사람을 학대하지도 아니하며 전당을 잡지도 아니하며 억탈하지도 아니하고 주린 자에게 식물을 주며 벗은 자에게 옷을 입히며

İlgili Sayfalar