İstediğimiz yerde yaşama hakkımız var.We have a right to live wherever we want to.
Okulumuz hakkındaki bir makale, gazeteye çıktı.An article about our school appeared in the newspaper.
Seyahatiniz hakkında haber almayı dört gözle bekliyoruz.We are looking forward to hearing about your trip.
Dünkü test hakkında konuştuk.We talked about yesterday's test.
Bir fincan kahve içerken sorun hakkında sohbet ettik.We talked about the question over a cup of coffee.
Sorun hakkında onlara danıştık.We consulted them about the problem.
Onun hakkında hararetli bir tartışma yaptık.We had a heated discussion about it.
Geleceğimiz hakkında konuşurduk.We used to talk about our future.
Sık sık geleceğimiz hakkında konuşurduk.We would often talk about our future.
Biz onun hakkında bir şey yapamayız.We can do nothing about it.
Diğerlerinin hakkına saygı göstermeliyiz.We should respect the right of others.
Biz oy hakkına sahip özgür vatandaşlarız.We are free citizens with the right of vote.
Onun güvenliği hakkında endişeliyiz.We are anxious about her safety.
Kızımızın sağlığı hakkında endişeliyiz.We are anxious about our daughter's health.
Onun hakkında endişe etmezdim.I wouldn't have worried about that.
Lütfen, onun hakkında bildiklerini bana anlat.Please tell me what you know about it.
Avukatımı arama hakkım var.I have the right to call my lawyer.
Sorunlarım hakkında konuşacak bir arkadaşım yok.I've no friend to talk to about my problems.
Onun kim olduğu hakkında bir fikrim yoktu.I had no idea who she was.
Lütfen onun hakkında bana bildirin.Please let me know about it.
Hakkımda daha fazla bilgi edinmek için web sayfamı ziyaret edin.Visit my webpage and find out more about me.
Hakkımda ne söylersen söyle, yüzüme söyle, arkamdan değil.Whatever you say about me, say it to my face, not behind my back.
Benim köpeğim hakkında endişelenmeyin.Don't worry about my dog.
Yeni takımım hakkında ne düşünüyorsun?How do you like my new suit?
Babam yiyecekler hakkında çok müşkülpesenttir.My father is very particular about food.
Fizik hakkında çok fazla bilgim yok.I don't have much knowledge of physics.
Annem davranışlar hakkında katıdır.My mother is strict about manners.
Onun hakkında bildiğini düşünüyorum.I think that you do know about that.
Seninle ciddi bir şey hakkında konuşmayı zor buluyorum.I find it difficult to talk to you about anything serious.
Planın hakkında düşünüyorum.I'm thinking about your plan.
Senin ülken hakkında daha fazla şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Ülkeniz hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Onun gibi erkekler hakkında her zaman kuşkuluyum.I'm always suspicious of men like him.
İnternet hakkında iyi bir tanıtıcı kitap arıyorum.I'm on the lookout for a good introductory book about the Internet.
Onun hakkında neredeyse her şeyi unuttum.I almost forgot all about that.
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Ben bu zor sorun hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about this difficult problem.
Bu kitap için teşekkürler, bu böcek hakkında bazı ilginç şeyler öğrendim.Thanks to this book, I learned some interesting facts about this insect.
Bilgisayarlar hakkında çok fazla şey bilmiyorum.I don't know much about computers.
Şekspir'in hakkında az şey bilirim.I know a little about Shakespeare.
Ben onun hakkında suçlu hissediyorum.I feel guilty about it.
Ben bu konu hakkında üzgün hissediyorum.I am feeling sad about it.
Onun hakkındaki şüphemden kurtulamadım.I couldn't get rid of my doubt about it.
Onun hakkında bir şey yapacak pozisyonda değilim.I am in no position to do anything about it.
Telefonda onunla konu hakkında konuştum.I spoke to him about it over the telephone.
Plan hakkında düşünüyordum.I was thinking about the plan.
Sonuç hakkında endişeliyim.I am anxious about the result.
Konu hakkında onunla konuştum.I spoke with him about the matter.
Onun hakkında vicdan azabım var.I have a guilty conscience about that.
Konu hakkında onunla konuşmak istiyorum.I want to have a talk with him about the matter.
Şu ikizler hakkındaki gazete makalesini hatırlattım.I recalled a newspaper story about those twins.
Sorun hakkında neredeyse hiç bilgim yok.I have almost no information about the problem.
Konu hakkında onlarla tartıştım.I argued with them about the matter.
O konu hakkında düşünüyorum.I am thinking about that matter.
SSCB hakkında hiç bilgim yok.I don't know about the USSR at all.
Ben onun hakkında emin değilim.I am not certain about that.
Onun hakkında çok az şey biliyorum ya da hiçbir şey.I know little or nothing about it.
Onun hakkında gazetede okudum.I read about it in the newspaper.
Beni balıkçılık hakkında kitabım var.I have a book about fishing.
Tom'a yeni kitabı hakkında soru sordum.I asked Tom about his new book.