Ana içeriğe geç
Sözlük

hakları ile cümle

hakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?How could they say that we as a group were not deserving of equal rights as somebody else?
["Vatandaşlık hakları"] ["Her insana, kendine davranacağın gibi davran"]["Civil rights"] ["Treat every person as you'd treat yourself"]
Bu, neslimin vatandaşlık hakları mücadelesine benim katkım.This is my contribution to the civil rights fight of my generation.
Hristiyan ve Musevilerin de hakları vardı.Christians and Jews also had rights.
Temiz içme suyuna erişmek insan hakları statüsündedir.Access to clean fresh water has been given the status of a human right.
Ancak eşcinsel çiftlere... evli insanların sahip olduğu hakları tanıyorlar.That would be so wrong.
Sanki "Tüm hakları sana veriyorum ama evlenemezsin" der gibi.I feel like they should be able to get married if they want to but it's better than nothing.
Mülk sahiplerinin hakları daha fazla güvence altına alındı.They have increased the security of proprietors.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Both the electronic tags I'm talking about are expensive.
Bütün bu haklar...bence insan hakları. Fakat ben şanslı gruptanım.These rights...I consider to be human rights, but I am one of the lucky ones.
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.Because not all women have received the same rights that I have.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.In 1997, Hillary Clinton made a famous speech in Beijing about women's rights.
Burada bahsettiğimiz şey, insan hakları.So what we're talking about here is human rights.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.What we're seeing is a complete corruption of the idea of patents and copyright.
İki yüzlülük, öğlen güneşi altındaki bir yatta insan hakları hakkında konuşurlar.Hypocrisy, they talk about human rights on a yacht under the midday sun.
Eski TV şovun tüm haklarını sana vereceğimI'll give you all the rights to our old TV shows.
Haklarına sahip olamazsın!You don't have the rights!
Yani neden tasarımcıları bunu yapma fırsatını vermeyelim, ve aynı zamanda haklarını korumayalım?So why not allow designers the opportunity to do this, but still protect their rights here?
Bu da Dünya Ticaret Örgütü'ne ait fikri mülkiyet haklarının bir sonucu.This is as a result of the intellectual property rules of the World Trade Organization.
Burada olmaya insanlar kadar hakları var.They have the right to be here just as much as humans do.
Bu öncelikli su hakları kilit nokta.These senior water rights are key.
Peki telif haklarının bugünkü durumuyla ilgili tartışmalar yaşanıyor mu orada?And they are critical to the way copyright works today?
Korsanlık ideolojisi, telif hakları veya bunun politikası umrumda değil.I don't care about the piracy ideology, copyright or politics.
Sadece İsveç'te insanların telif hakları yasalarına saygı göstermeye başlamasını istiyoruz.We just want people in Sweden to start respecting copyright laws.
-telif hakları sorunları için çalışan kurumlara üyeymiş.-is a member of organizations that are working with copyright issues.
Korsan Partisi telif hakları yasalarının reformu, açık bir internet-The Pirate Party works for reformed copyright laws, an open internet-
Yedinci jenerasyon hala hakları için savaşıyor.The seventh generation are still fighting for their rights.
Hiçbir kalkınma insan haklarını ihlal edemezNo development can violate human rights.
İnsan haklarımıza saygı göstermediniz Meksikalı olarak da, vatandaş olarak da, insan olarak da..You have not respected our human rights, not as Mexicans, not as citizens, and not as humans.
İnsan hakları olmadan, kampanyanızı garanti altına alamazsınız.Without human rights, you don't have the protection granted to you to campaign.
Haklarını vermek lazımYou've got to give them that
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.So, I'm trying to revise history, and give some of these guys more credit than they've had.
İnsan hakları da önemlidir, fakat yalnızca bir artı alır.Human rights is also important, but it just gets one cross.
Tabii ki, insan haklarıdır.Of course, it's human rights.
İnsan hakları amaçtır, fakat gelişmeyi başarmak için güçlü bir şey değildir.Human rights is the goal, but it's not that strong of a mean for achieving development.
Uçan giden haklar, Anayasa ve İnsan Hakları Beyannamesi ile korunan haklardı.These rights which are guaranted by the Constitution and the Bill of Rights.
Buradaki sebepler biraz daha sağlam. Ancak, vatanseverlik kanunu kullanılarak haklarımız kısıtlandı.But that too has been used, this Patriot Act to reduce our liberties.
Tamam, minibüsü ver ona ! Dışarı çıkarsa onu haklarızOk, give him a van and get him when he comes out.
Reykjavik'in merkezine yürüdüler ve kadın haklarını ajandaya yerleştirdiler.They marched into the center of Reykjavik, and they put women's issues onto the agenda.
Romney: Vaşington'da he iki tarafın da haklarını gözeten bir liderlik yok.ROMNEY: -- we haven\'92t had the leadership in Washington to work on a bipartisan basis.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.My sense of outrage about women's rights was brought to a boil when I was about 11.
Duyduğum en kararlı kadın hakları savunucularından birisiydi.She was the most determined advocate for women's rights I had ever heard.
Bir kadın hakları savunucusu dini mi hatırlatıyordu?Was a women's rights advocate invoking religion?
Ve bütün bu değişiklikleri yapmanın yöntemi hakları belirterek seçenek sunma ile oldu.And all it took to change things around was to allow for choice through rights identification.
Çalışmaların sonucunda, lisans hakları 2 milyar Pound olarak belirlendi.They worked out they were worth two billion pounds.
Bu nedenle erken bir egzersiz oldu. Fikri mülkiyet haklarını yani düşüncelerini,So it was an early exercise of intellectual property rights.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.It was amazing how everyone was so empowered and now asking for their rights.
Düzenleme'yle getirilen haklarını ellerinden almak, bunu yapmanın doğru yolu değil.Americans is not the way to do it.
Bu şirketi kurduklarında, kredilerin geri ödenmesine ilişkin haklarını bu şirkete devredecekler. -And what they do is, they will take their rights to these payments that they got.
"Que choisir" dergisi (tüketici hakları dergisi),like "Science et Vie Junior" (a scientific youth magazine),
Sahip olduğumuz hakların ciddi derecede... ...eksik olduğunun farkına varmalıyız.We need to recognize just how serious a deficit of rights we have.
İnsan Haklarını... ...garanti altına alacak... ...basit hassasiyete... ...sahip değiliz.We don't have a system to ensure that human rights, basic dignity, are ensured.
Az önce izlediğiniz görüntülerin hepsi WITNESS ile çalışan insan hakları grubu tarafından çekildi.All the video you have just seen was recorded by human rights groups working with WlTNESS.
Haklarını öğrendi.She learned about her rights.
Kredi alabilme insanın temel haklarından biri.Access to credit must be a human right.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.America was jolted by the anti-Vietnam movement, the Civil Rights movement.
Dijital Dönem Telif Hakları Yasasının İhlali (Kahkaha)Break the Digital Millennium Copyright Act. (Laughter)
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Right now in Alabama 34 percent of the black male population has permanently lost the right to vote.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.The Declaration of the Rights of Man and the Citizen.
Şu anda haklarımız inanılmaz biçimde zayıf.At the moment our rights are incredibly weak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod