Onun haklı olduğuna neden inandığını anlamıyorum.I don't understand why you believe that she's right.
Haklı olamaz.She can't be right.
Müşteri her zaman haklı değil.The customer is not always right.
Tom haklı olamaz.Tom can't be right.
Endişelerimin haklı olduğu ortaya çıktı.My apprehensions turned out to be justified.
Onun endişeleri haklı çıktı.His apprehensions were justified.
Onların endişeleri haklı çıktı.Their apprehensions were justified.
Benim endişelerim haklı çıktı.My apprehensions were justified.
Senin endişelerin haklı çıktı.Your apprehensions were justified.
Bizim endişelerimiz haklı çıktı.Our apprehensions were justified.
Tom haklıymış gibi görünüyordu.It looked like Tom was right.
Haklı olduğunuzu düşünüyorum.I expect you're right.
Sanırım o konuda haklısın.I guess you're right about that.
Sanırım onun hakkında haklısın.I guess you're right about that.
Birisi LGBT kişileri mağdur ederse, kendi LGBT statüsü eylemlerini haklı göstermez.If someone victimizes LGBT people, their own LGBT status does not justify their actions.
O korkular muhtemelen haklı değildir.Those fears probably aren't justified.
Onların güvenleri haklı çıktı.Their confidence proved justified.
Bildiğim kadarıyla, Tom haklı olabilirdi.For all I know, Tom could be right.
Kararla haklı olduğumu hissediyorum.I feel vindicated by the ruling.
Bence açıkça haklı.I think it's clearly justified.
Mary kesinlikle haklıydı.Mary was absolutely right.
Tom sessiz kalmakta haklıydı.Tom was right to keep silent.
Tom her zaman haklı değil.Tom isn't right all the time.
Kanun her zaman haklı değildir.The law isn't always right.
Bana söylemekte haklıydın.You were right to tell me.
Haklı bir öfke var.There's justifiable anger.
Bu korku haklı mı?Is this fear justified?
Temkinli olmakta haklıydım.I was right to be wary.
Onu haklı gösterebilir misin?Can you justify that?
Onlar çok haklı.They're so right.
Tamam, haklısın.OK, you're right.
Tom çok haklı.Tom is so right.
Bence Tom haklı olmalı.I think Tom must be right.
Tom'un haklı olduğunu söylemiyorum.I'm not saying Tom is right.
Bence Tom haklı olmalıydı.I think Tom must've been right.
Kız haklı.The girl is right.
Tom ilk kez haklıydı.Tom was right the first time.
O haklı, Jamal.He's right, Jamal.
O pek haklı değildi.He wasn't quite right.
Bence Tom oldukça haklı.I think Tom is quite right.
Bence Tom kesinlikle haklı.I think Tom is absolutely right.
Tom'un haklı olduğunu varsayalım.Let's assume that Tom is right.
Haklı olduğuma ikna oldum.I was convinced that I was right.
Senin haklı olduğuna inanıyorum.I do believe you're right.
Tom'un yaptığının haklı olduğunu sanmıyorum.I don't think that what Tom did was right.
Ben kısmen haklıyım.I'm partly right.
Haklı olmayabilirim.I may not be right.
Ben genellikle haklıyım.I'm usually right.
Çoğunlukla haklıydım.I was mostly right.
Kısmen haklıydım.I was partly right.
"Haklı olduğumu söylemeyecek misin?" "Söyleyeceğim.""Won't you say that I was right?" "I will."
Haklı olduğuna inanmıyorum.I don't believe you're right.
Sen muhtemelen haklıydın.You were probably right.
Ben muhtemelen haklıydım.I was probably right.
Sen her zaman haklı değilsin.You're not always right.
O haklı olmayacak.He won't be right.
Ben tamamen haklıydım.I was totally right.
Aslında haklısın.You're right actually.
Ben her zaman haklıyım.I'm always right.
Sen onun hakkında gerçekten haklısın.You're actually right about that.