Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.These janitors have the moral will to do right by other people.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.And beyond this, they have the moral skill to figure out what "doing right" means.
"Kudretli Fırtına Tanrısı, Lordum ilahi ve hakkaniyetli gücünü gösterdi ve bir yıldırım fırlattı."The mighty Storm God, My Lord, showed his divinely righteous power and hurled a thunderbolt.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Aceşti oameni de serviciu au voinţa morală de a face bine celorlalţi.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ces agents d'entretien ont pour morale de traiter les autres avec égard.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ci salowi mają wolę moralną, nakazującą właściwe postępowanie wobec innych.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Deze schoonmakers hebben de morele wil om goed te doen voor andere mensen.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Diese Hausmeister haben den moralischen Willen andere Menschen richtig zu behandeln.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Disse assistenter har den moralske vilje til at gøre det rigtige for andre mennesker.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Estes auxiliares têm a vontade moral de fazer o bem pelos outros.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Estos empleados de limpieza tienen la voluntad moral de hacer el bien a otras personas.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ezek a gondnokok rendelkeznek az akarattal, hogy másokkal jót tegyenek.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.이들 관리인들은 다른사람들을 고려해서 움직일 의지가 있습니다.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Những hộ lý này có ý chí đạo đức để làm điều đúng đắn bên cạnh những người khác.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Para pembersih ini punya kemauan moral untuk berbuat baik pada orang lain.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Questi custodi hanno la volontà morale di fare del bene alle altre persone.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Tihle správci mají morální vůli chovat se správně vůči jiným lidem.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Títo údržbári majú morálnu vôľu, aby sa zachovali správne voči iným ľuďom.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Vaktmästarna har den moraliska viljan att göra rätt gentemot andra människor.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Тези санитари имат моралната воля да постъпват правилно с другите хора.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ці прибиральники мають моральну волю ставитися до інших по-людськи.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Эти уборщики обладают добродетелью воли, позволяющей им обращаться с другими людьми по-человечески.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.לשרתים אלה יש רצון מוסרי לנהוג בזולתם בהגינות.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.هؤلاء الحراس لديهم إرادة أخلاقية تدفعهم للتعامل مع الآخرين بشكل جيد.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.それ以上に、彼らは正しい行いとは何かを判断するための倫理的技術を持っている
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.A kromě toho mají morální schopnost rozpoznat, co to "činit správně" znamená.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Dessutom har de den moraliska förmågan för att förstå vad "göra rätt" innebär.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Di samping itu, mereka punya kecakapan moral untuk menentukan arti "berbuat baik".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.En bovendien hebben ze de morele vaardigheid om uit te zoeken wat "goed doen" betekent.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.E oltre a ciò, essi hanno la capacità morale di immaginare cosa significa "fare del bene".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.És ezen felül, megvan a morális képességük, hogy felismerjék mit is jelent "jót tenni".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Et bien plus, ils ont l'aptitude morale de trouver comment "bien" le faire.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.I ponadto, mają zdolność oceny moralnej, co "właściwe postępowanie" oznacza.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.더 나아가 "옳은 일을 한다"는게 무엇을 의미하는지 알아보는 도덕적 판단력이 있습니다.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Mais importante ainda, têm a capacidade moral para perceber o que "fazer o bem" quer realmente dizer.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Más allá de esto, tienen la habilidad moral de deducir qué significa "hacer el bien".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Og ud over det, de har de moralske færdigheder til at forstå hvad "at gøre det rigtige" betyder.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Okrem toho majú morálnu schopnosť, aby sa dovtípili, čo znamená zachovať sa správne.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Şi mai mult decât atât, au priceperea morală să înţeleagă ce înseamnă "a face bine".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Und haben darüber hinaus die moralische Fähigkeit herauszufinden was "richtig zu behandeln" bedeutet.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.И более того, они обладают добродетелью ума, позволяющей им определить, что означает "по-человечески".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.И освен това имат моралното умение да разберат, какво означава "да постъпят правилно".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.ובנוסף, יש להם הכושר המוסרי לדעת מה פירוש "הגינות".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.فضلاً عما لديهم من مهارة أخلاقية لمعرفة معنى أن "تقوم بما هو صحيح".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.アリストテレスは「実践知とは」